İnsan bazen hayatı yaşadığını sanır; oysa çoğu zaman sadece içinden geçer. Yağmur tenine değmemiştir,güneş ruhunu ısıtmamıştır.

Renkleri görür ama hiçbirini içine almaz.
Çünkü asıl eksik olan zaman değil, fark ediştir.
Bir sabah ansızın yağmura yakalanmak gerekir.
Islanmaktan kaçmadan, sığınacak bir çatı aramadan…
Soğuk damlaların deriye değil,içe değdiğini hissetmek gerekir.
Sonra güneşe çıkıp kururken,aslında sadece bedenin değil,yüklerin de hafiflediğini anlamak…
İnsan,gördüğü her güzelliği tüketmek için değil,içinde çoğaltmak için vardır.
Bir gökkuşağının altından geçmek; sadece bir doğa olayına tanıklık etmek değildir.
Her rengin,insanın iç dünyasında bir karşılığı olduğunu fark etmektir.
Sevinç sarıdır mesela,umut yeşil…
Acı bile siyahtan ibaret değildir,içinde öğrenmeyi saklar.
Bir gülü koklamak, basit bir alışkanlık gibi görünür.
Oysa insan bazen bir kokuda geçmişi, bazen de hiç yaşanmamış bir geleceği bulur.
Sevdiğinin nefesini hayal etmek,aslında insanın bağ kurma ihtiyacının en saf hâlidir.
Kalp, dokunamadığını bile sahiplenir.
Çünkü sevgi mesafe tanımaz.
Yaşamak,takvim yapraklarına yazılan bir süreç değildir.
Yaşamak; hissedebildiğin, yanabildiğin, umut edebildiğin kadardır.
İnsan kaç yaşına gelirse gelsin,kalbi sevgiyle temas ettiği sürece genç kalır.
Çünkü yürek, zamanla değil, ilgisizlikle yorulur.
Korkular insanı kıyıya bağlar.
Oysa insanın doğasında açıklara gitmek vardır.
Kontrol etme arzusu arttıkça,özgürlük daralır.
Bırakmak gerekir bazen…
Kendini, düşüncelerini,hatta geçmişini…
Bir yelkenli düşün…
Rüzgârı kontrol edemez ama yönünü belirleyebilir.
İnsan da böyledir.
Hayatın getirdiklerini seçemez belki ama onlara nasıl karşılık vereceğini seçer.
Cesaret,korkunun yokluğu değildir.
Korkuya rağmen adım atabilmektir.
Kalp, en doğru pusuladır;çünkü insan en çok iç sesini susturduğunda kaybolur.
Sevgi ise bu yolculuğun tek gerçek yakıtıdır.
Sevmeden yürüyen yorulur, sevilmeden yürüyen eksilir.
Sevgi,insanın içindeki boşluğu doldurmaz sadece; ona yön verir.
Geç kalmak diye bir şey yoktur aslında.
Sadece başlamaya cesaret edilemeyen anlar vardır.
Hayat beklemez ama insan kendini bekletebilir.
Bugün bir adım at.
Bir yağmura çık,bir gökyüzüne bak,bir kokuyu içine çek…
Kendine yaklaş...
Çünkü yol uzun değil.
İnsan,kendine varana kadar yoruluyor.

Murat İLERİ