Çırpınırdın Qaradəniz
Baxıb Türkün bayrağına
Çırpınırdın Qaradəniz
Baxıb Türkün bayrağına
Ah, ölmədən bir görsəydim
Düşə bilsəm torpağına
Ah, ölmədən bir görsəydim
Düşə bilsəm torpağına
Sırmalar sarsam qoluna
İncilər düzsəm yoluna
Sırmalar sarsam qoluna
İncilər düzsəm yoluna
Fırtınalar dursun yana
Yol ver Türkün bayrağına
Fırtınalar dursun yana
Selam Türkün bayrağına
Qafqazlardan aşacağız
Türklüyə şan qatacağız
Qafqazlardan aşacağız
Türklüyə şan qatacağız
Türkün şanlı bayrağını
Turan ile asacağız
Türkün şanlı bayrağını
Turan ile asacağız
Azərbaycan bayrağını
Qarabağda asacağız
Azərbaycan bayrağını
Qarabağda asacağız
Azerbaycan Milli Marşı'nın da şairi olan Ahmet Cevat, sadece ülkesinde değil, başta Türkiye olmak üzere tüm Türk dünyasında da saygıyla anılmaktadır.
Bu türküye ve “Irmağının Akışına, Bozkurt İşareti” ne en çok tepki verenlerdendim…
12 eylül öncesinde sağ kesimin benimsediği her şeyi sol kesim şiddetle reddediyordu, aynı şekilde sol kesimin benimseyip kutsallaştırdığı her şeyi araştırmadan soruşturmadan sağ kesim reddediyordu, işte bu türkü ve benzerleri de bu senaryoya kurban edilmiş ve bütün planlar bu minval üzerine kurulmuştu, ülkemiz üzerinde intikam hedefleri olan emperyalizm Sevres’te planları suya düşünce ve Losanne Antlaşmasını sindiremeyen canavar takımı Genç Cumhuriyet kurulduğu günden beri ellerinden gelen ne kadar kötülük varsa yaptılar ve bir türlü başaramadılar.
Çok eskilere gitmeyeceğim, Yedi düvele hakim olan bir Osmanlı ve onu yıkmak için çalışan güçleri tarihçiler benden daha iyi irdeler, ben yaşadıklarımdan ve bu ülkeye yapılan kötülüklerin deşifresinde aklımın erdiğince konuşacağım.
Ümit Kocasakal’ı dinlerken fark ettim ki radikal bir kabuk değişimi geçiriyoruz. Bundan 10-15 yıl önce kim derdi ki Sayın Bahçeli bu kadar U dönüşü yapacak? Bir yerlerde bazı radikal değişimler kaçınılmaz olmuş sanırım.
Çanakkale’de bu ülkenin kurtuluşu için canlarını veren; Tüm etnik kökenler vermiş oldukları mücadele sonucunda sadece Türk Irkı için mi canlarını verdiler? İşte işin yumuşak karnı burasıdır, Cephelerde ve masalarda kaybeden Emperyalizm intikamını almak için tam bir asırdır her türlü entrikayı denedi ve denemeye de devam ediyor.
Bir ülke; o zamanın zor koşullarında kurulmuş, İstiklal Marşı var, Bayrağı var, bunların yanında bu ülkenin ortak değerleri var ve dikkat ederseniz bir asırdır yapılan sinsi senaryolar hep bunlar üzerinden yürümüştür.
Bu ülkede azımsanmayacak kadar bir Kürt nüfusu var bunu kabul ederek yola çıkalım, sadece Kürt nüfusu olarak bakarsak yanılırız, bir de inanç nüfusu var ve her etnik kökende her inançtan insanımız var.
Yumuşak Karın: Tek dişi kalmış canavar batı Türkiye Cumhuriyeti’nin şu anda bulunduğu coğrafyayı elinden çıkarmakla ne kadar hata yaptığını Losanne Antlaşmasını yaptığı günün ertesinde değil o gün anladı ve Türk Heyetinin gözünün içine baka baka;” Bu gün bu antlaşmayı imzalamak zorunda kaldık, ülkelerimiz yoruldu ancak asıl isteklerimizi bu kağıda not ettik, gün gelecek bu isteklerimiz masanıza tekrar konulacak” gibi bir açıklama yaptıklarını bazı kaynaklardan okuyor ve görüyoruz, böyle bir söylem olmazsa dahi genç cumhuriyetimiz kurulduğundan beri uygulamaya koymaya çalıştıkları; etnik köken kışkırtmaları ve iç isyanlar, mezhep kışkırtmaları, askeri ve sivil darbe planları, sağ-sol çatışmalarını planlamalar vs. Sözün özü: tek diş kalmış batı medeniyeti canavarı bu ülkenin bu ülkede yaşayanlara kalmaması için ellerinden gelen her türlü entrikayı denediler henüz başaramadılar. Eğer biz kendi ailemiz içinde ortak bir noktada vatanseverlik, ortak değerlere sahip çıkma gibi konularında sağlam bir konsensüs organize edemezsek düşman emellerinden asla vaz geçmeyecek ve onların hainlik havuzuna su taşıyacak epeyce yerli işbirlikçi bulmakta zorlanmayacaklarını anladığımız gün vahşi batının planlarını çöpe atabiliriz, aksi halde her türlü zenginliğimiz olmasına rağmen bizleri her zaman fakirlie mahkûm ederek mali yönden ülkemizi işgal etmeye devam edecekler.
Şimdi; Bahçeli’nin Yapmış olduğu “U” dönüşü, Ümit Kocasakal’ın çıkışı ve diğer radikal açıklamalara bakarak günü birlik yorum yapmaktansa köklü çözümleri kendi ellerimizle yapmamız kaçınılmaz hal almıştır. Bana göre çözüm anahtarı : Demokratik, laik hukuk devletinde yatmaktadır, tüm bireylerin ortak bir noktada buluşması vatanın bütünlüğünün teminatıdır. Farklılığımız üstünlük üzerine değil güzellik üzerine kurduğumuz gün her şeyi ile zenginlik fışkıran bu coğrafyada sadece mutlu olmayız İsmet İnönü’nün Mudanya’da yumruğunu mermer masaya vurarak kırmasını tekrarlayabiliriz…