Ak Parti teşkilatlarında yoğun bir çalışma programına şahidiz. Hemen her teşkilat özellikle sosyal medya hesaplarından dolu dolu paylaşımlar yapıyor.

Esnaf ziyaretleri, mahalle gezileri, evlere misafirlikler...

Bu hareketliği gören vatandaşlar “iktidar ne kadar erken seçim yok dese de bu çalışmalar seçim startından başka bir şey değil” diye yorumluyorlar.

Sadece iktidar partisinde değil cılız da olsa muhalefet partilerinde de bir hareketlilik söz konusu. Onlar henüz sokağa çıkmasa da düzenli olarak yapmadıkları teşkilat toplantılarına ağırlık verdikleri gözleniyor.

Bu da ister istemez 2027 de bir erken genel seçimin olacağı mesajını veriyor.

Zamanında ya da zamanından önce, er ya da geç sandık halkımızın karşısına gelecek.

Whatsapp Image 2026 05 04 At 13.30.53

Burada, seçim tarihinden ziyade;

* Kimler aday olacak,

* Vizyonları ne,

* Ülkeye, seçim bölgelerine, vatandaşlara ne katkıları olacak,

* Parası çok olan mı yoksa hizmet aşkı için yanıp tutuşan mı meclise gidecek?

Sorularının cevaplarına yoğunlaşmak gerekiyor.

Tüm siyasi partiler “yüzde kaç oyumuz var” dan ziyade “Halk kimi milletvekili olarak görmek istiyor, niçin?” Sorusuna cevap aradığı bir anket yapmalılar.

1999 genel seçimleri öncesi Türkiye gazetesi okur köşesine bir mektup göndermiştim. Geçmiş zamanda aldığım notlarıma göz atarken klasör de bu yazı gözüme çarptı.

O yazımda, milletvekili adaylarında olması gereken özelliklerinden bahsetmiştim.

Yeşilçam oyuncusu ve çizgi roman yazarı Merhum Süleyman Turan’ın çizimiyle gazetede yer alan o mektubumu bugün ki köşe yazımda konu edeceğim.

Türkiye 28 MART 1999 PAZAR

İktidar, yağma kapısı olmasın!

Kimi milletvekillerinin aday listelerinde yer almaması üzerine hizmet askı ile tutuşup isyanları oynaması ve kimi milletvekili adaylarının da bol kepçe vaat dağıtması karşısında seçmen olarak çağrıda bulunan okuyucumuz milletvekili ve belediye başkan adaylarına sesleniyor.

Onlara doğruluk, dürüstlük ve samimiyet sınavından geçirmek üzere bazı sorular soruyor.

Bu sorulara olumlu cevap verecek adayların seçilmeye hakkı bulunduğuna işaret ediyor.

Hizmet aşkı için yanıp tutuşan adaylara yeterince kadri bilinmeyen cevherler olarak etiket koyan okuyucumuz mektubunda şöyle diyor:

"Bir Türk seçmeni olarak çözmek istediğim halde çözemediğim ve anlayamadığım bir husus var. O da bu adaylar böylesine hizmet aşkı ile yanıp tutuştukları halde ve çok becerikli olduklarını söylemelerine rağmen, acaba neden hizmet için bu kadar beklediler?

Hizmet ettiklerinde acaba önlerine set çeken mi oldu? Milletvekili ya da belediye başkanı olmadan halka hizmet çok mu zordur?

Şimdi milletvekili ve belediye başkanı adaylarımıza soruyor ve cevaplarını bekliyorum.

○ Sizler hizmet yapabilmek için o temiz o saf halkın oylarına talip oluyorsunuz; peki siz sadece bir vatandaş olarak üstünüze düşen vazifeleri yaptınız mı?

Örneğin;

○ İş hayatınız da başkalarını ezmeden, üzmeden çalıştınız mı?

○ Memuriyet hayatınızda gerçekten iş ahlakına uygun hareket ettiniz mi?

○ Kendi menfaatinizi bırakıp hiç başkalarını düşündüğünüz oldu mu?

○ Sokakta gördüğünüz insanın ayağına dolaşan bir taşı eğilip kimseye zarar vermesin düşüncesiyle bir kenara koyduğunuz oldu mu?

Çıkarlar söz konusu olduğunda devletinizi ya da milletinizi Ön plana aldığınız hiç oldu mu?

○ Karşılıksız kimseye iyilik ettiniz mi?

○ Siyasi gücünüzü kendiniz ya da yakınlarınız için kullandığınız oldu mu?

Ben diyorum ki doğru vatandaş olmadan sakın ha halka hizmete kalkışmayın. Çünkü bu yalan olur Artık iktidarı kendiniz ve yakınlarınız için ballı kaymaklı kapı olarak görmekten vazgeçiniz.

Hak için, halk için ve dürüst çalışmak için göreve talip olunuz.

Bu konuda samimi iseniz, oylarımıza talip olunuz.

○ MEHMET CELEBİ

Geçen o kadar zamana rağmen Tüm siyasi partilerden Zonguldak seçmeninin oyları ile meclise giren milletvekillerini analiz ettiğimizde daha çok sıradan özellikte ki kişilerin milletvekili vasfı alıp meclise girdiğini görüyoruz.

Bunların içinden Zonguldak milletvekili olarak meclise gidenlerden belki bir iki kişiyi herkesin özlemini duyduğu sıradışı milletvekili olmayı başarmış.

En göze çarpan da partili partisiz herkesin sevgisini kazanan, herkesin takdir ettiği merhum Veysel Atasoy.

Merhum Atasoy sıradışı bir milletvekili olmayı başarmış ya da partisi bu sıradışı bürokratı bulup milletvekili adayı olarak seçilebilecek sıralamadan listesine koymuş.

Siyasi partilerin aday listelerinde geçmişte de günümüzde de benzeri hatalar devam ediyor.

Hep aynı yüzleri görüyorsunuz. Başarılı başarısız fark etmiyor

Hemen her milletvekili seçildikleri ilk günden itibaren bir sonra ki seçimde aday olabilmenin hesapları yapıyor.

Sıradan bir milletvekili ya da belediye başkanının uykularını en çok kaçıran şey bir sonra ki seçimde kendi partisinden aday adaylığı için başvuracak kişi ya da kişiler.

Rakip partiden çıkacak aday ise ikinci planda!

Hal böyle olunca da Koca Köy Zonguldak diye veryansın ediyor halkımız.

Z.Ö.T lar deniyor, K.Ö.T lar deniyor.

Sebep, sıradanlık!

Sıradanlık sadece seçilenlerde değil, seçenlerde de önemli.

Çöp bidonu da aday olsa ona veririm demek sıradanlıktan da daha alt kademe. “Vasat” demek bile bu düşüncede olanlar için yüksek bir seviye.

Toplumsal çıkar olduğunda terliğin etrafında değil çalışacak adayda birleşmeyi becerebilmek gerekir.

Zonguldak’ın önünü açacak, çıtasını yükseltecek SIRADIŞI insanları.. Sonra ki yazımda...

Mehmet Çelebi