Zonguldak ekonomisinin can damarı olan Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), 2026 yılına büyük bir krizle girdi. Ocak ayı başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin gerçekleştirdiği denetimler sonucunda; Karadon, Kozlu, Üzülmez ve Armutçuk müesseselerinde tespit edilen eksiklikler nedeniyle üretim tamamen durduruldu. Sürece ilişkin yapılan itirazlar ve hazırlanan ikinci bilirkişi raporunun da olumsuz sonuçlanması, bölgedeki madencilik faaliyetleri için tehlike çanlarını çalmaya başladı.
Raporlardaki Çelişkiler Gündemde
Yaşanan üretim durdurma kararına ilişkin en sert tepki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanlığı’ndan geldi. Parti yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, hazırlanan raporun çelişkilerle dolu olduğu savunuldu. İktidara yönelik eleştirilerini sıralayan CHP yönetimi, ilk müfettiş raporunun üzerinden geçen sekiz aylık süreçte eksiklerin giderilmesi için neden adım atılmadığını sorgulayarak sürecin şeffaf yönetilmediğini iddia etti.
Siyasi Arenada Karşılıklı Eleştiriler
Zonguldak’ın beş binin üzerinde maden şehidi verdiğini hatırlatan CHP heyeti, mevcut tabloyu "işbilmezlik" olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada, işçi sağlığı ve güvenliğinin hayati bir konu olduğu vurgulanırken, bilindiği halde giderilmeyen eksikliklerin sorumlusunun mevcut siyasi irade olduğu öne sürüldü. TTK'yı güçlendirmek yerine zayıflatan politikaların kurumu bu noktaya getirdiği savunulurken, liyakatsiz yönetim anlayışının faturasının maden işçisine ve Zonguldak halkına kesilmemesi gerektiği belirtildi.
Gözler 5 Mart’taki Mahkemeye Çevrildi
Kurumlar arası uyumsuzluğun halkı mağdur ettiğini dile getiren CHP Zonguldak İl Başkanlığı, üretim durdurma kararının kaldırılması talebiyle açılan davayı yakından takip edeceklerini duyurdu. 5 Mart 2026 tarihinde görülecek mahkemede tüm örgütleriyle hazır bulunacaklarını açıklayan parti yetkilileri, TTK’nın kapatılmasına veya özelleştirilmesine karşı her türlü mücadeleyi vereceklerini, kurumun sigortası ve güvencesi olmaya devam edeceklerini vurguladı.
Zonguldak kamuoyu şimdi, maden ocaklarının geleceğini ve üretim çarklarının yeniden ne zaman döneceğini belirleyecek olan mahkeme kararını bekliyor.




