TTK nın Zonguldak da ki ocakları müfettiş raporuyla kapatıldı.
Uygunsuzluklar vardı bunlar müfettiş raporu ile tespit edilince eksiklikler giderilene kadar TTK’nın Kozlu, Karadon ve Üzülmez işletmelerinde üretime ara verildi.
Konuyla ilgili bilirkişi tespit edildi.
Bilirkişi heyeti gerekli incelemeyi yapıp raporu mahkemeye sundu ama müfettiş yeterli bulmayarak ocakların işletilmesine müsaade vermedi.
Bu madenlerde Türkiye Taşkömürü Kurumunun organizasyon şemasına baktığımızda:
Hiyerarşik sıralama gayet donanımlı kişilerden oluşuyor.
Donanımlı diyorum, çünkü böyle kritik bir işletmede iş bilmeyeni tecrübesiz, konuyla bağlantısı olmayan, hatır gönül, akraba gibi hiyerarşik bir yerleştirme olmaz.
Maden çıkaran işçilerin bile yetenekli ve donanımlı olması gerekir. Böyle önem arz eden bir enerjiyi öyle sıradan yöneticiler ve sıradan çalışanların çıkarması mümkün mü sizce?
Birde rödovanslı özel işletmeler ve kaçak ocaklarımız var.
Bir tarafta eksiklik var ve iş güvenliğini tehdit ediyor diye binlerce emekçinin çalıştığı madenler anında şalter kapatıyorken diğer taraftan özel ya da kaçak işletilen ocaklarda ihmallerden can kaybı meydana geliyor.
Kamuda da insan çalışıyor özelde de.
Birinde bu hassasiyet devreye giriyorken diğerleri neden denetime tabi tutulmuyor?
Kamuda çalışanın canı can da özel de çalışanın canı patlıcan mı?
Peki hala “kaçak” olarak tabir edilen ocaklar nasıl üretime devam edebiliyor?
Zaman zaman kaçak ocaklar patlatılarak kapatıldı diye duyuyoruz.
Kapatılan bu ocaklar nasıl tekrar üretime geçiyor?
Çoğu zaman TTK zara ediyorsa özelleşsin denilir. Devletin sırtında bir kambursa bu işletmeler özele devredilsin bakın nasıl kâr ediyor gibi yorumlar yapılır.
Birçok kurumda bu denenmiş ve Devlette iken zarar eden kuruluşlar özelleştikten sonra uçuşa geçmiştir.
Peki TTK özelleşmeli midir?
Uzun yıllardır TTK nın zarar ettiğini dinliyoruz. Devler bu zarar eden kuruluşu kapatmıyorsa muhtemelen bizlerin bilmediği bazı gerekçeler ve gerçekler vardır. O sebeple özelleşsin demek bilmeden ön yargılı yorum yapmaktan başka bir şey değildir.
Merve Kır denilince CHP, CHP denilince Merve Kır aklıma geliyor!
CHP Zonguldak kadın kolları eski başkanı ve kadın kolları eski genel başkan yardımcısı görevlerinde bulunmuş ve temsilde CHP yi asla eksik bırakmayan Merve Kır Müftüoğlu CHP den istifa ettiğini duyurdu.
Siyasete tam zıddı bir eksende devam edeceğini ve yeni adresinin Yavuz Ağıralioğlu’nun Anahtar partisi olduğunu söyledi.
Muhtemelen burada üst düzey görevler alacak ve ilk seçimde Milletvekili adaylığına çıkacaktır.
Siyasetin bu kadar içinde olan birinin böyle bir hedef koyması da yadırganmaz.
Bunlar Merve hanımın bileceği şeyler. Asıl CHP bu istifaların neresinde?
Belediye başkanları, meclis üyeleri derken partide bir güç teşkil eden, ağırlığı olan bazı isimlerin de istifa etmesi CHP genel merkezini rahatsız etmiyor mu?
Şunu atlamayalım. İstifa edenler sadece parti yönetiminden, yönetim kurulundan istifa etmiyor.
CHP parti üyeliğinden istifa ediyor!
Gözünü CHP de açmış.
Bir sürü genel başkan görmüş,
18 yaşına girer girmez partiye koşarak üye olmuş,
Yıllar içinde çeşitli kademelerde uzun yıllar görev yapmış ama “terlik aday olsa oyumu yine de CHP ye veririm” demiş ama ne olduysa parti üyeliğinden istifa eder duruma gelinmiş.
Haftalardır CHP li bazı yorumcular parti içinde ki rahatsızlıkları her alanda dile getiriyor. Bunları eleştiri olarak almak yerine konuşuyor diye disipline vermek, partiden atmaya kalkmak sanırım ters tepiyor.
Mehmet Çelebi