2014 yılında Filyos limanı ihalesiyle birlikte bölgemizde çok güzel gelişmeler oldu.
Liman sahasına paralel başlatılan Filyos çayı ıslahı ve sedde çalışmaları Devrek ten Deniz’e kadar değerlendirilecek devasa bir araziyi ortaya çıkarttı.
Suyun akışı ile birlikte her yıl yatağını değiştiren filyos çayı sedde çalışmasından sonra dizginlenerek sağa sola sapmadan tek bir güzergahtan akmaya başladı.
Özellikle Çaycuma belediyesi ıslah çalışmasıyla ortaya çıkan bu atıl araziyi TOKİ konutları, kamu yatırımları ve sosyal projeleriyle çok iyi değerlendirdi.
Çaydeğirmeni Belediyesi keza öyle. Irmak kenarına adeta bir şehir kuruldu.
Çaycuma da Tarım OSB,
Bakacakkadı da girişim sanayi sitesi kuruldu.
Gerçek ya da tüzel kişiler milli emlaktan kiralama usulü ile yine bu ortaya çıkan alanlarda tarım yapmaya başladılar.
Liman sahasında iş yapan bir firma Saltukova beldesi sınırları içinden geçen Filyos çayı kenarına bin kişilik konaklama ve üretim tesisi yaptı.
Kabul etseler de etmeseler de bu yatırımların hepsi Ak Parti iktidarları döneminde ortaya çıktı.
Bölgede neredeyse işsiz kalmadı.
Bu makalede asıl işlediğim konu Ak Partinin bölgemizde ki icraatlarını anlatmak değil.
Son yıllarda ki sanayi yatırımları ile birlikte ortaya çıkan istihdam neticesinde çeşitli bölgelerden, kültürden ilimize göçler yaşandı.
Çalışan sayısı artıkça bölge esnafında sıcak para girişi bir o kadar hareketlendi.
Bunlar işin artı yönleri.
Birde buraya çalışmaya gelen kişilerin yaşam tarzları, davranışları.. İçlerinde iyi örnekleri olsa da kötü örneklerde ortaya çıkmaya başladı!
Bir arkadaşım aradı, dedi ki:
“Ağabey, bu ırmak kenarında ki sahaya kurulan firmanın çalışanları Saltukova merkezde banklara oturarak aleni içki içiyorlar.
Çocuk parkları öyle.
Bugün belki sayıları az lakin önüne geçilmezse beldemizde dirlik düzen, huzur kalmayacak”.
Haksız da değil
Bundan yıllar önce Antalya Serik te daha önce çocukların koşup oynadıkları, ailelerin oturup sohbet ettikleri, çay demleyip içtikleri yerlerde bir süre sonra it-kopuk takımı türedi.
Ellerinde alkollü içecekler, ağızlarında küfür, çocuk parkına bırakın çocukların gitmesi yetişkinler bile gidemez oldu.
Kepez de yaşadığım mahalle de ondan farksız değildi.
Gecenin bir vakti mahallenin ortasında kaldırımlarda içki içenler, argo konuşanlar,.
Bir vakit sonra motor seslerinden evlerin içinde bile oturulmaz oldu.
Bir çok kez şikayet etmemize rağmen emniyet olay yerine tepe lambasını yakıp ya da ara ara sirenini çalarak geldiğinden çevreye rahatsızlık verenler anlık ortadan kayboluyorlar sokakları boş gören emniyete karşı biz yalancı konumuna düşüyorduk.
Liman sahasında personel çalıştıran her firma çalışanlarını bu konularda uyarmalılar.
Valilik, kaymakamlık, emniyet müdürlüğü, Jandarma bu firmalara gereken uyarıları yapmalılar.
Yoksa sokaklarda huzura hasret kalacağız..
Sokakta Sıfır Atık, Evler Çöp Dolu
Sıfır atıkla ilgili ilk çalışma turizmde çalıştığım dönemde yapıldı.
Turizm tesislerinde bununla ilgili gerekli düzenlemeler hayata geçirildi.
Çalıştığım tesis bölgede sıfır atık projesi kapsamında ilk ödül alan işletme oldu.
O süreçten bu güne kadar proje çeşitli aşamalardan geçti.
En son yapılan uygulama da ise vatandaşları çevreye karşı daha duyarlı olmalarını sağlamak adına yakın zamanda sıfır atık projesiyle alakalı geri dönüşüm iade istasyonları kuruldu.
Günlük 50 iade ile sınırlı olan bu istasyonlarda biriktirilen pet, cam şişe gibi atıklar karşılığında her biri için 1 TL hesaplara otomatik geçiyor.
Kampanyanın ilk günüde 4,5 milyon TL lik atık iadesi yapıldığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığında açıklandı.
Her semtte benzeri iade merkezlerinin yaygınlaşacağı bilgisi var.
Benim 4 yaşında ki torumun bile nerede pet şişe görse onu alıp poşetine dolduruyor.
Bu şekilde çevreye duyarlı bir nesil de çekirdekten yetişiyor.
Ancak ortada bir sorun var.
Benim evimde bine yakın pet şişe birikti.
Sadece bizde değil her üç haneden birinde benzeri birikim söz konusu.
Geçenlerde bir sağlık kuruluşunda sıra beklerken orada ki görevliler kendi aralarında evlerinin bir odasını pet şişeler için ayırmak zorunda kaldıklarını konuşuyorlardı.
Bölgemizde bir tane iade istasyonu var o da ne zaman sistemden kontrol etsem “dolu” olarak gösteriyor.
Yakın zamanda bu atıkların iadesiyle alakalı farklı sistemler geliştirilmezse bir süre sonra ya evler çöp eve dönüşecek ya da sistemden dolayı vatandaş konuya ilgisiz kalacak.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığını, il müdürlüklerinin konuyla alakalı basit ama etkili çözümlerini bekliyoruz.
Mehmet Çelebi