Bir süre önce Doğalgaz da ve Elektrik te tüketim sınırları ve tüketim oranlarına göre Devlet desteği yapılacak değerler açıklandı.
Ardından %25 zam olayı gündeme geldi.
Mayıs ayı Doğalgaz tüketimi Nisan ayının neredeyse yarısıyken ödenecek tutarın Nisan ayında ki tutara denk gelmesi ve hatta daha fazla çıkması faturayı eline alan herkesi şoka uğrattı.
Faturalarda ki devlet desteği büyük ölçüde düşürülünce vatandaşlar sürpriz bir fatura ile karşı karşıya kaldı.
Örneğin Nisan Ayında ki tüketim bedeli 6800 TL olan ve 3700 TL Devlet desteğinden sonra ödenecek fatura 3100 TL iken,
Mayıs ayında Tüketim Bedeli 3900 TL olan faturada, devlet desteği 950 TL sonrasında 3000 TL ödenecek tutar yansıtılmış!
Elektriklerin bir ay gecikmeli yazılması ve Devlet desteğinin bu faturalarda da düşürülmesi Mayıs ayında tüketiciye ikinci şoku yaşattı.
Öküzün altında buzağı arayanlar için de bulunmaz bir fırsat ortaya çıktı ve “Devlet milletinden desteğini çekti” şeklinde yorumlanmaya başlandı.
Bayram öncesi uygulamaya sokulması düşüncesizce yapılan bir uygulama gibi duruyor.
Oysa Emekli zam ayında uygulamaya sokulsa daha etik olabilirdi.
Vatandaş;
"Doğalgazın büyük bölümünü kendimiz üretiyoruz, Dünya da ki en büyük barajları inşaa edip Elektrik üretimimizi de her geçen gün artırıyoruz. Kendi kaynaklarımızdan ürettiğimiz enerjiler neden dışarıdan alınan gibi pahalı oluyor?" diye haklı olarak soruyor.
Kendi ürettiğimiz ve gurur duyduğumuz TOGG otomobil de aynı.
Yurt içi satışlarında aynı segmentte ki diğer markalardan daha düşük fiyata satılması gerekmez mi?
Anlaşılan o ki, kapı kapı gezen Ak Parti teşkilatları vatandaşların sorunlarını dinlemiş, onların derdiyle dertlenmiş ama bu sorunları gerekli yerlere iletememiş!
***************
İmza Yetkisi var Sorumluluğu Yok! Deli mi Bu?
Basına yansıyan ifadelerden yola çıkarak yazıyorum.
Bir belediye başkanı çeşitli itham ve iddialar ile yargılanmaya başlıyor.
İddialar yolsuzlukla ilgili.
Savunma metinlerine bakıyorsunuz bana getirdiler okumadan imzaladım,
Benim izinli olduğum dönemde yardımcım benim imzamı taklit ederek evrak imzalamış, üzerinde durmadım.
Böyle saçma bir savunmanın cezasız kalması mümkün mü?
Pekala mümkün. Git evine, ev hapsindesin, yat, kalk, günlük yaşamına devam et.
Bir kişinin yetersizliği doktor raporu ile ispatlanır. Deli raporun vardır, cezai ehliyetten yırtar, atığı imzadan sorumlu tutulmaz.
Yetersiz olanın seçme ve seçilme hakkı da yoktur.
Bu ne şimdi?
Devrek önceki dönem belediye başkanı yetersizken mi belediye başkanı oldu?
Türkiye’de nerede adliye varsa hemen hepsinde benzeri davalar görülüyor. Çünkü ülkenin her yerinde bu yolsuzluk dosyaları sebebiyle birçok belediye başkanı görevden el çektirilip yargılanacağı günü bekliyor.
Savunmaları da birbirinin neredeyse kopyası gibi.
Görmedim, duymadım, bilmiyorum.
İmza için onlarca dosya geliyor onlardan biri zannettim. Vs.. vs..
Bu dosyaların birinden çıkacak bir tutuksuz yargılanma, ev hapsi vb sonuçlar tüm davalar için emsal karar teşkil edecektir.
Gözünüzle görseniz de kimseye “çaldı” diyemeyeceksiniz.
Ve bu kişiler bu kadar kamu zararına rağmen tekrar aday olup imza atma ve sorumluluğu üstlenmemeye devam edecekler.
Bir de etkin pişmanlık konusu var.
İnsan oğlu bu beşer şaşar.
Hata insana mahsus.
Ancak; kaymağını yerken, malı götürürken bir şey yok,
Yakalanınca etkin pişmanlık ile yırt!