1900’lerin başında şehirde faaliyet gösteren Fransız manastırları, okulları ve hastanesi, bir kentin madenle şekillenen sosyal yapısına ışık tutuyor.
Cizvit Papazlarından Assomption Rahiplerine

1903 yılı kayıtlarına göre Zonguldak, Fransızlara ait iki manastır ve iki okula ev sahipliği yapıyordu. Resmi ruhsatları olmasa da Cizvit papazları tarafından kurulan bu yapılar, zamanla şehrin silüetine birer çan kulesi ve kilise ekledi. Daha sonra bu eğitim yuvaları, Assomption rahiplerine devredilerek bölgedeki Fransız ailelerin çocukları için birer eğitim merkezi haline geldi.
Hastane ve Kilise Aynı Çatı Altında
O dönemin en dikkat çekici yapılarından biri de Fransız Hastanesi’ydi. Ancak bu bina sadece şifa dağıtmıyor, aynı zamanda içinde bir kilise barındırıyordu. Kız ve erkek çocukların eğitim gördüğü okul binaları ise mimari yapılarıyla dikkat çekiyordu; sağlıklı ortamı, yeterli içme suyu ve dönemine göre oldukça modern olan jimnastik salonları ile tam donanımlı birer eğitim kompleksiydi.
Din Dersi Krizi ve Kapanma Süreci
Cumhuriyet’in ilk yıllarında da varlığını sürdüren bu okullar, 1923 yılında ilginç bir olayla gündeme geldi. Okulda görev yapan Ermeni bir öğretmenin, Türk ve Müslüman öğrencilere din dersi vermesi üzerine çıkan tartışmalar, okulun o yılın yaz tatili boyunca kapatılmasına neden oldu. Ancak fırtınalı süreç kısa sürdü ve okul 1924 yılında Cumhuriyet tarihinin ilk ruhsatlarından birini (1/1 numaralı ruhsat) alarak eğitim hayatına yeniden başladı.
Zengin Kütüphane ve Karma Eğitim
Dört yıllık yatılı eğitim veren bu ilkokullarda sosyal imkanlar da oldukça gelişmişti. Erkek okulunun zengin bir kütüphanesi bulunurken, kız okulunda müzik odası ve jimnastik salonu öğrencilerin hizmetindeydi. 1936-1937 ders yılına gelindiğinde ise kız okulu karma eğitime geçerek dönemin modern eğitim anlayışına ayak uydurmuştu.



