İnsan,en büyük sırlarını çoğu zaman en görünür yerlere saklar.Çünkü bilir ki herkes karanlıkta arayacaktır; kimsenin gözü, ışığın tam ortasına iliştirilmiş hakikate değmeyecektir.

Oysa gerçek, saklandığı yerden değil,vicdanın sessizliğinden konuşur.

İnsan psikolojisi ilginçtir.Gerçeği bilenler çoğu zaman onu anlatmak yerine, karşısındakinin zihnini yormayı tercih eder.
Sorular çoğaldıkça "Sen kafanı karıştırıyorsun." demeye başlarlar. Çünkü hakikati inkâr etmek,onunla yüzleşmekten daha kolaydır.
Dikkati dağıtmak, suçlunun en eski savunmasıdır.

Fakat insanın yüreğine bir kez şüphe düştü mü artık hiçbir perde onu durduramaz. Vicdan,ilahi bir pusula gibidir; yönünü daima gerçeğe çevirir.
Gün gelir,zaman konuşur.Gün gelir, suskunluk dile gelir. Gün gelir,saklanan her şey kendi gölgesinden utanır.

Kötülük de böyledir. Akrep nasıl kendi zehrini taşırsa,kötü niyetli insan da önce kendi ruhunu yaralar.İçindeki karanlığı başkalarının üzerine örterek huzur bulacağını sanır. Oysa kin,sahibinin omzunda taşımak zorunda kaldığı en ağır yüktür.

"Senin iyiliğin için..." cümlesi bazen şefkatin değil, egonun maskesi olur.Sevgi,yöneten değil,özgür bırakan duygudur.Korumak bahanesiyle iradeyi elinden alan hiçbir davranışın adı sevgi değildir.Bir insan sana "Seni koruyacağım." derken seçim hakkını da elinden alıyorsa,uzattığı el aslında bir kapının anahtarı değil, görünmeyen bir kafesin kilididir.

Hayatın özü birlikte yaşamaktır.Aileyi aile yapan kan bağı değil; güven bağıdır. Toplumu ayakta tutan yalnızca kanunlar değil, adalet duygusudur. Saygı ise yüksek sesle söylenen sözlerde değil, kimsenin görmediği anlarda gösterilen tavırlarda saklıdır.

Yapmacık sevgiler ilk rüzgârda dökülen yapraklar gibidir. Menfaatin gölgesinde büyüyen dostluklar,güneş çekildiğinde yok olur.Maddiyat insana konfor verebilir ama huzur satın alamaz. Zenginlik evleri büyütebilir; fakat kalpleri büyütemez.

Edebiyatın bize öğrettiği en büyük hakikat şudur:İnsan bazen en ağır yalnızlığı kalabalıkların içinde yaşar; bazen de tek bir samimi yürek, koca bir ömrün bütün eksikliğini tamamlar.

Bu yüzden hakikatten korkmayın.Gerçek gecikebilir ama kaybolmaz.Yalan hızlı koşabilir ama yorulur.Hakikat ise ağır yürür,yine de mutlaka varacağı yere ulaşır.

Çünkü sonunda kazanan, en çok bağıran değil; vicdanının sesini susturmayan olacaktır.

Murat İLERİ