Zonguldak, Bartın ve Karabük illerini kapsayan bölgesel kalkınma çalışmalarına da değinen Demir, sektörel gelişim ve çeşitlendirmenin en önemli öncelik olduğunu ifade etti.
Bölgedeki sanayi yapısının ağırlıklı olarak düşük katma değerli üretime dayandığını belirten Demir, Zonguldak’ın yüksek teknoloji ve savunma sanayi gibi alanlara yönelmesi gerektiğini söyledi.
Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir, Zonguldak odaları müşterek meclis toplantısında yaptığı kapsamlı konuşmada küresel ekonomik gelişmelerden Türkiye’nin ulusal projeksiyonlarına, bölgesel kalkınma önceliklerinden sektörel dönüşüme kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Demir, konuşmasında hem mevcut ekonomik tabloyu analiz etti hem de Zonguldak’ın geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi.
Zonguldak’ta örnek birliktelik vurgusu
Metin Demir, konuşmasının başında Zonguldak’ta faaliyet gösteren oda ve kurumlar arasındaki iş birliğine dikkat çekerek, kentte güçlü bir dayanışma kültürü oluşturulduğunu ifade etti.
Zonguldak’ta beş ticaret ve sanayi odası ile Deniz Ticaret Odası şubesinin yer aldığını hatırlatan Demir, bu yapının ortak hareket ederek önemli bir örnek sergilediğini belirtti. Kamu kurumları ve yerel yönetimlerle de iş birliği içinde olduklarını vurgulayan Demir, odalar arasındaki istişare mekanizmasının güçlü şekilde işlediğini söyledi.
Küresel sistemde güç dengeleri değişiyor
Konuşmasında küresel ekonomik gelişmelere geniş yer ayıran Demir, uluslararası sistemin artık eskisi gibi kurallara dayalı işlemediğini ifade etti.
Birleşmiş Milletler, NATO ve UNESCO gibi uluslararası yapıların etkinliğinin azaldığını dile getiren Demir, güçlü ülkelerin kuralları belirlediği yeni bir döneme girildiğini söyledi. Ekonominin artık sadece ticaret değil, aynı zamanda stratejik bir rekabet alanı haline geldiğini vurguladı.
Enerji, teknoloji ve tedarik zincirlerinin bu rekabetin merkezinde yer aldığını belirten Demir, küreselleşmenin başlangıçta olumlu bir süreç olarak görülmesine rağmen zamanla büyük güçler tarafından bir araç olarak kullanıldığını ifade etti.
Türkiye çok kutuplu dünyaya uyum sağlamalı
Demir, konuşmasında Türkiye’nin küresel dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini belirterek, çok kutuplu bir dünya düzenine geçişin hızlandığını söyledi.
Türkiye’nin uluslararası platformlarda aktif rol almasının önemine dikkat çeken Demir, “Masada olmak” vurgusunu öne çıkardı.
Türkiye’nin her platformda yer alması gerektiğini belirterek, aksi durumda karar süreçlerinin dışında kalınabileceğini ifade etti.
Çin ve Hindistan rekabeti küresel dengeleri etkiliyor
Küresel ekonomik rekabette Çin’in yükselişine dikkat çeken Demir, ülkenin üretim ve teknoloji alanında önemli bir güç haline geldiğini söyledi.
Çin’in devlet destekli ekonomik modeliyle pazarda uzun vadeli hakimiyet kurmaya çalıştığını belirten Demir, bu durumun diğer ülkeler için ciddi bir rekabet baskısı oluşturduğunu ifade etti. Aynı şekilde Hindistan’ın da düşük maliyetli üretim avantajıyla Türkiye için önemli bir rakip haline geldiğini vurguladı.
Enflasyon ve ekonomik görünüm değerlendirmesi
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demir, enflasyonla mücadele sürecine değindi. Geçmiş dönemde uygulanan bazı politikaların ekonomik literatürde tartışma konusu haline geldiğini ifade eden Demir, son dönemde daha geleneksel ekonomik politikalara dönüşle birlikte enflasyonda düşüş eğilimi gözlemlendiğini söyledi.
Ancak küresel gelişmeler, bölgesel savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların bu süreci etkilediğini belirten Demir, yatırım ve büyüme beklentilerinin 2027 yılına ötelenmiş olabileceğini dile getirdi.
Bölgesel kalkınmada sektörel dönüşüm önceliği
Zonguldak, Bartın ve Karabük illerini kapsayan bölgesel kalkınma çalışmalarına da değinen Demir, sektörel gelişim ve çeşitlendirmenin en önemli öncelik olduğunu ifade etti.
Bölgedeki sanayi yapısının ağırlıklı olarak düşük katma değerli üretime dayandığını belirten Demir, Zonguldak’ın yüksek teknoloji ve savunma sanayi gibi alanlara yönelmesi gerektiğini söyledi.
Katma değerli üretim ve yeni sektör ihtiyacı
Demir, mevcut sanayi yapısının katma değer açısından yetersiz kaldığını belirterek, üretimin daha ileri seviyelere taşınması gerektiğini vurguladı.
Demir, Zonguldak’ın kömür ve çelik üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, mobilya, havacılık, savunma sanayi ve ileri teknoloji gibi alanlarda da gelişim göstermesi gerektiğini ifade etti.
Tarım, hayvancılık ve alternatif sektörler
Konuşmasında tarım ve hayvancılık alanındaki yeni girişimlere de değinen Demir, topraksız tarım projelerinin başladığını ve ihracat aşamasına geçildiğini söyledi.
Ayrıca su ürünleri yetiştiriciliği ve kırsal turizm gibi alanlarda da yeni yatırımlar planlandığını belirten Demir, bölgenin ekonomik çeşitliliğinin artırılması gerektiğini vurguladı.
Düzenli sanayi alanları ve tersine göç hedefi
Zonguldak’ın uzun yıllardır göç veren bir şehir olduğuna dikkat çeken Demir, düzenli sanayi alanlarının oluşturulmasının tersine göçü teşvik edebileceğini ifade etti.
Organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri ve serbest bölgelerin artırılmasının şehir ekonomisine önemli katkı sağlayacağını belirtti.
Mesleki eğitim ve beşeri sermaye vurgusu
Mesleki ve teknik eğitimin önemine değinen Demir, geçmişte yaşanan sistemsel sorunlar nedeniyle bu alanın zayıfladığını söyledi.
Meslek liselerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Demir, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesinin kalkınma için kritik olduğunu ifade etti.
Sürdürülebilir şehirleşme ve kentsel dönüşüm
Zonguldak’ın maden şehri kimliğinden modern bir şehir yapısına dönüşmesi gerektiğini belirten Demir, sürdürülebilir çevre ve yaşanabilir alanların önemine dikkat çekti.
Kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini ifade eden Demir, artacak nüfusla birlikte şehir planlamasının da buna göre yapılması gerektiğini söyledi.
Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir’in konuşması, bölgenin ekonomik geleceğine dair kapsamlı bir yol haritası sunarken, küresel gelişmelerin yerel ekonomilere etkisini de gözler önüne serdi.
Demir’in mesajları, Zonguldak’ın dönüşüm sürecinde iş birliği, üretim çeşitliliği ve katma değerli ekonomi vurgusunun ön plana çıkması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.