İran stratejik olarak savaşın başından bugüne kadar hata yapıyor.
İlk hatası Abd savaş gemilerinin İran deniz sularına elini kolunu sallaya sallaya gelip park etmelerine müsaade etmesiyle yaptı.
Oysa Turmp’un Abd den ahkam kesip kuru sıkı sallayarak gönderdiği daha birinci gemi menzile girdiğinde onu vurup batırmalıydı.
İkinci hatası Dini Liderini ve komuta kademesini koruyamaması oldu.
Dahası babasının yerine geçen Mücteba Hamaney’i de koruyamadı!
Üçüncü hatası Amerikan üstleri var diye Arap ülkelerini vurmak yerine her saldırıyı İSRAİL’e yapmış olsa asıl aktör olan İsraile büyük kayıplar verdirerek savaşta büyük bir zafer elde etmiş olacaktı. Bu aynı zamanda Yahudileri alaşağı ettiği için tüm dünya gözünde itibar kazandıracaktı.
ABD başkanı Trump’ın Abd topraklarında ki ininden verdiği talimatların da hiç bir tesiri olmayacaktı (zaten yok da).
Trump kilometrelerce uzaktan kuru sıkı palavra sallayarak üstün gelmeye çalıştı. Oysa İran “maçan yiyorsa beyaz saraydan çık askerlerinin başına geç, gel de senin postunu delelim!” diyerek onu tahrik etmeliydi.
Trump, Abd yi terk ederek savaş bölgesine asla bedenen yaklaşamadı.
Yaklaşamazda!
Ve haliyle uzaktan izlemeye ve atıp tutmaya devam edeceği için dünya devletlerine karşı onun son günlerini korkarak yaşayan bir zavallı gibi görünmesini sağlayabilirdi.
ABD Natodan çıkarsa ki inşaallah böyle bir hata yapar. O zaman zevkine düşkün, paralarını hesabını bilmeyen ve ABD nin kölesi olan Müslüman ülkelerin korkak liderlerinin de kurtuluşu olacaktır.
Tabi Abd ye başka türlü paçalarını kaptırmadıkları sürece..
İran'ın ABD üslerinin bulunduğu körfezde en çok hedef aldığı ülke Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olurken, onu sırasıyla Kuveyt, Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan ve Ürdün takip ediyor; Umman ise en az hedef alınan ülke konumunda.
İran Abd üsleri sebebiyle bu ülkeleri vururken sadece üsleri değil şehirleri de vurdu. Bu durum abd nin araya nifak sokmak, onları savaşa sürüklemek için yaptığı bir taktikdi.
Amerikaya uşaklık eden kukla liderlerin ABD in bu planını anlayacak kapasiteleri yok, olsa da paçalarını kaptırmışlar. Şimdiye kadar ülkeler sadece üsler kanalıyla İran topraklarına füze gönderdi. Kişiselliğe dönüşürse körfez savaşı kaçınılmaz olur.
İran, bu ülkelerde ki Abd üslerine nokta atışı yapmalı, en gelişmiş silahlarla vurmalı ve üstlerde ki silah ve Mühimmat depoları yok etmeliydi.
Bu savaşın kazananı yoktur. Hiç bir savaşın kazananı olmamıştır..!
Bazılarımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyor.
Türkiye savaşa girmeliymiş,
İsrail’i mesai bitene kadar yok edermiş,
Fiillen savaşmadığımız halde enflasyon artıyormuş,
Her çeşit ürüne sürekli zam geliyormuş..
Petrol fiyatları söyle yükselmiş,
Tarım ve hayvancılık bittiği için dışa bağımlılık varmış;
Muş belediye başkanına neden milli maç öncesi baskın yapılmış..
Miş miş, mış, mış..
Dünyadan birhaber yaşayanlar, ya da işlerine geldikleri gibi davrananlar böyle zırvalayıp duruyor.
Türkiye’nin özellikle son yirmi yılda ki istikrarlı yönetimi ile sağladığı iç ve dış güven ortamı burnumuzun dibinde ki savaşın bile umurumuzda olmadan günlük yaşamımıza devam etmemizi sağlıyor.
Yakıt zamlarının nasıl çıktığı ortada. Dünyaya bak diyorsun, her yerde aynı sorun var ve hatta Türkiye’den daha fazla artışlar söz konusu diyorsun.
Sen dünyanın neresine gittin, yaşadın mı orada diyor!
Türkiye savaşa girse ilk kaçacak olanlar neden savaşmıyoruz diyor!
Bu kafayla mücadele etmek tam bir zaman kaybı.
Diplomalısı da aynı, cahili de aynı..
