Bugün Zonguldak İmza Gazetesi 10 yaşında...

On yıl,bir gazete için sadece takvim yapraklarının değişmesi değildir. On yıl,yağmura rağmen dağıtılan gazeteler,karanlığa rağmen yakılan ışıklar,susulması istenen yerde söylenen sözler demektir.

Bir şehrin hafızasına tanıklık etmek,halkın sesi olmak,bazen alkışlanmak bazen de bedel ödemek demektir.
Bu on yıllık yolculuğun içinde ben de kalemimle yürüdüm.
Hayat bana kolay yollar sunmadı. Mücadele ettim. Haksızlıklara karşı çıktım.Bedeller ödedim.Dost bildiklerimin sırt çevirdiği günleri de gördüm,yokluğun insanın kapısını sert çaldığı zamanları da yaşadım.Kimi zaman yalnız kaldım,kimi zaman ağır yüklerin altında ezilmemek için yüreğime sığındım.
Fakat hiçbir zaman mağduriyetimi sermaye yapmadım.
Çünkü insanı büyüten şey yaşadığı acılar değil, o acılar karşısında aldığı tavırdır.
Bazıları hayatı sürekli karanlık tarafından okumayı tercih eder.Her sohbetin merkezine kendi yaralarını koyar.Her cümlenin sonuna bir sitem, her günün sonuna bir şikâyet ekler. Acılarının iyileşmesine izin vermezler.Çünkü kimi insanlar yaralarını taşımaktan vazgeçerse kimliklerini kaybedeceklerini düşünürler.
Oysa hayat,insanın düştüğü yer değil, düştüğü yerden kalkmayı seçtiği yerdir.
Ben karakterini menfaatine göre değiştiren insanları da sevmedim. Rüzgârın yönüne göre saf değiştirenleri, güçlünün yanında durup mazlumun sesini duymayanları da...
Çünkü şahsiyet, insanın en zor gününde ortaya çıkar.Kalabalıkların alkışladığı zamanda değil,yalnız kaldığında belli olur insanın kim olduğu.
Yıllardır garibanın, emekçinin,sesi duyulmayanların yanında olmaya çalıştım.Belki dünyanın en güçlü insanı değildim ama dert dinleyen bir kulak,omuz veren bir dost,haksızlığa karşı duran bir yürek olmaya gayret ettim.
Bu yüzden biliyorum ki gerçek zenginlik cüzdanda değil, vicdandadır.
Hayat bana öğretti ki;bazı insanlar zorlukların içinde kaybolur,bazıları ise o zorlukların içinden yeni yollar açar.Aynı fırtınaya yakalanan iki insandan biri sığınacak duvar ararken,diğeri yelken yapmayı öğrenir.
Ben ikinci yolu seçtim.
Acılarımı büyütmek yerine mücadelemi büyüttüm. Kırgınlıklarımı çoğaltmak yerine umudumu korudum. Düşmanlarımı konuşmak yerine dostlarıma sarıldım. Kaybettiklerimin yasını tutarken bile yarınlara dair bir cümle kurmaktan vazgeçmedim.
Belki bizim de tuzumuz ıslandı...
Fakat onu sürekli gösterip merhamet toplamak yerine güneşe bıraktık. Kuruttuk.Yolumuza devam ettik.
Çünkü insanın kaderi başına gelenlerde değil, başına gelenlere verdiği cevapta saklıdır.
Bugün dönüp geriye baktığımda görüyorum ki;dava sahibi olmak kolay değildir.Bedel ister. Sabır ister.Bazen yalnızlık ister.Bazen de en yakınından gelen sarsıntılara rağmen ayakta kalmayı gerektirir.
Fakat bir insan, kendi çıkarı için değil de bir toplumun umudu olmak için yürüyorsa,yorulsa da durmaz.
Benim hikâyem biraz da budur.
Bir kalemin,bir mücadelenin,bir inancın hikâyesi...
Zonguldak İmza Gazetesi'nin 10. yaşını kutlarken; emeği geçen herkesi yürekten selamlıyor,nice yıllar boyunca Zonguldak'ın ve bölgenin sesi olmaya devam etmesini diliyorum.
Çünkü bazı gazeteler haber verir.
Bazıları ise bir şehrin vicdanı olur.

Murat İLERİ