Yavuzyılmaz, uluslararası tahkim kararlarına ve resmi raporlara dayandırdığı açıklamalarıyla dikkat çekti.
Uluslararası Mahkeme Kararı Meclis Gündeminde
Deniz Yavuzyılmaz, elinde bulunan 277 sayfalık uluslararası tahkim mahkemesi kararını kürsüden göstererek, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında Türkiye’nin, Irak Merkezi Hükümeti’nin izni olmadan Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı üzerinden usulsüz petrol taşındığını belirttiğini aktardı.
Mahkeme kararına göre, söz konusu süreçte yapılan işlemler nedeniyle Türkiye’nin 1 milyar 471 milyon dolar cezaya çarptırıldığını ifade eden Yılmaz, bu tutarın güncel kurla yaklaşık 63 milyar liraya karşılık geldiğini söyledi.
“Bu Bir Şirket Yapsa Adı Petrol Kaçakçılığı Olurdu”
Yavuzyılmaz, konuşmasında sert ifadeler kullanarak, “Bu işlemler özel bir şirket ya da şahıslar tarafından yapılmış olsaydı, bunun adı açıkça petrol kaçakçılığı olurdu” dedi. Uluslararası tahkim sürecinde Irak’ın iki büyük iddiasında, Türkiye’nin ise yedi küçük iddiasında haklı bulunduğunu aktaran Yılmaz, neticede Türkiye’nin 1 milyar 471 milyon dolar cezaya mahkûm edildiğini vurguladı.
Ucuz Petrol Satışıyla Artan Zarar
Mahkeme kararındaki bir başka çarpıcı başlık ise usulsüz taşınan 233 milyon varil petrolün, uluslararası piyasa fiyatlarının altında satılması oldu. Yavuzyılmaz’ın aktardığına göre, petrolün varil başına 5,77 dolar daha ucuza satılması nedeniyle Türkiye’ye 673 milyon dolarlık ek ceza kesildi.
“Ucuz Petrolü Kimler Aldı?”
Deniz Yavuzyılmaz, Irak Enerji Enstitüsü raporlarına dikkat çekerek, düşük fiyatlı petrolü alan ülkelerin İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olduğunu söyledi. Bu durumu “vatandaşın cebinden yapılan bir sübvansiyon” olarak nitelendiren Yılmaz, iktidarın dış politika ve enerji politikalarını sert sözlerle eleştirdi.
Petrol Taşıma Ücretlerinde “Buharlaştırma” İddiası
CHP’li Yavuzyılmaz, iddiaların bununla sınırlı olmadığını belirterek, petrol taşıma ücretlerinin kaybolduğu yönünde yeni bir başlığı gündeme taşıdı. Uluslararası denetim şirketi Deloitte’un verilerine göre, usulsüz taşınan petrolün taşıma bedellerinin doğrudan Türkiye’ye değil, Jersey Adası’nda kurulu ve BOTAŞ’a bağlı olduğu belirtilen bir şirket üzerinden aktarıldığını söyledi.
Bu kapsamda 2 milyar 101 milyon doların söz konusu şirkete gönderildiğini ifade eden Yılmaz, Sayıştay raporlarına göre bunun yalnızca 1 milyar 97 milyon dolarının BOTAŞ’a aktarıldığını, aradaki 1 milyar dolarlık farkın ise kayıp olduğunu dile getirdi. Yılmaz, bu tutarın güncel kurla yaklaşık 43 milyar liraya denk geldiğini vurguladı.
Hesaplara Gizlilik Perdesi
Yavuzyılmaz, petrol ticaretine ilişkin bazı şirket hesaplarına gizlilik kararı konulduğunu da öne sürerek, şeffaflıktan uzak bu yaklaşımın kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını söyledi. “Yolsuzluk kelimesini dillerinden düşürmeyenler için bu tablo gerçekten ibretliktir” ifadelerini kullandı.
“Yargılanması İstenen Tek Kişi Benim”
Konuşmasının sonunda dikkat çeken bir noktaya değinen Deniz Yavuzyılmaz, bugüne kadar bu dosyayla ilgili yargılanması istenen tek kişinin, tahkim kararını belgeleriyle açıklayan kendisi olduğunu söyledi. Yılmaz, “Bu soygun, uluslararası yarışmalara konu olsa ‘oscarlık bir performans’ olurdu” sözleriyle iktidara yüklendi.