Bazı ayrılıklar yalnızca iki insanın hikâyesi değildir.

Bir şehrin ışığını söndürür,bir sokağın sesini değiştirir, insanın kendi içindeki evi sessizce boşaltır.

Sen giderken yalnızca ayak izlerini alıp gitmedin.Masanın üzerindeki çayın buharını,pencereye vuran akşam güneşini,duvarlarda yankılanan kahkahaları da yanında götürdün. Geride kalan ise eşyalardan çok, onların taşıdığı anlamdı.

İnsan,sevdiği birini kaybedince zamana küsmüyor aslında. Kendine yabancılaşıyor. Aynaya baktığında yüzünü görüyor ama gözlerinde eski ışığı bulamıyor.Çünkü bazı insanlar giderken,ardında yalnız bir özlem değil; eksilmiş bir benlik bırakıyor.

Bir bakışın insanı hayata bağlayabileceğine eskiden inanmazdım.Sonra senin gözlerine rastladım.Meğer umut bazen tek bir çift gözde saklanırmış.Meğer insanın bütün yorgunluğu, sevildiğini hissettiği tek bir anın içinde eriyebilirmiş.

Şimdi düşünüyorum da...

Mutluluk,sahip olduğumuz şeylerin çokluğu değilmiş. Birinin "Ben buradayım." demesinin verdiği huzurmuş.Onu kaybedince anlıyor insan,en ağır sessizlik, konuşulmayan cümlelerde yaşarmış.

Belki hayat,bize sürekli gitmeyi öğretiyor.Ama kalmayı başarabilen insanların değeri de tam burada başlıyor.Çünkü herkes yürüyüp uzaklaşabilir. Asıl cesaret,bir yüreğin içinde ömür boyu yer edinebilmektir.

Bazı insanlar unutulmaz.

Çünkü onlar hafızada değil, insanın kalbinin attığı yerde yaşamaya devam eder.

Hani,bazı gidişler vardır...

Aradan yıllar geçse de kapının çalınışında, yağmurun kokusunda,bir şarkının ilk notasına gizlenmiş gibi ansızın geri döner.

İşte o zaman anlarsın...

Sevgi hiçbir zaman tamamen gitmez. Sadece özlemin en derin yerine sessizce yerleşir.


Murat İLERİ