Zonguldak Haberleri

Kapkara Bir Fotoğraf: Soma Faciasının 12. Yılında Acı, İhmal Ve Adalet Sorusu

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eski Genel Başkanı, Zonguldaklı Maden Mühendisi Mehmet Torun, Soma Maden Faciası’nın 12. yılında yaptığı değerlendirmede, 13 Mayıs 2014’te yaşanan ve 301 madencinin hayatını kaybettiği olayın “önlenebilir bir iş c*nayeti” olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Torun, Soma’da yaşanan felaketin yalnızca bir kaza değil, uzun yıllara yayılan ihmal zincirinin sonucu olduğunu ifade etti.

Önlenebilir Bir Felaketin Adım Adım Gelişi

Mehmet Torun, kömür damarının yapısının yıllardır bilindiğini ve kömürün kendiliğinden yanma riskinin uzmanlar tarafından defalarca uyarıldığını belirtti.
Facianın “öngörülemez” olmadığını söyleyen Torun, gerekli teknik ve güvenlik önlemlerinin alınmamasının bu büyük kaybı kaçınılmaz hale getirdiğini dile getirdi.

Özelleştirme Süreci Ve Üretim Baskısı

Soma havzasında üretim sürecinin 2006 sonrası değiştiğine dikkat çeken Torun, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin (TKİ) hizmet alım ve rödovans modeliyle üretimi özel şirketlere devrettiğini hatırlattı.
Park Teknik ile başlayan süreçte üretim kapasitesinin sınırlı olduğunun raporlandığını ancak daha sonra devralan Soma Kömürleri A.Ş.’nin üretimi ve işçi sayısını kapasitenin çok üzerine çıkardığını ifade etti.

Güvenlik Yerine Kâr Odaklı Üretim Eleştirisi

Torun’a göre en kritik sorun, güvenlik yatırımlarının geri planda bırakılması oldu.
Eski altyapı ile yüksek üretim hedeflerine ulaşılmaya çalışıldığını belirten Torun, “maliyet düşürme” baskısının işçi güvenliğini ikinci plana ittiğini söyledi.

Denetim Zafiyeti ve Siyasi Sorumluluk Tartışması

Facia öncesi yapılan denetimlere de değinen Torun, bazı resmi raporlarda “eksiklik yoktur” ifadesinin yer almasının ciddi bir denetim zaafına işaret ettiğini vurguladı.
Dönemin siyasi açıklamaları ve işletmeye yönelik övgülerin kamusal denetimi zayıflattığını belirten Torun, üretim baskısının göz göre göre büyüdüğünü savundu.

Eğitimsiz İstihdam ve Risk Altındaki İşçiler

Torun, bölgede işsiz bırakılan gençlerin deneyimsiz şekilde yeraltı madenlerine yönlendirildiğini ifade ederek, işçilerin yeterli eğitim almadan yüksek riskli koşullarda çalıştırıldığını söyledi.
Sendikal yapıların ve işyeri içi kontrol mekanizmalarının da bu süreçte yeterince etkili olmadığını dile getirdi.

“Bu Sistemin Sonucu” Tartışması

Mehmet Torun, yaşananların yalnızca bir şirket hatasıyla açıklanamayacağını belirterek, uygulanan ekonomik modelin de felakette payı olduğunu savundu.
Ucuz emek ve yüksek üretim hedeflerinin iş cinayetlerini beraberinde getirdiğini ifade eden Torun, sistemin tüm paydaşlarının sorumluluk taşıdığını söyledi.

Adalet Tartışması ve Yargı Süreci Eleştirisi

Torun, Soma faciasının ardından yürütülen yargı sürecini de eleştirdi.
Alt düzey çalışanların cezalandırıldığını, karar vericilere ise ulaşılamadığını ifade eden Torun, bazı davaların zaman aşımıyla düştüğünü, cezaların ise hafifletildiğini belirtti.
Bugün itibarıyla sorumlulardan tutuklu kimsenin kalmadığını söyleyen Torun, adalet arayan bazı isimlerin ise cezaevinde bulunduğuna dikkat çekti.

“Kara Bir Fotoğraf”

Soma Faciası’nı “Türkiye’nin çalışma yaşamındaki en karanlık sembollerinden biri” olarak tanımlayan Mehmet Torun, 301 madenciyi saygıyla andı.
Torun, “ulaşılamayan adaletin” hâlâ en büyük yara olduğunu vurgulayarak açıklamasını tamamladı.