Bu kenti seven birkaç insan acilen aranıyor.

Yakın zamanda gerçekleşecek radikal değişimleri görebilen, bundan daha da önemlisi bu kenti sevebilen, potansiyel olarak birçok şehirde olmayan fırsatları bu kentin lehine çevirebilecek vizyonu olan birkaç insan asgari müşterekte bulunabilirse ortaya mucizeler çıkar ve o birkaç insan da bu kentin hafızasında derin izler bırakır.

Bu anlattıklarım bir ütopya değil, ben de o birkaç insan içinde olmaktan gurur duyarım ama şov peşinde değilim.

Önce şu “siyasi şov” meselesine bir bakalım: Ne zaman erken veya zamanında bir seçim ihtimali görünse adı esamisi ortalarda olmayanlar bir anda ortaya çıkarak bulunmaz Hint kumaşı olduklarını anlatmaya çalışırlar, eğer iktidarda muhafazakâr bir parti varsa ilk iş olarak sanal ortamlarda çeşitli ayetler paylaşmaya, tanısın tanımasın gittiği cenazelerden fotoğraflar yayınlamaya, tanısın tanımasın hasta ziyaretlerinden paylaşımlar yapmaya kısacası ne kadar basit şov varsa hepsini denemeye kalkarak içi boş şov partileri yapmaya başlarlar.

İktidarda sosyal demokrat bir yönetim varsa bu defa da yerelde olsa genelde olsa kendilerinin ne kadar ilerici olduklarını, kendilerinden başkasının sosyal demokrat olamayacağını, yerel bazda da bu kente yapılacak hizmetleri ancak kendisinin yapabileceğini diğerlerinin yapamayacağını işlemeye çalışırlar. Bunları bir kenara bırakıyorum.

Bir başka cephe de: Bu kentin doğu Karadenizlilerden bir an önce kurtulmasını, bu kenti en çok Zonguldaklıların sevebileceğini diğerlerinin çıkar peşinde olduklarını işlemeye başlar ki bu bir nevi küçük ama mide bulandıran faşizm olduğunu söylemek isterim. Sayın Cumhurbaşkanı Rizelidir ama yıllarca İstanbul’u yönetti, şimdi de Ülkeyi yönetiyor.

Neden birkaç insan;

Bölge olarak yakın bir zamanda ki bu en fazla 3-5 yılı geçmez, öyle radikal değişimlere hazırlanıyor ve bu değişim o kadar hızlı olacak ki bizler kendi içimizde birbirimizi yerken ortaya çıkacak nimeti yine dışarıdan gelecek sermaye sahipleri yiyecek ve bizler de o sermaye sahiplerine işçilik yapmaya devam edeceğiz.

Bu kentte yaşayan kim varsa oralı-buralı olduğuna bakmaksızın kim bu kent için yaklaşan değişimi görüyor ve elini taşın altına koymaya çalışıyorsa ona yardım etmek için elimizden gelen katkıyı yaparak bu radikal değişimlerden bu kentin insanının azami faydalanmasını sağlayalım derim.

Madenler artık eski havasında değil ve zaten devlette bir an önce bu sektörün sonlanmasını istiyor gibi bir tavrı var veya ben öyle görüyorum

Bölge olarak muazzam bir potansiyel yanı başımızda yükselmeye devam ederken ve bunu durdurmaya imkan yokken neden bu bölge insanımızdan birkaç insan çıkıp bu sektörde söz sahibi olmasın?

Filyos Endüstri bölgesinde yükselen dinamik bir potansiyelden başlıyorum; Gökçeler, Filyos, Türkali, Göbü, Muslu, Çatalağzı, Kilimli, Zonguldak, Kozlu, Ereğli’ye kadar olan tüneller silsilesi, 3-5 yıla kalmaz bu dev proje bittiğinde bölge insanımız ve bu bölge radikal bir şekilde kabuk değiştirecek, bunu söylerken fal bakmıyorum realiteden söz ediyorum, Bölge olarak; Karayolu bağlantılarımız mükemmel, deniz yolu bir o kadar, demiryolu zaten her zamanki gibi can damarımız, havayolu ha keza… Enerjide de oldukça güçlü bir yerimiz olduğu da bir gerçek…

Şimdi bu bölge iş insanlarına naçizane sesleniyorum: “Fırsat kapınızda” İlginize… Bilginize…

“BİRKAÇ CESUR İŞ İNSANI”