Hantavirüsün Türkiye'deki tarihçesine değinen Dr. Özvatan, ülkemizdeki ilk geniş çaplı salgının 2009 yılında Zonguldak ve Bartın bölgesinde yaşandığını hatırlattı. O dönemde bölgede 31 kişinin bu virüs nedeniyle hastalandığı ve 2 kişinin yaşamını yitirdiği bilgisini paylaştı. Türkiye genelinde halen yılda 10-15 vaka tespit edilmeye devam ettiğini belirten uzman, bu vakaların genellikle böbrek tutulumu ile seyreden formda olduğunu ifade etti.

Sadece Temas Değil, Hava Yoluyla da Bulaşıyor

Özvatan, virüsün ana kaynağının fare, sıçan ve hamster gibi kemirgenler olduğunu belirterek bulaşma yollarını şöyle özetledi:

Hava Yoluyla Bulaşma: Enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürüklerinin karıştığı tozların ve havanın solunması en önemli bulaşma yoludur.

Doğrudan Temas: İdrar veya dışkı ile direkt temas ya da nadiren görülen ısırılma vakaları da risk taşımaktadır.

İnsandan İnsana Geçiş: Bu durumun oldukça nadir görüldüğü belirtilmiştir.

Eski Depo ve Bodrum Temizliği Yapanlar Dikkat!

Özellikle kırsal kesimde yaşayanlar ile belirli meslek gruplarının daha fazla risk altında olduğunu hatırlatan Dr. Özvatan, korunma yöntemlerine dair şu önerilerde bulundu:

Riskli Alanlar: Kemirgen dışkısı bulunma ihtimali yüksek olan eski depo, bodrum, kulübe ve kullanılmayan binaları temizlemeden önce mutlaka havalandırın.

Kişisel Korunma: Bu tür alanlarda yapılacak temizlik çalışmaları sırasında maske ve eldiven kullanımını kesinlikle ihmal etmeyin.

Soğuksu’da Trafik Kazası! Dolmuş Yayaya Çarptı
Soğuksu’da Trafik Kazası! Dolmuş Yayaya Çarptı
İçeriği Görüntüle

Mesleki Risk: Çiftçiler, hayvancılıkla uğraşanlar ve liman işçileri virüse karşı en dikkatli olması gereken gruplar arasında yer almaktadır.

Hastalığın kuluçka süresinin 21 gün ile 8 hafta arasında değişebildiğini söyleyen Dr. Özvatan, kesin bir tedavisi bulunmayan bu hastalık için erken teşhis ve hastanede destek tedavisinin kritik önemde olduğunu vurguladı.

Kaynak: İHA