Zonguldak Haberleri

Zonguldak'ın Hava Şehitleri!

Zonguldak, her ne kadar kendi hava sahası içerisinde ölümle sonuçlanan yıkıcı bir uçak kazasına sahne olmasa da dünya ve Türk havacılık tarihinde kritik dönemeçlerle ve yetiştirdiği gök şehitleriyle anılıyor.

Abone Ol

Rusların 1914 yılında kenti bombalamak amacıyla dünyanın ilk denizden kalkan savaş uçakları olan "M5" modellerini kullanmasından, Cumhuriyet sonrası sivil ve askeri havacılık hamlelerine kadar Zonguldak semaları pek çok tarihi olaya tanıklık etti.

Kent, havacılık kulvarında kendi sınırları içinde büyük bir facia yaşamamış olsa da farklı tarihlerde ve coğrafyalarda görev esnasında hayatını kaybeden Zonguldak doğumlu asker ve sivil havacılarını "hava şehidi" olarak bağrına bastı.

Zonguldak Semalarında İlk Kanatlar ve Çaycuma Havaalanı

Zonguldak topraklarına teker koyan ilk Türk uçağı, Türk Hava Kurumu (THK) adına Karadeniz turuna çıkan Türk havacılık tarihinin efsane ismi Vecihi Hürkuş tarafından 1931 yılında Ereğli'ye indirilmiştir. Hürkuş, ikinci ziyaretini ise 1954 yılında kendi kurduğu özel havayolu şirketinin uçağıyla Çaycuma’ya gerçekleştirmiştir.

  • Askeri Dönem: Çaycuma (Kokaksu) Havaalanı, ilk olarak 1939-1947 yılları arasında askeri stratejik amaçlarla inşa edildi.
  • Atıl Yıllar ve Dönüşüm: Bir dönem yolcu uçakları için denense de uzun yıllar otlar içinde kaderine terk edilen meydan için ilk ciddi adım 1995 yılında atıldı.
  • Açılış ve Seferler: Ulaştırma Bakanlığı tarafından ihalesi yapılan terminal binası 1997'de bitirildi, 1999 yılında Başbakan Bülent Ecevit tarafından resmi açılışı yapıldı ancak düzenli uçuşlar koltuğuna 21 Temmuz 2009 tarihinde kavuşabildi.

Zonguldak hava sahasında ölümcül kaza yaşanmazken, yalnızca Dünya Savaşları dönemlerinde iki farklı Rus savaş uçağının sınır ihlali ve arıza nedeniyle zorunlu iniş yaptığı, İkinci Dünya Savaşı'nda inen uçaktaki 3 Rus askerinin ise sorgulanmak üzere Ankara'ya sevk edildiği kayıtlarda yer alıyor.

Zonguldak'ın İlk Hava Şehidi: Pilot Teğmen Nihat Yılmaz

Zonguldak’ın havacılık tarihindeki ilk şehidi, 1904 Bartın doğumlu Hava Pilot Teğmen Nihat Bey'dir. 1 Ocak 1926 tarihinde yedek subay olarak orduda göreve başlayan ve 1925-432 sicil numarasına sahip olan Nihat Bey, İzmir Tayyare Okulu'nda görevliydi.

5 Haziran 1927 tarihinde "Morane" tipi uçağıyla tekamül (geliştirme) uçuşu gerçekleştirdiği sırada Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Kanlıpazar köyü yakınlarında uçak havada "virile" (uçağın taşıma kuvvetini kaybedip kendi ekseni etrafında dönerek burgu şeklinde hızla irtifa kaybetmesi) kapıldı. Pilotaj hatası ya da şiddetli türbülans kaynaklı gelişen bu tehlikeli durum neticesinde yere çakılan uçakta şehit olan Nihat Bey’in naaşı, Eskişehir Şehitliği’ne defnedildi; ailesi ise daha sonra "Yılmaz" soyadını aldı.

Vadide Trajik Son: Telsiz Makine Sistemleri Başçavuşu İhsan Tamer

1926 yılında Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde dünyaya gelen İhsan Tamer, 1942 yılında girdiği Hava Astsubay Okulu’ndan 1944 yılında mezun oldu. Başarılı meslek hayatında hızla yükselerek 1950 yılında başçavuş rütbesine erişti.

  1. Hava Üs Komutanlığı bünyesinde görev yaptığı sırada, Kayseri'den Afyon'a askeri malzeme taşımak üzere 617 kuyruk numaralı C-47 nakliye uçağı ile havalandı. Emirdağ vadisi üzerinden Afyon'a geçiş yapmayı planlayan uçak, bölgedeki yoğun bulut kütlesinin altına alçalmaya çalıştığı sırada kontrolü kaybederek Kolanşan Köyü batısındaki Kırkömeç Tepesi yamaçlarına çarptı. Henüz 24 yaşında ve bekar olan İhsan Tamer, uçaktaki silah arkadaşlarıyla birlikte şehit düştü ve Afyon Hava Şehitliği'nde toprağa verildi.

