Dünyada neler oluyor? Dengeleri kimler bozuyor? sorusunun cevabı net bir şekilde ortada. ABD ve onun jandarması Siyonist İsrail’in başlattığı canavarlık ve vahşet dünyayı da ateş çemberine dönüştürdü.

Filistin’de başlatılan katliamların acıları hala yürekleri yakarken ve durmak bilmeyen katil İsrail devleti yandaşı ABD’yi de yanına alarak bu defa Ortadoğu’yu daha da kan gölüne çevirmek için düğmeye bastı ve İran’ı bombalamaya başladı. Bu da yetmezmiş gibi ABD İran’ı devre dışı bırakmaya çalışırken yandaşı İsrail de diğer Arap ülkelerine bomba yağdırmaya devam ederek savaşı geniş kitlelere yayma girişimlerini sürdürüyor.

Yanı başımızda devam eden savaşı bitirmek için girişimlerini sürdüren Türkiye ise bir an önce ateşkes sağlamaya çalışıyor ama tüm dünya diken üstünde gelişmeleri izlemekle yetiniyor.

Büyük bir devlet geçmişi olan ve kolay yutulur lokma olmayan İran Devleti ise kendisine yapılan bu saldırılara tek başına cevap vererek attığı füzelerle gerek ABD ve gerekse İsrail’e büyük zararlar vermeye devam ederek beni yenemezsiniz mesajı veriyor.

Savaş çanlarının geniş devletlere yayıldığı bu savaşta Orta Doğu'daki yangının nasıl söneceğine dair 4 olası senaryo ortaya çıktı. İşte savaşı bitirecek olası sonlar...

ABD ve İsrail'in saldırılarıyla Orta Doğu yangın yerine döndü. İran saldırılar karşısında misillemelere başladı. Bölgedeki ülkelerde bulunan ABD üsleri bir bir vurulurken İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'i ve çok sayıda üst düzey yetkilisini kaybetti.

ABD Başkanı Donald Trump ise saldırıların 4 ila 5 hafta sürebileceğini hatta kara operasyonunun da masada olduğunu söyledi.

İsrail Başbakanı Bünyamin Netanyahu ise savaşın uzun sürmeyeceğini söyledi fakat nihai hedefin ne olacağı konusu belirsiz kaldı. Washington yönetimi bir yandan İran’ın nükleer programının durdurulmasını öncelik olarak gösterirken, diğer yandan balistik füze kapasitesinin ortadan kaldırılması ve askeri yapının zayıflatılması hedeflerinden söz ediyor.

1. Rejimin ayakta kalması

Geçtiğimiz dönemlerdeki saldırılar da gösteriyor ki güçlü ve köklü rejim değişikliğinin hava saldırılarıyla gerçekleşmesi düşük ihtimal. ABD ve İsrail saldırılarına bir noktada son verebilir. Tahran'da rejim ağır kayıplar verse de sürebilir.

İran’da üç kişilik geçici bir liderlik komitesi oluşturuldu. Olası yeni lider adayları arasında MuctebaHamaney (Ali Hamaney’in oğlu) Hasan Humeyni (İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ruhullah Humeyni’nin torunu) ve eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani var.

2. Rejimin uyum sağlaması

Rejim değişmese de son bulmaması için daha 'uzlaşmacı' bir isim üzerinde anlaşılabilir. Batı ile pazarlık yapabilecek bir isimde karar verilebilir. Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Laricani, Batı’da “iş yapılabilir” bir isim olarak anılıyor. Ancak kamuoyuna yaptığı açıklamalarda sert bir tutum sergiliyor. Bu modelde İran, İslam Cumhuriyeti yapısını korur ancak dış politikada kısmi geri adımlar atabilir.

3. Rejim değişikliği

28 Aralık'ta başlayan rejim karşıtı protestolar İran halkının da rejim değişikliğinden yana olduğunu ortaya koydu. Bazıları, sürgündeki şahın oğlu Rıza Pehlevi'nin geçiş sürecini yönetmesini savundu.

Bir diğer muhalif yapı ise Halkın Mücahitleri Örgütü. Örgütün lideri Meryem Recavi, Batı’da destek bulsa da İran içindeki gerçek etkisi tartışmalı. Ancak İran toplumunun farklı kesimlerinin tek bir lider etrafında birleşip birleşemeyeceği belirsizliğini koruyor.

4. Çöküş ve kaos

Nüfusun büyük çoğunluğu Şii olan İran, Irak gibi mezhepsel olarak bölünmüş bir ülke değil. Ancak bu durum olası bir otorite boşluğunda istikrarsızlık yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.

Doğuda Beluç isyanı, kuzeyde Kürt hareketleri ve bazı Arap ile Azeri bölgelerdeki gerilimler, merkezi otoritenin zayıflaması halinde farklı güç odaklarının ortaya çıkmasına yol açabilir.