Şevkiye May, 1915 yılında İstanbul’da doğan, Türk tiyatrosu, operet sahnesi ve sinemasının erken dönem kadın sanatçıları arasında yer alan önemli isimlerden biridir. Uzun yıllar İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahne alan May, özellikle Cumhuriyet döneminin sahne hayatında bıraktığı izlerle hatırlanıyor. Sanatçı, 23 Mart 1973’te İstanbul’da 58 yaşındayken hayatını kaybetti. Ölüm nedeni kaynaklarda intihar olarak geçerken, May’ın yaşamının son döneminde yalnızlık ve kişisel zorluklarla anıldığı belirtiliyor.
Şevkiye May’ın adının yeniden gündeme gelmesinde hem sahne geçmişi hem de Adile Naşit’in tiyatro yolculuğuna dair anlatılan dikkat çekici anılar etkili oldu. Sanatçı bir ailede büyüyen May, çocukluk yıllarından itibaren kulislerin, operetlerin ve tiyatro topluluklarının içinde yetişti. Bugün onun hayatına bakıldığında yalnızca bir oyuncunun kariyeri değil, aynı zamanda Türkiye’de sahne sanatlarının dönüşümüne tanıklık eden bir dönemin hikayesi de görülüyor.
Şevkiye May’ın Sahne Yolculuğunda Ne Oldu?
Şevkiye May’ın annesi dönemin tanınan kantocularından Mari Ferah Hanım, babası ise sahne dünyasında “Komik Şevki Bey” adıyla bilinen bir sanatçıydı. Bu nedenle May, sanatla iç içe bir aile ortamında yetişti. Henüz küçük yaşta babasını kaybetmesine rağmen sahneden kopmadı ve profesyonel kariyerine genç yaşlarda adım attı. Biyografi kaynaklarında May’ın Cumhuriyet döneminde sahneye çıkan ilk kadın sanatçılardan biri olduğu aktarılıyor.
Sanatçının tiyatro ve operet kariyerinde İstanbul Şehir Tiyatroları önemli bir yer tuttu. 1933 ile 1952 yılları arasında Şehir Tiyatroları kadrosunda görev aldığı, “Lüküs Hayat”, “Deli Dolu” ve “Peer Gynt” gibi farklı türlerdeki yapımlarda sahneye çıktığı belirtiliyor. Bu dönem, hem operetlerin hem de modern tiyatro sahnesinin izleyiciyle daha güçlü bağ kurduğu yıllar olarak öne çıkıyor.
Şevkiye May’ın kariyerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de Adile Naşit ile ilgili anlatılan tiyatro anısı oldu. Aktarılanlara göre May, Adile Naşit’in sahneye ilk adım attığı yıllarda ona sert eleştirilerde bulundu. Ancak Naşit’in ilerleyen yıllarda sahnedeki başarısını kanıtlamasının ardından May’ın bu tavrından dolayı özür dilediği anlatılıyor. Bu olay, Türk tiyatrosunda önyargıların yetenek karşısında kırılmasına dair sembolik örneklerden biri olarak yeniden gündeme geliyor.
Şevkiye May Hangi Filmlerde Rol Aldı
Şevkiye May, sahnedeki güçlü varlığının yanında sinema filmlerinde de rol aldı. Filmografi kaynaklarında sanatçının 1930’lardan 1960’lara uzanan süreçte farklı yapımlarda yer aldığı görülüyor. SinemaTürk verilerine göre May’ın rol aldığı filmler arasında “Cici Berber”, “Söz Bir Allah Bir”, “Aynaroz Kadısı”, “Bir Kavuk Devrildi”, “Tosun Paşa”, “Duvaksız Gelin / Hülleci”, “Üçüncü Selim’in Gözdesi”, “Son Gece”, “Izdırap Çocuğu”, “Minnoş” ve “Damat Beyefendi” bulunuyor.
Bazı kaynaklarda ise öne çıkan yapımlar daha kısa bir listeyle aktarılıyor. Sinemalar.com’da sanatçının öne çıkan filmografisi arasında “Cici Berber”, “Aynaroz Kadısı”, “Tosun Paşa”, “Duvaksız Gelin / Hülleci”, “Üçüncü Selim’in Gözdesi” ve “Son Gece” gibi filmler sıralanıyor.
Şevkiye May’ın sinema kariyeri, onun tiyatrodaki etkisinin gölgesinde kalsa da dönemin önemli yönetmenleri ve oyuncularıyla aynı üretim ortamında yer alması bakımından dikkat çekiyor. Özellikle erken dönem Türk sinemasında müzikal, komedi ve dönem filmlerinde görülen sanatçı, sahne kökenli oyunculuk anlayışını beyaz perdeye taşıyan isimlerden biri oldu.
May, 1972 yılında sanat hayatındaki 41. yılını kutladıktan kısa süre sonra sahnelere veda etti. Bir yıl sonra gelen vefatı ise sanat çevrelerinde hüzünle karşılandı. Bugün Şevkiye May, hem Cumhuriyet dönemi sahne sanatlarının öncü kadın figürlerinden biri hem de Türk tiyatrosunun hafızasında iz bırakan güçlü bir karakter olarak anılıyor.