Foça Kınalarında Veda: Hava Pilot Üsteğmen Ayhan Erbey

Ereğli ilçesinin yetiştirdiği bir diğer kahraman olan 1930 doğumlu Hava Pilot Üsteğmen Ayhan Erbey, Bursa Askeri Lisesi'nin ardından 1953 yılında Hava Harp Okulu’ndan mezun oldu. Amerika Birleşik Devletleri’nde zorlu pilotaj eğitimi gördükten sonra yurda dönerek Merzifon 4. Hava Üs 142. Filo Komutanlığı ve Hava Eğitim Komutanlığı bünyesinde kritik görevler üstlendi.

17 Mart 1960 tarihinde Hava Eğitim Komutanlığı'na bağlı olarak gerçekleştirdiği bir görev uçuşu sırasında, idaresindeki T-6 tipi eğitim uçağının İzmir’in Foça ilçesi yakınlarında düşmesi sonucu şehit oldu. Geride acılı bir eş ve Serdar isminde bir oğul bırakan Erbey'in naaşı, İzmir Kadifekale Hava Şehitliği’ne nakledildi.

Dünya Havacılık Tarihinin En Büyük Faciasında Bir Zonguldaklı: Hostes Aysel Sarp

1946 yılında Zonguldak’ta doğan Aysel Sarp, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK/EKİ) Müessese Genel Müdürlüğü yapan Bedrettin Sarp’ın kızıydı. Babasının görev değişiklikleri nedeniyle önce Ankara’ya, ardından Washington’a taşınan Sarp, ABD’de lise ve kolej eğitimini tamamladı. Miami’de aldığı profesyonel kabin memurluğu eğitiminin ardından dünyaca ünlü Pan-Am Havayolları bünyesinde hostes olarak göklere açıldı.

22 Mart 1977'deki Frankfurt uçuşu kötü hava şartları sebebiyle iptal edilince, kader onu 27 Mart 1977 tarihindeki o uğursuz uçuşa sürükledi. İspanya hakimiyetindeki Kanarya Adaları’nda bulunan Tenerife Havaalanı pistinde iki dev yolcu uçağının çarpışması sonucu havacılık tarihinin en büyük faciası yaşandı ve 583 kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerin arasında, Amerikalı Craig Garner Buck ile evli olan 6 yıllık Zonguldaklı hostes Aysel Sarp da bulunuyordu.

Gelinliği Askıda Kalan Mahalle Arkadaşı: Hostes Nida Güner

Aysel Sarp ile Zonguldak’ın aynı Fener semtinde büyüyen ve komşu kızının hostesliğinden etkilenerek çocukluk hayalini göklere taşıyan 1975 doğumlu Nida Güner, aynı mahalleden çıkan ikinci hostes ve ikinci büyük facianın kurbanı oldu. Türk Hava Yolları’nda (THY) 20 yaşında göreve başlayan ve aynı zamanda Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde eğitimini sürdüren Güner, kendisi gibi havacı olan nişanlısıyla 15 Mayıs 1999’da dünyaevine girmeye hazırlanıyordu; hatta düğün gelinliği bile sipariş edilmişti.

  • Uçuş Öncesi: 7 Nisan 1999 tarihinde Adana Şakirpaşa Havaalanı'ndan Cidde'ye hac kafilesini almak üzere boş kalkacak olan THY uçağında görevlendirildi.
  • Kritik Karar: Adana'da o gün hüküm süren çok kötü hava şartlarına ve kulenin "havalanmayın" uyarılarına rağmen Kaptan Pilot Kıvılcım Tuncer kalkış kararı aldı.
  • Düşüş Anı: Havalandıktan 8 dakika sonra fırtınanın ortasında kalan Boeing tipi uçakta hız göstergeleri dondu. Hız kazanmak için uçağın burnunu aşağı veren pilotlar, saatte 1200 km hıza ulaşan uçağın kontrolünü bir daha geri kazanamadı ve uçak Ceyhan yakınlarında büyük bir hızla yere çakıldı.

Facia yerine ulaşan arama-kurtarma ekipleri, uçağın un gibi ufalandığı, parçaların yerin 10-13 metre derinliğine gömüldüğü korkunç bir manzarayla karşılaştı. Kara kutu incelemelerinde; fırtınadan korkan bir diğer hostesin kokpite girdiği, kabin amiri ile pilotlar arasındaki korku dolu konuşmaların ve cevap yetiştirme çabasının pilotların dikkatini dağıttığı anlaşıldı. Uçaktaki 6 personelle birlikte can veren 24 yaşındaki Nida Güner, bütünlüğü bozulan naaşı ve hiçbir zaman giyemediği gelinliği ile gözyaşları içinde toprağa verildi.