Bartın ile İstanbul arasında şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan Efetur firmasına yönelik eleştiriler artarak sürüyor. Geçtiğimiz aylarda meydana gelen ve bir şoför ile bir muavinin yaşamını yitirdiği trafik kazasının ardından gündeme gelen iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu.
Ocak ayında Anadolu Otoyolu’nun Bolu kesiminde yaşanan kazada, uzun yıllardır firma bünyesinde şoför olarak görev yapan Ziya Yılmaz hayatını kaybetmişti. Mesleğini yıllarca direksiyon başında sürdüren Yılmaz’ın vefatının ardından, şirketin aileye yeterli desteği sağlamadığı yönünde iddialar ortaya atıldı.
Aile: “Maaşı Ödenmedi, Destek Sağlanmadı”
Yılmaz’ın yakınları, kazanın sonrasında firma tarafından maddi ya da manevi herhangi bir destek verilmediğini ileri sürdü. En dikkat çeken iddia ise, yaşamını yitiren şoförün hak ettiği maaşın ödenmediği yönünde oldu.
Aile fertlerinin açıklamalarına göre, Ziya Yılmaz’ın kaza öncesinde yoğun bir çalışma temposuna maruz kaldığı ve 12 gün aralıksız çalıştırıldığı öne sürüldü. Ayrıca bazı çalışanların da benzer ağır şartlar altında görev yaptığı ve zaman zaman mobbing uygulamalarıyla karşılaştığı iddia edildi.
Denetim Talebi Gündemde
Aile ve yakın çevresi, olayın yalnızca bireysel bir mağduriyet olmadığını, firma bünyesindeki diğer şoförlerin de benzer koşullarda çalıştığını savunuyor. Bu çerçevede, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından şirketin çalışma düzeni ve uygulamalarına yönelik kapsamlı bir inceleme yapılması talep edildi. Aile, hem kendi yakınları hem de sektörde görev yapan tüm şoförler adına gerekli adımların atılmasını istiyor.
Kamuoyu Açıklama Bekliyor
Kazanın ardından gündeme gelen bu iddialar, şehirlerarası taşımacılık sektöründeki çalışma koşulları ve işveren sorumluluğu konularını yeniden tartışmaya açtı. Olay, sektörde çalışan personelin hakları ve denetim mekanizmalarının yeterliliği konusunda daha sıkı uygulamaların gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıdı.


