Ekonomik adaletsizlikten hukuk krizine, yoksulluktan baskı politikalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Yıldız, çözümün ancak birleşik ve örgütlü bir mücadeleyle mümkün olacağını vurguladı.
2025 Yıkım Yılı Oldu
İsmail Yıldız, 2025 yılının emekliler, asgari ücretliler, emekçiler, çiftçiler, köylüler, küçük esnaf, gençler ve kadınlar açısından derin bir yoksullaşma yılı olduğunu ifade etti. Bu süreçte zenginlerin daha da zenginleştiğini belirten Yıldız, gelir ve vergi adaletsizliğinin tarihte görülmemiş boyutlara ulaştığını dile getirdi. Toplu sözleşmelerin etkisizleştiğini, grevlerin yasaklandığını ve sendikal örgütlenmenin baskı altına alındığını söyledi.
Hukuk Askıya Alındı, Adalet Güçlünün Oldu
Açıklamada, muhalefete yönelik soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla ülkede adeta bir “cadı avı” başlatıldığı ifade edildi. Seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler, hukukçular, sanatçılar ve gençlerin cezaevine gönderildiğini belirten Yıldız, hukukun askıya alındığını, adaletin ise güçlülerin çıkarına hizmet eder hâle geldiğini savundu.
Yargı İktidarın Sopası Haline Geldi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmamasını eleştiren Yıldız, yerel mahkemelerin bu tutumla adalet sistemini çökerttiğini ifade etti. Kurumların liyakatsiz atamalarla işlevsizleştirildiğini belirten Yıldız, ülkede yolsuzluk, rüşvet, yozlaşma ve ahlaki çürümenin açıkça görüldüğünü söyledi.
2026 Daha Da Zor Olacak
2026 bütçesi, açıklanan asgari ücret, emekli maaşları ve zam oranlarının önümüzdeki yılın çok daha ağır geçeceğini gösterdiğini belirten Yıldız, siyasi iktidarın “Tek Adam Rejimi” ile halk üzerindeki baskıyı artırarak sürdüreceğini savundu. İktidarın tercihini sermayeden, faizden, garantili projelerden ve yandaş yapılardan yana kullandığını ifade etti.
Bu Rejimde Eşitlik Ve Özgürlükten Söz Edilemez
Yasama, yürütme ve yargının tek elde toplandığını, basının da teslim alındığını belirten Yıldız, bu koşullarda adalet, eşitlik, özgürlük, demokrasi ve insan haklarından söz etmenin mümkün olmadığını dile getirdi.
Ezilenler Ne Yapacak?
“Onların tercihlerini biliyoruz” diyen Yıldız, asıl sorunun ezilenlerin nasıl bir yol izleyeceği olduğunu vurguladı. Korkmanın ve susmanın çözüm olmadığını belirten Yıldız, dağınık ve göstermelik tepkilerle iktidarın geriletilemeyeceğinin artık açıkça görüldüğünü ifade etti.
Çözüm Örgütlü ve Birleşik Mücadele
Yıldız, amasız ve fakatsız şekilde tüm muhalif kesimlerin, sınıf örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, odaların, siyasi yapıların, akademisyenlerin, sanatçıların ve bireysel muhaliflerin ortak bir mücadele hattında buluşması gerektiğini söyledi. “Sağanak hâline dönüşmüş kötülük yağmuruna karşı tek bir şemsiye altında buluşmak şarttır” ifadelerini kullandı.
Gezi Ruhuyla Yeniden Bir Araya Gelmeliyiz
Bu birleşik mücadelenin hem Zonguldak’ta hem de Türkiye’nin dört bir yanında, Gezi ruhuyla yeniden yaratılması gerektiğini belirten Yıldız, Sol Parti ve üyelerinin bu sorumluluğu almaya hazır olduğunu açıkladı.
2026 Mücadele ve Zafer Yılı Olmalı
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sözünün artık hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, 2026 yılının mücadele ve zafer yılı olması çağrısında bulundu. Açıklamasını, “Yeter ki inanalım, kararlı olalım ve omuz omuza duralım” sözleriyle tamamladı.



