Konuşanın başına ne geldiğini görmüşlerdir çünkü. O yüzden kelimeler, insanların ağzında değil,kalbinde çürür.
Her insanın bir derdi vardır burada.Gece olunca sokak lambalarının altına dökülür o dertler. Kimisi sigarasına sarar,kimisi duvara yaslanır,kimisi de yürür durur aynı kaldırımı.
Acı dediğin öyle bağırmaz;sinsidir, içten içe kemirir insanı. Katlanılmayacak gibi değildir aslında…
Ama birileri vardır, tam da iyileşecekken yaranın üstüne basar.Bilerek mi yapar,bilmeden mi, orasını kimse sormaz.
Aşk da eksik olmaz bu şehirde.Her köşe başında yarım kalmış bir hikâye, her parkta unutulmuş bir söz dolaşır.Seven bekler. Bekleyen çürür biraz.Hasret dediğin şey,insanın içini ince ince oyan bir bıçaktır.Çekersin, dayanırsın,alışırım dersin.Sonra biri çıkar,o hasreti büyütür.Bir bakarsın, çile dediğin şey artık senin değil, başkasının elinde bir oyuncağa dönüşmüş.
İnsan konuşmak ister bazen.İçinde birikenleri kusmak, bağırmak,hatta yıkmak ister. Herkesin söyleyecek bir sözü vardır çünkü.Söz dediğin, insanın kendine attığı imzadır.
Ama bu şehirde imza atmana izin vermezler.
Ya sustururlar ya da sustuğuna ikna ederler seni.
En tehlikelisi de budur zaten:İnsan, kendi suskunluğunu kabullendiği an kaybetmeye başlar.
Bir cinayet mahalli gibi düşün hayatı. Herkes masum görünür ama izler ortadadır.
Kimi bakar geçer, kimi görmezden gelir.Az kişi eğilip inceler.O izlerin çoğu çocukluktan kalmadır,birazı aşktan,birazı ihanetten.
Geri kalanı ise insanların birbirine ettiklerinden.
İnsan ruhu garip bir dosyadır;kapattım sanırsın,bir gün ansızın yeniden açılır.Unuttum dediğin ne varsa,bir köşe başında karşına dikilir.
İşte o an anlarsın: Mesele acının kendisi değil,o acıyı sana kimin yaşattığıdır.
Çünkü bazı yaralar geçer, bazıları ise sahibini unutmaz.
Bu şehirde güçlü olan çoktur ama sağlam kalan azdır. Güç,insanı ayakta tutar;ama anlam, onu insan yapar. Anlaşılmadığını hissettiğin an başlar içindeki çöküş. Konuşamadığın her şey,içinde başka birine dönüşür. Bazen bir yabancıya, bazen en büyük düşmanına.
Gece çökerken şehir biraz daha sessizleşir.
Ama o sessizlikte binlerce cümle dolaşır.
Duyulmaz, yazılmaz, söylenmez.
Çünkü herkes bilir:
Bu hayatta en ağır yük,söylenemeyen sözlerdir.
Murat İLERİ