Zonguldak'ta TTK denen bir kurum var ve bu kurumun ekmeğini yemeyen, suyunu içmeyen kimse kalmadı, zaman zaman yerlisi, ecnebisi uğradılar, damarlarını sömürdüler çekip gittiler, tamamı bu kenti merdiven gibi kullandılar ve hep nankörlük ettiler, şimdi de deniyor ki kurum 30 milyar zara açıklayacak, ne olacak bu kurumun hali? Ellinizin körü olacak!
Gözümüzün önünde koskoca bir imparatorluk eriyor ve bizler trene bakıyoruz, yarın vicdan azabı çekeceğiz.
Bunlar kimlerdir: A partisi, B partisi demiyorum bu kentin siyasetçisinden ,sendikacısına kadar herkes vicdan azabı çekecek, dün-bu gün de demiyorum 1980 yılından bu yana kimler bu kurumu sömürüp de bir şey yapmadı ise ve köklü çözüm yerine pansuman tedbirlerle günü kurtarmaya çalıştı ise onlara diyorum, umarım vicdan azabından dert sahibi olmazlar.
Ben naçizane elimdeki imkanları kullanarak bu kurum için çözüm önerilerimi değişik platformlarda dile getirdim ve en yakın partili milletvekillerim bile beni yok sayarak bu sürece daha çok katkı yaptılar, oysa benim mevki, makam, para-pul gibi bir derdim yoktu her şeyim bu kent sayesinde oldu şükürler olsun ama babamın bile bu kentten ekmek yediği bir teknenin batmasına gönlüm hiç razı olmadı ve olmayacak, bölgenin siyasetçileri ve sendikacıları yandaşlarını ve akrabalarını danışman olarak tayin ederek onlara neyi danıştılar bu kentin bunu da sorgulaması gerekirdi, oysa bizim gibi gönüllü askerler bu kentte yediği ekmek hatırına hiç bir beklentimiz olmadan neler yapmazdık, bakın burada çoğul kullanıyorum çünkü bu kenti o kadar çok düşünen gönüllüler tanıyorum ki bir kenarda silinip gittiler ve gitmeye devam ediyorlar, sayın Valinin son açıklaması bile çaresizliğin bir yansıması gibiydi, ilerleyen zamanda işler düzelecek gibi bir açıklama bile bizleri üzmüştür... Çok üzgünüm çok...
Allah'ını seven dönülmez yola girmeye ramak kaldı, bu kurumu bu SON VİRAJ'dan kurtarın yazık oluyor...