Küresel piyasalarda yaşanan sert düşüşlerin ardından gelen tepki alımlarına dikkat çeken Memiş; işçilik maliyetlerinin gerilemesiyle birlikte fiziki altın tarafında uzun vadeli yatırımcılar, düğün yapacaklar ve borcu olanlar için önemli bir toplama dönemi yaşandığını ifade etti.
Söylediklerinin yatırım tavsiyesi olmadığının altını çizen Memiş'in öngörüleri şu başlıklar altında şekilleniyor:
1. Piyasalarda 'Kara Pazartesi' Baskısı ve Jeopolitik Riskler
Amerikan tahvil faizlerinin yüzde 5’in üzerine çıkması, dolar endeksinin yükselmesi ve petrol fiyatlarındaki artış tüm küresel piyasaları baskı altında tutuyor. Piyasalarda "Kara Pazartesi" diyebileceğimiz yüzde 3 civarındaki sert değer kayıplarının ardından tepki alımları gözlemleniyor.
Piyasalardaki belirsizlik ve küresel ekonomik takvimin yoğunluğu devam ediyor. Trump’ın enerji fiyatlarına ve savaşa ilişkin açıklamaları gelse de piyasalarda henüz kalıcı bir düşüş etkisi görülmüyor. Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ettikçe ve savaş bitmedikçe altın üzerindeki baskı tamamen kalkmayacak. Yıl sonuna kadar bu dalgalı seyrin sürmesi bekleniyor.
2. Ons ve Gram Altında Yıl Sonu Beklentileri
Yılın ilk 9 aylık sürecinde gram altın, doların daha stabil seyretmesi sebebiyle doğrudan ons altını takip etti. Ons düştükçe gram düştü, ons yükseldikçe gram yükseldi. Yıl sonuna kadar da yine ons altın destekli bir fiyatlama bekleniyor.
Kısa Vadeli Takip Seviyesi: Gram altında 6.500 - 7.000 TL aralığı yakından takip ediliyor.
Olası Senaryo (Ateşkes/Anlaşma): Kasım ayından sonra sürpriz bir barış veya ateşkes haberi gelirse, ons tarafında 4.600 dolar kritik direnç seviyesi aşılabilir ve teknik olarak yükseliş yönlü hareketler sergilenebilir. Böyle bir haber akışıyla gram altında 8.000 TL seviyesinin üzeri görülebilir.
3. Fiziki Altında İşçilik Düştü: "Toplama Zamanı"
2026 yılında altın ve gümüş fiyatları ciddi anlamda düşük fiyatlamalardan geçiyor. Bir yıl, iki yıl sonrasını hedefleyen ve uzun vadeli stratejisi olan yatırımcılar için bu seviyeler toplama zamanı olarak değerlendiriliyor.
Yurt dışı piyasalarında mart ayında 1 kilogram külçe altında 12.500 dolar olan işçilik maliyetleri tamamen kalktı ve eksi 300 dolara kadar geriledi. Bu durum önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla fiziki altın tarafında; özellikle düğün yapacaklar, altın borcu olanlar ve "al-unut" stratejisiyle hareket edenler için mevcut fiyatlar büyük bir fırsat sunuyor.
4. Gümüşte Kısa ve Orta Vade Tablosu
Gümüş tarafında altın-gümüş rasyosu etkili olmaya devam ediyor. Kısa vadede gümüş de tıpkı altın gibi baskı altında kalabilir. Ancak orta ve uzun vadeli projeksiyonlara bakıldığında mevcut rakamlar makul seviyelerdedir.
Geçmiş yıllarda (örneğin 2021'de) altının ve gümüşün yüzde 100’ü aşan devasa getirilerine alışan yatırımcıların bu ezberi bırakması gerekiyor. Dünya ekonomileri iyi bir yere gitmiyor ve merkez bankaları bile önünü göremiyor.
5. Fiyata Değil Miktara Odaklanmak Lazım
Artık finansal piyasalarda büyük getiri hayali kurma dönemi bitti; kontrol tamamen sisteme geçti. Bu ortamda yatırımcıların yapması gereken en önemli hamle; fiyata değil miktara odaklanmak, birikimlerini çeşitlendirmek ve kısa vadeli dalgalanmaları çok önemsemeden bir yıllık uzun vadeli strateji belirlemektir.
6. Altında Yıl İçindeki Geniş Bant Aralığı
Altın fiyatları bu yıl içinde çok geniş bir dalgalanma marjı izledi:
Ocak Ayı Başlangıcı: 6.150 TL
Ocak Sonu Zirvesi (28 günde): 8.157 TL (Yılın getirisini çok erken bir aşamada verdi)
Haziran Ayı Dibi: 5.950 TL
Ağustos Seviyesi: 7.229 TL
Güncel Seviye: 6.562 TL
Savaş ve jeopolitik gerilimler devam ettiği sürece bu 1.000 - 1.500 liralık geniş bant aralığındaki sert dalgalanmalara karşı yatırımcının mutlaka kendini koruması şarttır. Yılın son çeyreğinde olası bir ateşkes veya anlaşma senaryosu gerçekleşirse piyasalar yeni bir yön çizecektir.
7. Küresel Ekonomi ve "Stagflasyon" Tehlikesi
Amerika'nın savaş manipülasyonu fiyatlaması en çok kendi ekonomisini daraltıyor. FED’in faiz artırma ihtimalinin güçlenmesi, ABD tahvil faizlerinin yüzde 5’in üzerine çıkması ve doların güçlenmesi iyiye işaret değil. Amerika şu anda bir stagflasyon süreciyle karşı karşıya. Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya, petrol ve enerji fiyatları yüksek seyretmeye devam ederse küresel ekonomilerdeki türbülans derinleşecektir.
8. 2027 ve 2028: "Değişim Yılı" ve Yeni Düzen Uyarısı
Önümüzdeki yıla (2027) ilişkin en kritik eşik "değişim yılı" olacak. Finansal piyasalarda devlet kanunlarıyla yeniden dizayn edilen yepyeni bir çerçeve karşımıza çıkacak:
Emtia Milliyetçiliği ve Sınırlamalar: Ülkelerin kendi standartlarını belirleyeceği, emtia sınırlamalarının ve yeni vergilendirmelerin geleceği bir süreç yaşanacak.
Yasal Zorunluluklar: Yatırımcılara ve tüketicilere alım-satım noktasında yeni yasal sorumluluklar yüklenecek.
Sonuç: 2027-2028 yılları, var olan tüm finansal ezberlerin bozulacağı ve değişim sürecinin konuşulacağı bir döneme hazırlık yapmayı zorunlu kılıyor.