Doğum oranlarındaki düşüş, gençlerin iş hayatına geç atılması ve nüfusun hızla yaşlanması gibi etkenlerle birlikte 21 ilde emekli sayısı, aktif çalışan sayısını geçmiş durumda. Bu tablo, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğine dair ciddi uyarılar niteliği taşıyor.
AKTİF/PASİF ORANI KRİTİK SEVİYEDE: 2024’TE 1,61’E GERİLEDİ
Sosyal güvenlik sisteminin en önemli göstergelerinden biri olan aktif/pasif oranı, yani çalışan başına düşen emekli sayısı, 2024 genelinde 1,61 olarak kaydedildi. Ağustos ayında ise oran 1,60 seviyesine geriledi.
Türkiye genelinde yıl sonu itibarıyla 25 milyon 625 bin 750 aktif sigortalıya karşılık, 16 milyon 677 bin 617 kişi emekli, dul ya da yetim aylığı alıyor.
Çırak, kursiyer ve stajyerlerin dahil edilmediği hesaplamada zorunlu sigortalı çalışan sayısı ise 23 milyon 202 bin 708 olarak belirlendi.
21 İLDE EMEKLİ, ÇALIŞANI GEÇTİ: SİNOP, RİZE, ZONGULDAK VE BARTIN ÖN SIRADA
Türkiye’nin 21 ilinde emekli sayısı, çalışan nüfusu resmi olarak geride bıraktı. Listenin zirvesinde yer alan Sinop, dikkat çekici bir tablo sergiliyor:
65 bin 514 emekliye karşılık yalnızca 48 bin 42 çalışan bulunuyor.
Aktif/pasif dengesinin bozulduğu diğer iller arasında Zonguldak, Bartın ve Rize de yer alıyor.
DOĞUM ORANLARINDA TARİHİ GERİLEME: ERDOĞAN “BU BİR FELAKET” DEMİŞTİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin doğurganlık hızında yaşanan büyük düşüşe dikkat çekmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:
“Türkiye’nin doğurganlık hızı tarihimizde ilk kez 1,48’e gerilemiş durumda. Bu bir felaket. Bu rakam, kritik eşik olan 2,1’in çok altında.”
Erdoğan, doğurganlık oranlarındaki düşüşün ekonomik sebeplerle açıklanamayacağını belirterek, geçmişte gelir düzeyi daha düşükken doğum hızının daha yüksek olduğunu hatırlattı.
Cumhurbaşkanı ayrıca küresel eğilimi de işaret etti:
Dünya genelinde doğurganlık hızı 1950’de 5 iken 2024’te 2,2’ye geriledi.
Avrupa Birliği ortalaması 1,38.
Kişi başı geliri 41 bin dolar olan Malta’da bu oran 1,06.
Avrupa’nın en yüksek doğurganlık hızına sahip ülkesi Bulgaristan ise 1,81 ile Türkiye’nin gerisinde.
Erdoğan, doğum oranlarındaki düşüşün temel nedenlerini “popüler kültürün dayattığı konfor ve tüketim alışkanlıkları” olarak değerlendirdi.
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ İÇİN TEHLİKE ÇANLARI: UZMANLAR UYARIYOR
Emekli nüfusunun çalışan sayısını aşması, özellikle küçük ve orta ölçekteki illerde sosyal güvenlik sisteminin yükünü artırıyor. Uzmanlara göre:
Aktif çalışan sayısı artmazsa emeklilik sistemi uzun vadede zorlanacak.
Genç nüfusun iş gücüne daha erken katılması gerekiyor.
Doğum oranlarının kritik seviyenin altına düşmesi, gelecekte daha büyük dengesizliklere yol açabilir.
Türkiye’nin hem ekonomik hem demografik yapısını yakından ilgilendiren bu tablo, acil çözüm ihtiyacını bir kez daha gözler önüne seriyor.


