Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda son dönemde kabul edilen yeni ÖTV düzenlemesi, otomotiv sektöründe ve kamuoyunda büyük bir heyecan yarattı. Ancak yasanın detayları ortaya çıktıkça, düzenlemenin içeriği ve emeklilerin beklentileri konusunda önemli ayrıntılar netleşti.

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan yeni düzenlemeyle birlikte Özel Tüketim Vergisi Kanunu üzerinde kritik değişiklikler hayata geçirildi. Yapılan bu reform ile vergi oranlarını farklılaştırma yetkisine taşıtların çekiş sistemi de resmen dahil edildi.

Yeni yasal çerçevede binek otomobiller ve insan taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda asgari maktu vergi tutarları L sınıfı araçlar için 30 bin lira, diğer araçlar için ise 100 bin lira olarak belirlendi. Söz konusu bu rakamlar her yıl Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacak.

Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı'na tanınan yetkiler genişletilerek motor gücü, batarya kapasitesi, emisyon türü ve çekiş sistemine göre asgari maktu vergi tutarlarını 10 katına kadar artırma veya sıfıra kadar indirme yetkisi verildi. Bu düzenleme otomotiv pazarındaki vergilendirme dengelerini baştan aşağı değiştirdi.

Kamuoyunda oluşan en büyük merak konusu ise TBMM'den geçen bu genel ÖTV yasasının emeklilere ÖTV'siz araç hakkı tanıyıp tanımadığı oldu. Yapılan resmi incelemeler, kabul edilen bu kanun maddesinin emeklilere yönelik herhangi bir ÖTV muafiyeti içermediğini net bir şekilde ortaya koydu.

Emeklilere ÖTV muafiyeti sağlanmasına ilişkin iddialar ve kamuoyu beklentileri, Meclis'e sunulan farklı kanun teklifleri üzerinden değerlendiriliyor. Dolayısıyla TBMM'de son kabul edilen genel ÖTV değişikliği ile emeklilerin araç alım muafiyeti arasında doğrudan bir yasal bağ bulunmuyor.

Peki, emeklilere ÖTV'siz araç düzenlemesi çıkacak mı? Şu an itibarıyla emekli vatandaşların vergisiz araç satın alabilmesine olanak tanıyan ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş yasal bir düzenleme henüz bulunmuyor.

Henüz yasalaşmamış olsa da Meclis gündemine taşınan taslak tekliflerde emeklilerin faydalanabileceği muafiyet şartları yavaş yavaş şekilleniyor. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, bu haktan yararlanabilmek için öncelikle resmi emekli statüsünde bulunmak temel şart olarak aranıyor.

Hazırlanan taslak metinlerde dikkat çeken bir diğer kritik kriter ise bu muafiyet imkanından kişilerin hayatları boyunca yalnızca bir kez yararlanabilmesi olarak öne çıkıyor. Ayrıca satın alınacak aracın ticari kullanımda değil, binek otomobil sınıfında olması zorunluluğu öngörülüyor.

Spekülasyonların ve hızlı alım-satım istismarlarının önüne geçilmesi amacıyla düzenleme kapsamına 5 yıl satılamama şartı konulması değerlendiriliyor. Bu kurala göre ÖTV'siz alınan araçlar, ilk iktisap tarihinden itibaren 5 yıl boyunca üçüncü kişilere devredilemeyecek.

Düzenlemenin ilerleyen süreçte TBMM'de kabul edilip yasalaşması halinde, belirlenecek ÖTV muafiyeti üst limiti dahilindeki birçok binek otomobil markası kapsama dahil edilecek. Bu süreçte özellikle Türkiye'de üretilen veya uygun fiyat segmentinde yer alan binek modeller ön plana çıkıyor.

Gündemdeki muhtemel marka listesinde yerli otomobilimiz Togg başta olmak üzere Fiat, Renault, Toyota, Hyundai, Opel, Citroen, Peugeot, Volkswagen ve Dacia gibi geniş bir pazar payına sahip üreticiler yer alıyor. Hangi model ve donanımların kesinleşeceği ise olası yasa sonrasında ilan edilecek.

Özetle, emeklilerin ÖTV'siz araç alımına dair beklentileri sürerken gözler Meclis'ten ve ilgili bakanlıklardan yapılacak resmi açıklamalara çevrilmiş durumda. Konuya ilişkin yeni bir kanun teklifinin yasalaşması halinde tüm detaylar anında kamuoyu ile paylaşılacak.

Yorumlar
Editör Hakkında