Zonguldak’ta Uyuşturucu Ve Sanal Kumar Alarmı: “Tek Çatı Altında Mücadele Şart”
Zafer Partisi Zonguldak İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Güvenli Ülkeye Tertemiz Türkiye” panelinde, uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığı tüm yönleriyle ele alındı. Panelde konuşan uzman isimler, mevcut mücadele yöntemlerinin yetersiz kaldığını vurgulayarak dikkat çeken önerilerde bulundu.
Geniş Katılımla Kritik Panel
Zonguldak Belediyesi Sinema Salonu’nda gerçekleştirilen panele, Zafer Partisi yöneticilerinin yanı sıra farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Programda bağımlılıkla mücadele, hem sosyal hem de kurumsal boyutlarıyla masaya yatırıldı.
“Türkiye’de Dağınık Yapı Sorun Yaratıyor”
Panelde konuşan Prof. Dr. Sertaç Ak, uyuşturucuyla mücadelenin Türkiye’de farklı kurumlar arasında dağılmış durumda olduğunu belirterek, bu durumun etkinliği azalttığını ifade etti. Ak, “Uyuşturucuyla mücadele 10 ayrı bakanlık arasında yürütülmeye çalışılıyor. Bu da koordinasyon sorununu beraberinde getiriyor” dedi.
“DEA Benzeri Yapı Türkiye İçin Kaçınılmaz”
ABD’deki Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) örneğini hatırlatan Ak, Türkiye’de de benzer şekilde tek merkezli ve bağımsız bir yapının kurulması gerektiğini savundu. Bu tür bir modelin daha hızlı ve etkili sonuçlar doğuracağını belirtti.
“Cep Telefonları Kumarhaneye Dönüştü”
Sanal kumar konusuna da dikkat çeken Ak, teknolojinin bağımlılığı tetikleyen bir araca dönüştüğünü söyledi. “Anlık haz duygusu, özellikle gençleri hızla bağımlı hale getiriyor. Günümüzde cep telefonları adeta birer kumarhaneye dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.
“Asıl Hedef Tedarik Zinciri Olmalı”
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Karaarslan ise Emniyet verileri üzerinden yaptığı değerlendirmede, uyuşturucu ile mücadelede önceliğin yanlış belirlendiğini savundu. Karaarslan, kullanıcı sayısı ile satıcı sayısı arasındaki dengesizliğe dikkat çekerek, “Eğer bu kadar satıcı yakalanıyorsa sokakta uyuşturucu kalmaması gerekir. Ancak tablo bunun aksini gösteriyor” dedi.
“Bağımlı Değil, Tedarikçiyle Mücadele Edilmeli”
Karaarslan, bazı bağımlıların sisteme dahil olarak uyuşturucu temin zincirinin bir parçası haline gelebildiğini belirterek, mücadelenin yönünün değişmesi gerektiğini ifade etti. “Asıl mücadele edilmesi gereken kesim bağımlılar değil, uyuşturucuyu sağlayan ve yayan yapılardır” diye konuştu.