Zonguldak Barosu, Adalet Ve Vicdan Mücadelesinin Sembolü Şerafettin Can Atalay’ı Konu Alan Belgeseli Belediye Sineması’nda İzleyicilerle Buluşturdu. Etkinlik, Öykü İçinde Öykü Anlatımıyla Mücadele, Cesaret Ve Umudu Ön Plana Çıkardı.
Zonguldak Barosu’ndan Şerafettin Can Atalay Belgeseli Gösterimi. Zonguldak Barosu, Hukuk Ve Vicdan Mücadelesinin Sembolü Şerafettin Can Atalay’ı Konu Alan Belgeseli Belediye Sineması’nda İzleyicilerle Buluşturdu. Etkinlik, Öykü İçinde Öykü Anlatımıyla Mücadele, Cesaret Ve Umudu Ön Plana Çıkardı.
Belgeselde öyküyü Barış Atay anlattı. Yönetmenliğini Zeynep Erpamir ve Volkan Evcim üstlendi. Yapım, Şerafettin Can Atalay’ın hayatını ve mücadelesini arkadaşları ve meslektaşları perspektifinden aktardı.
Etkinliğe Zonguldak Belediye Sineması’nda; Zonguldak Barosu Başkanı Türker Kapkaç ve Baro yönetim kurulu üyeleri, CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural ve yönetim kurulu üyeleri, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İl Başkanı Fırat Angın ile çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaşlar katıldı.
Türker Kapkaç: Bazı Hikâyeler Yalnızca Bir Kişiye Ait Değildir
Zonguldak Barosu Başkanı Türker Kapkaç, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Bu akşam burada yalnızca bir belgesel izlemek için değil, hukukun, vicdanın ve adalet arayışının toplumdaki yerini birlikte düşünmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. İzlediğimiz öykü, bir insanın yaşam öyküsünü anlatırken aslında Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve savunma mesleğinin sınandığı bir dönemin de hikayesini bizlere hatırlatacaktır. Çünkü bazı hikâyeler yalnızca bir kişiye ait değildir; toplumun hukukla, adaletle ve vicdanla kurduğu ilişkinin aynasıdır.
Yıllarca avukat olarak özellikle toplumsal davalarda, hukukun ve hak arama özgürlüğünün yanında durmuş bir meslek mensubu olarak onun hikâyesi, savunma makamının yalnızca bir destek değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu gösteren bir hikâyedir. Kariyeri boyunca toplum vicdanını yaralayan pek çok felakette mağdur ailelerin avukatlığını üstlenmiştir. Örnek vermek gerekirse; Soma maden faciası, Ermenek maden faciası, Aladağ yurt yangını, havai fişek fabrikası patlaması ve kent hakları ile Validebağ Korusu gibi alanların korunması için verdiği mücadeleler sayılabilir.
Şerafettin Can Atalay, 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinde Hatay milletvekili seçildi. Seçilmesine rağmen tahliye edilmediği için mecliste yemin edemedi ve görevine başlayamadı. 30 Ocak 2024 tarihinde hakkındaki hapis cezası kararının Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde okunmasıyla milletvekilliği düşürüldü. Anayasa Mahkemesi, Atalay’ın seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine dair üç kez karar verdi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarına uymayarak Türkiye hukuk tarihinde bir 'anayasa turizmine' yol açtı.
16 Nisan 2025’te Anayasa Mahkemesi’nin milletvekilinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğuna dair kararı mecliste okundu; ancak Can Atalay hâlâ cezaevinde tutulmaktadır. Dava ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınmış durumdadır. Galatasaray dosyası, yalnızca bir ceza dosyası olarak kalmamış; aynı zamanda hukuk devleti açısından çok önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir.
Bu süreçte Anayasa Mahkemesi tarafından üç ayrı kararla hak ihlali tespit edilmiş ve kişi hürriyeti, güvenliği ile seçilme hakkı ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiği açıkça ortaya konmuştur. Anayasamızın 153. maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcıdır. Yüksek mahkeme kararlarının uygulanmaması, yargı organları arasında tartışma ve anayasal düzen bakımından yaşanan gerilimler, hukuk devleti adına düşündürücü bir tablo ortaya çıkarmıştır.
Bir başka önemli husus da şudur: Yargılama süreci devam ederken milletvekili seçilmiş, yani halkın doğrudan iradesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne katılmıştır. Buna rağmen tahliye edilmemesi ve milletvekilliği görevini fiilen yerine getirememesi, yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, seçmen iradesi ve temsil hakkı bakımından da ciddi bir tartışmayı beraberinde getirmiştir.
Bu nedenle mesele yalnızca bir kişinin meselesi değildir. Mesele, hukukun üstünlüğü, anayasal düzenin işleyişi ve adalet duygusunun toplumda korunmasıdır. Biz avukatlar için bu mesele ayrı bir anlam taşır. Savunma mesleği, hukukun en zor zamanlarında bile dimdik ayakta kalmak zorundadır. Avukatlar, yalnızca müvekkillerin değil, aynı zamanda hukukun, özgürlüklerin ve adaletin de temsilcisidir.
Bu belgesel, bir yaşam öyküsünü anlatırken bize şunu hatırlatacaktır: Hukuk devleti yalnızca bir ilke değildir; onu gerçek kılan, o ilkeye sahip çıkan insanların varlığıdır. Bu kıymetli çalışmanın hazırlanmasında emeği geçen başta Barış Atay olmak üzere tüm yapım ekibine ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Kemal Aytaç’a da teşekkür ederim. Adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir değer değildir; toplum vicdanında yaşar. Hak ihlalleri tartışılabiliyor ve insanlar adalet talep etmeye devam ediyorsa, o toplumda hala umut vardır. Biz avukatlar o umudun mesleğiyiz. Çünkü adalet bazen gecikir, sınavlardan geçer; ama ona inanan insanlar oldukça asla kaybolmaz. Hepinize katılımınız için teşekkür ederim ve saygılarımı sunuyorum."
Kemal Aytaç: Bugün Zonguldak’tabYarın Sinop’tayız
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Aytaç, etkinlikte yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Bugün Zonguldak’tayız. Yarın Sinop’ta bu gösterim devam edecek. Daha sonra Hatay ve Gaziantep’e gideceğiz. Bu süreç yaklaşık otuz gün sürecek. Belgeselin hazırlanmasını ekibimizle birlikte planladık ve her yerde izleyiciyle buluşturmaya çalışıyoruz.
İyi bir belgesel olduğunu düşünüyoruz. Aslında başkanın anlattığı gibi, belgesel sadece bir kişiyi değil, Türkiye’nin son yıllardaki hukuk ve demokrasi mücadelesini de anlatıyor. Amacımız, Can Atalay’ı tanımayanlara tanıtmak ve kamuoyu oluşturmak. Hepinize iyi seyirler diliyorum."
Belgesel Gösterimi
Konuşmaların ardından Şerafettin Can Atalay belgeseli izleyicilerle buluşturuldu. Etkinlik, katılımcılardan yoğun ilgi gördü ve belgeselin öykü içinde öykü anlatımıyla mücadele, cesaret ve adalet temalarını etkileyici bir şekilde yansıttığı vurgulandı.