Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, “Zonguldak ve Çevresinde Aşırı Yağışlardan Sonra Jeolojik ve Jeomorfik Yapıdan Kaynaklanabilecek Sorunlar” başlıklı dikkat çekici analizde bulundu.
Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:
“Batı Karadeniz bölgesi ülkemizde bol yağışlı iklimi, engebeli topografik yapısı ve bünyesine suları alan kayaçlardan oluşan jeolojik yapısından kaynaklanan afet risklerinin en yoğun yaşandığı bölgelerden birisidir. Bölgenin dağlık yapısı nedeniyle karayolları ve yerleşim yerleri genellikle dar vadi tabanlarına veya deniz kıyısındaki dar şeritlere sıkışmıştır. Bu durum aşırı yağışlardan sonra yaşam alanlarında sel, heyelan, kaya düşmesi vb. olayların yaşanmasının ana nedenidir.
‘Ani Sel…’
Hızlı yağış alınan zamanlarda bölgenin dağlık ve engebeli yapısı nedeniyle yağmur suları topraklar tarafından yeterince emilmeden çok hızlı bir şekilde yüzey akışına geçebilmekte ve bu durum da taşkınların yanı sıra çukurluk alanlarda suların birikmesine neden olabilmektedir. Yanı sıra bölgedeki akarsu vadilerinin tabanlarının dar ve derin olması nedeniyle ani yağışlarda akarsuların debileri çok hızlı bir şekilde yükselebilmektedir. Bu durumda dere yataklarına yakın ve düşük kotlarda bulunan yerleşim yerlerinde ani sel ve taşkınlar yaşanabilmektedir.
‘Bölgedeki Yamaç Eğiminin Yüksek…’
Bölgedeki yamaç eğiminin yüksek olması nedeniyle yüzey suları yer çekiminin etkisiyle çok hızlı akarak toprak ve kaya kütlelerinin yamaçlardan aşağı haraket riskini artırır. Şiddetli akış, yüzey toprağını ve molozları sürükleyerek akarsu yataklarında tıkanıklıklara, menfezlerin dolmasına ve bu durum da taşkın etkisinin artmasına yol açabilmektedir. Yanı sıra heyelanlar ve aşırı akış nedeniyle dağ yamaçlarına ve dere kenarlarına yapılan yollar aşınabilmekte, tünel girişleri ve köprü altları tıkanabilmekte; içme suyu, elektrik ve haberleşme hatları hasar görebilmektedir.
‘Kaya Düşmelerine…’
Bölgede bulunan killi, şeylli ve kumlu zeminlerin atmosfer koşulları nedeniyle süreç içinde ayrışmalarıyla düşük dayanımlı gevşek bir örtü tabakası oluşturmuşlardır. Yoğun yağış suları bu katmanlara sızarak zeminin iç sürtünme direncini düşürmekte ve bölgesel eğime de bağlı olarak akmalarına ve heyelanlara neden olabilmektedir. Bölgenin tektonik geçmişinden kaynaklanan faylı ve kırıklı yapısı kütle bütünlüğü bozulan kayaçların bünyesine suların girmesine neden olmakta ve söz konusu kayaçların yamaçlarda bulunduğu durumlarda yamaç duraysızlığına ve kaya düşmelerine zemin hazırlamaktadır.
‘Aşırı Yağışlarda…’
Yanı sıra aşırı yağışlarda bölgedeki karstik yapısı gelişmiş yoğun boşluk içeren kireçtaşlarının bünyesine sular dolmaktadır. Bu nedenle kireçtaşlarının bünyesinde yer altı nehirleri, mağaralar, dolinler (çöküntü çukurları) ve subatanlar vb. karstik yapılardan kaynaklanan karmaşık drenaj ağı sisteminden kaynaklanan sorunlar yaşanabilmektedir. Mağara tavanlarının göçmesi ve bu göçüklerin yeryüzüne ulaşması, yüzeydeki çöp, tarımsal ilaç, atık veya molozları doğrudan mağara sistemlerine taşınarak yeraltı boşluklarını tıkanması, yüksek miktardaki suların kısa sürede yeraltı boşluklarını doldurması nedeniyle oluşan hidrolik basınç artışının beklenmedik noktalarda ani ve şiddetli su fışkırmalarına neden olması, su kalitesinin bozulması ve kirlenmesi vb. yaşanabilecek sorunlardan bazılarıdır.”
