Hutbede ayrıca Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nin yeniden ibadete açılışının yıl dönümüne ve ecdad emanetine sahip çıkmanın önemine dikkat çekildi.
Yeryüzünü İmar ve Emanet Sorumluluğu
Hutbede, Hûd Sûresi 61. ayet-i kerimesine atıfta bulunularak insanın yeryüzündeki sorumluluğuna vurgu yapıldı. Yüce Allah'ın insanı bir emanetçi olarak yarattığı ve ona hayatı imar etme görevi verdiği belirtilerek, şehirler inşa ederken ahlak ve faziletin korunduğu bir yaşam kurgulamanın esas olduğu ifade edildi. Medeniyetin, yalnızca maddi eserlerden ibaret olmayıp manevi değerleri yaşatan bir anlayış olduğu hatırlandı.
On Beş Asırlık İslam Medeniyetinin Temelleri
Kur'an ve sünnet rehberliğinde şekillenen İslam medeniyetinin adalet, dürüstlük ve paylaşma ilkeleri üzerinde yükseldiği belirtildi. Tarih boyunca inşa edilen camilerin, vakıfların ve kütüphanelerin toplumu ayakta tutan simgeler olduğuna dikkat çekilerek; ilmi ibadetle, gücü adaletle, zenginliği ise paylaşmayla buluşturan bu medeniyetin temel amacının gönülleri kazanmak ve kalpleri aynı ideal etrafında birleştirmek olduğu aktarıldı
Toplumsal Mekânlarda Ahlak Ve Erdem İnşası
Toplumun her alanında iyiliğin ve güzel ahlakın temsil edilmesi gerektiği ifade edilen hutbede; camilerin kardeşliği pekiştiren, okulların bilgiyle erdemi öğreten, iş yerlerinin ise dürüstlük ve helal kazancın yaşatıldığı mekânlar olması gerektiği vurgulandı. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) güzel ahlak ve insanlığa faydalı olma konusundaki hadis-i şerifi hatırlatılarak, ecdaddan devralınan bu köklü mirasın korunuıp gelecek nesillere aktarılmasının bir borç olduğu ifade edildi.
Ayasofya-i Kebir Camii ve Camilerin Birleştirici Ruhu
Hutbenin son bölümünde, İstanbul'un fethinin sembolü ve ecdadın en kıymetli emanetlerinden biri olan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nin yeniden cemaatine kavuştuğu günün anlam ve önemine değinildi. Ayasofya’dan yükselen ezanların, milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne ilanı olduğu belirtildi. Camilerin toplumun gencini, yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında toplayarak mazi ile istikbal arasında bir köprü kurduğu ve birleştirici ruhunu sonsuza dek sürdüreceği dile getirildi. Tevbe Sûresi 18. ayet-i kerimesiyle tamamlanan hutbede, Allah'ın mescitlerini ancak iman edenlerin ve namazı dosdoğru kılanların imar edebileceği mesajı verildi.



