Mart ayı raporunda, küresel belirsizliklerin ve enerji fiyatlarındaki artışın gölgesinde para politikasındaki kararlı duruş yinelenirken; enflasyon görünümünde yaşanabilecek kalıcı bir bozulma halinde ek sıkılaşma adımlarının atılacağı net bir dille ifade edildi.
"Toplantı Bazlı ve İhtiyatlı Yaklaşım"
Merkez Bankası, faiz kararlarının dezenflasyon süreciyle uyumlu, verilere dayalı ve her toplantı özelinde değerlendirileceğini belirtti. Kurul, fiyat istikrarı hedefine ulaşılana kadar sıkı para politikası duruşunun; talep, döviz kuru ve beklenti kanalları üzerinden kararlılıkla sürdürüleceğinin altını çizdi.
Küresel Riskler ve Enerji Fiyatları Mercek Altında
Yayımlanan özette, Şubat ayı sonunda tırmanan jeopolitik gerilimlerin küresel risk iştahını bozduğu ve enerji maliyetlerini yukarı çektiği vurgulandı. Özellikle ham petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki oynaklığın küresel enflasyon baskısını artırdığına dikkat çekilirken, Türkiye'nin dış ticaret ortaklarındaki büyüme beklentilerinin de aşağı yönlü revize edildiği kaydedildi.
Mevduat ve Kredi Faizlerinde Son Durum
Bankacılık sektöründeki güncel verilere de yer verilen raporda, faiz oranlarındaki değişimler şu şekilde sıralandı:
TL Mevduat Faizleri: 6 Mart haftası itibarıyla yüzde 44,4 seviyesine yükseldi.
Ticari Kredi Faizleri: Yüzde 48,3 seviyesinde gerçekleşti.
İhtiyaç Kredisi Faizleri: Belirgin bir artışla yüzde 59,0 seviyesine ulaştı.
Konut ve Taşıt Kredileri: Konut kredileri yüzde 34,2, taşıt kredileri ise yüzde 32,6 seviyelerine geriledi.
Cari Açık ve Rezervlerdeki Değişim
Ödemeler dengesi istatistiklerinde yapılan yöntem değişikliğiyle birlikte 2025 yılı cari açığı 30,1 milyar dolara revize edildi. TCMB brüt uluslararası rezervlerinin 6 Mart itibarıyla 197,5 milyar dolara gerilediği belirtilirken, Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 254 baz puana yükseldiği ifade edildi.
Merkez Bankası PPK Toplantı Özeti
''Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.
Şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin artan bu belirsizlikler emtia fiyatlarında genele yayılan yüksek oynaklıklar ile ham petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli artışa neden olmuştur. Özellikle, tedarik zincirlerindeki aksamaların süresi ve ölçüsü enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından önem taşımaktadır.
Diğer taraftan, ABD yüksek mahkemesinin bazı tarifeleri iptal etmesi ile küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler bir önceki PPK dönemine göre bir miktar yükselmiştir. Buna ek olarak, jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskler güçlenmiştir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin bir önceki PPK dönemine göre bir miktar aşağı yönde revize edilerek 2026 ve 2027 yıllarında yıllık bazda yüzde 2,2 oranında artacağı tahmin edilmektedir.
Emtia fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırmıştır. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini भी dikkate almaktadır. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler güçlenmiştir.
Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.''