Jeoloji Mühendisleri Odası Zonguldak İli Temsilcisi Jeoloji Yüksek Mühendisi Ali Baltaş, Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde deniz yüzeyindeki kaynamalara yönelik dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Baltaş, sosyal medya platformundan,”Zonguldak’ın Kozlu İlçesinde Deniz Yüzeyindeki Kaynamanın Nedeni Neler Olabilir” başlıklı paylaşımında, şu ifadeleri kullandı:
“Yerel basında çıkan habere göre Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde deniz yüzeyinde kaynama görülmüş. Bunun nedeni hakkında bana sorulan soruya verdiğim yanıtı burada da paylaşmak istedim.
‘Kaynamanın Nereden Kaynaklanabileceğine Dair İki Olasılık…’
Bana göre bölgemizde kıyıya yakın yerlerde deniz yüzeyinde oluşan bu tür kaynamanın nereden kaynaklanabileceğine dair iki olasılık değerlendirilebilir.
‘İlk Değerlendirilmesi Gereken Metan Gazının Çıkışı…’
Bunlarda ilk değerlendirilmesi gereken metan gazının çıkışı olabileceğidir.
İlimizin kurulduğu alan Kozlu, Üzülmez ve Karadon taş kömürü işletmelerinin üretim alanlarıyla çevrelenmiştir. Kozlu taş kömürü işletmesi ocakları, söz konusu ocaklar içinde denize en yakında konumda bulunanlarıdır. Bölgedeki kömür damarlarının eğimli bir açıyla deniz tabanının altına uzandığı bilinmektedir. Halen de Kozlu ocaklarında kıyı kenar çizgisinin kuzeyinde diğer bir deyişle deniz tabanın altında galeriler sürülerek oluşturulan kömür panoları bulunmaktadır. Söz konusu ocakların deniz tabanıyla aralarında güvenli topuk (emniyet) mesafesi bulunmasına karşın, deniz tabanı ile damarları kesen bir fay zonu kömürün bünyesindeki metan gazların iletim kanalı olabilir.
‘Gaz Çıkışı Nedeniyle…’
Bu durumda deniz yüzeyinde görülen kaynama da fay zonunun deniz tabanındaki lokasyonundan gaz çıkışı nedeniyle gerçekleşebilir. Böyle bir durumda değerlendirilmesi gerek bir konu da fay zonunun deniz tabanı ile kömür ocakları arasında hidrolik bağlantı kurma olasılığıdır. Eğer fay zonu yeraltında madencilik çalışmalarının yapıldığı bir galeriye uzanıyor veya çok yakınından geçiyorsa söz konusu fay zonunun, atım zonunun büyüklüğüne ve su iletim kapasitesine de bağlı olarak deniz sularının kömür ocaklarına akmasında bir geçiş yolu olabileceği de değerlendirilmelidir.

‘İkinci Durum İse Denizin Tabanından Su Çıkışı’
Bizim bölgemiz için değerlendirmemiz geren ikinci durum ise denizin tabanından su çıkışı olabileceğidir. Bilindiği gibi bölgemizde özellikle kıyılarımızdaki falezler kireçtaşlarında oluşmuş olan yapılardır. Denizde yaşayan canlıların yaşamları sona erdikten sonra tabanda birikerek jeolojik süreç içinde oluşturdukları kireçtaşları aslında deniz tabanı çökelleridir ve tektonik hareketlerle yükselerek karasallaşmışlardır. Eriyebilen kayaçlar olan kireçtaşları iklim, bitki örtüsü ve tektonik hareketler nedeniyle bölgemizde kırıklı ve çok boşluklu yapıdadır. Karadan itibaren deniz tabanına doğru uzanan kireçtaşlarının bulunduğu alanlarda, kara tarafında daha yüksekteki kireçtaşlarının içine giren sular, daha alçakta olan ve deniz altına doğru uzanan kireçtaşları içinde ilerleyerek deniz tabanında adeta bir kaynak gibi çıkarak habere konu olan görüntüyü oluşturabilirler.”


