Yukarıdaki başlığın Türkçe meali: aynı deneyleri yaparak farklı sonuç bekleyenlere güzel bir de ad bulunmuştur ama ben demeyeceğim çünkü alınacak muhatabı çoktur.
Zonguldak için aklımın erdiğince kafa yoran bir mecnunum, benim elimden daha fazlası da gelirdi ama olmadı işte…
Hiçbir söylenti yokken Asma tüneline kafa yoran ben yıllar sonra Asma tüneli çalışmaları başlayınca içten içe epeyce kendimle gurur duydum ama kimseye belli etmedim ta ki bu güne kadar.
Yıllar önce bir seçim çalışmasında Belediye Başkan adayımıza dedim ki; Bu kent için 8-10 tasarım projem var, önce beni bir dinle içine sinerse çık kamuoyuna açıkla ve seçim kazanmak için sana bedava malzeme, sanırım benim ham hayal peşinde koşan yeniyetme ergen birisi gördü ki değil beni dinlemeye, mahallemden bile geçmedi bir daha… Sonra parti içi kısır çekişmelerden belediyeyi Ömer beye ellerimizle teslim ettik.
Zonguldak’ta atıl vaziyette yaklaşık 480 dönüm arsa var ve atıl olmalarının yanında bir de çevre kirliliği yaratıyorlar gelin değerlendirelim” dediğimde hiç kimse ciddiye almadı belki de haklıydılar ne bileyim…Şunu da belirtmeden geçmeyeceğim: Zonguldak için topoğrafyanın zorluğundan dem vuran akıl fukaralarına derim ki daha beter topoğrafyalarda cehennemi cennete çeviren ülkeleri bir gidin görün, gitmenize gerek yok internet elinizin altında…
Yıllar önce o zamanki erk sahiplerine değişik kanallardan seslendik ve dedik ki: “gelin bu Hasta Haneyi buraya yapmayın kenti boğmayın” inadına boğdular ve bazılarına rant uğruna Kız Meslek ve Yayla okulumuzda olduk, sırf basit bir inat uğruna, hasta hane yeri olarak gösterdiğimiz yerlerde kamu yararı vardı ama rant yoktu çünkü, bu arada şunu da belirtmek isterim ki iş ranta geldi mi düşmanların dost olduğunu da gördük.
Yıllar önce Şehirlerarası terminaline yer gösterdik inadına ve daha çok masraflar yapılarak aynı yerine yeniden yapıldı.
Yıllar önce kentin bazı yerlerine yürüyen merdiven tasarladık ve ilgililere sunduk “nato mermer,natokafa” ("náto kefalí, náto mármaro" (náto: işte o, kefali: kafa, marmaro: mermer) ifadesinden Türkçeye geçmiştir)
Kısacası öyle bir zihniyet hâkim ki sürekli aynı şeyleri tekrarlayarak farklı sonuçlar bekleyen bir topluma dönüştük.
Son olarak stadyum yeri için düşünülen yerler ve başka alternatifleri duyunca üzüldüm tabi, bu kentte öngörüsü olan hiç mi kimse yok, aynı yanlışlar yapılarak farklı sonuç beklemek nasıl bir ruh halidir?
Son bir parantez: Bu kentte güzel şeyler de olmuyor değil ve parti ayrımı yapmadan her kim ki bu kent için Filyos’tan Ereğli’ye kadar tüneller serisi ve çevre yolu için emek vermişse Allah onlardan razı olsun yakın gelecekte bu kentte radikal değişimlere hazır olun derim buna Filyos Endüsrti bölgesini de eklemek lazım.