Almanya'da (Avrupa) Batı Karadeniz Doasporası; BAK VAK Ve Bartın, Karabük ve Zonguldak’ı Kucaklayan Batı Karadeniz Vakfı (BAK-VAK) Almanya’da Resmen Kuruldu.
Göçün üzerinden geçen 65 yılın ardından, Batı Karadenizli madenci ailelerinin Avrupa’daki yeni kuşakları, tarihî bir girişime imza attı. Almanya’da yaşayan Bartın, Karabük ve Zonguldak kökenli toplumun uzun yıllardır biriktirdiği sosyal ve kültürel dayanışma, artık kurumsal bir çatı altında birleşti. Batı Karadeniz Vakfı (BAK-VAK), Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde düzenlenen görkemli lansmanla resmen kamuoyuna tanıtıldı..Bölgesel nitelikte Avrupa’da kurulan ilk ve tek vakıf olma özelliğini taşıyan BAK-VAK, yalnızca bir hemşehri organizasyonu değil; eğitimden teknolojiye, medyadan toplumsal uyuma uzanan çok katmanlı bir vizyonun temsilcisi olarak dikkat çekti.
Gelsenkirchen’de Tarihi Lansman
Tanıtım toplantısı, Gelsenkirchen’de bulunan Bellavue Event Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Program, yönetim kurulu üyesi ve gazeteci Mustafa Tığlı’nın açılış konuşmasıyla başladı. Tığlı, Batı Karadenizlilerin Almanya’daki yarım asrı aşan göç hikâyesinin artık daha güçlü ve profesyonel bir yapıya kavuştuğunu vurguladı.
Vakfın kurucu başkanı Hüseyin Erdoğan, yaptığı konuşmada BAK-VAK’ın yalnızca bir dernek ya da hemşehri yapısı olmadığını, aksine uzun vadeli bir gelecek projesi olduğunu ifade etti. Erdoğan konuşmasında şu mesajları verdi: "Bugün burada sadece bir vakıf kurmuyoruz.Evlatlarımızın geleceğine, kültürel mirasımıza ve Avrupa’daki varlığımıza güçlü bir imza atıyoruz. BAK-VAK; köklerine bağlı, ancak modern dünyanın gerekliliklerini de doğru okuyan profesyonel bir yapıdır.” Erdoğan, vakfın temel hedefinin Almanya’daki Batı Karadeniz kökenli bireylerin eğitim, sosyal ve ekonomik başarılarını desteklemek olduğunu da vurguladı.
BAK-VAK’ın yönetim yapısı, Almanya’nın kurumsal disiplinine uygun şekilde oluşturuldu. Vakfın mütevelli heyetinde ve yönetiminde Alman hukuk ve idari sistemine hâkim isimlerin de yer alması, yapının şeffaflık ve güven esasına dayandığını ortaya koydu. Alman Vakıflar Yasası’na tam uyumlu şekilde kurulan vakıf, siyasi bağımsızlık ilkesiyle hareket ederek hem Türk toplumu hem de Alman kurumları arasında güçlü bir köprü olmayı hedefliyor.
Vakfın en güçlü ayaklarından biri eğitim oldu. Gençlerin akademik başarılarını artırmak amacıyla burs programları, etüt destekleri ve kariyer danışmanlığı projeleri de hayata geçirilecek.
Özellikle “Dil Okulu Projesi” ile Almanca öğreniminde yaşanan zorlukların aşılması, hem öğrenciler hem de yeni göçmenler için profesyonel bir destek mekanizması oluşturulması hedefleniyor.
Dijital Çağa Yön Veren Vizyon: Teknoloji ve Medya
BAK-VAK, sadece sosyal alanlarda değil, dijital dünyada da iddialı bir yol haritası çiziyor. Kurulacak Teknoloji Atölyeleri ile gençlere kodlama ve yapay zekâ eğitimleri verilecek.
Ayrıca Medya Akademisi ve Dijital Yayın Platformu sayesinde Batı Karadeniz kültürünün Avrupa’da daha görünür hale gelmesi ve gençlere yeni medya alanında kariyer fırsatları sunulması planlanıyor.
Vakfın sosyal projeleri arasında kadınlara ve çocuklara yönelik eğitim programları, spor faaliyetleri ve sağlık seminerleri de yer alıyor. Amaç, hem Türkiye kökenli toplumun iç bütünlüğünü güçlendirmek hem de Alman toplumuyla kültürel etkileşimi artırmak.
Bu kapsamda planlanan en büyük projelerden biri ise “Eğitim ve Uyum Merkezi” oldu. İçinde derslikler, laboratuvarlar ve sosyal alanlar bulunan kalıcı bir merkez için çalışmalar resmen başlatıldı.
Almanya'da Batı Karadeniz Doasporası..
Göçün 65. yılında atılan bu adım, yalnızca bir vakıf kuruluşu değil; Batı Karadeniz diasporasının Avrupa’da kurumsal bir kimlik kazanmasının da simgesi olarak değerlendiriliyor. BAK-VAK, gelecek yıllarda hem Türkiye ile Avrupa arasında hem de kuşaklar arası bağların güçlenmesinde önemli bir rol üstlenmeyi hedefliyor.
Ve önümüzdeki çok yakın süreçte. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile BAK VAK Başkan ve Yöneticilerii bir araya gelerek görüşme gerçekleştirecek.
Bu çok güzel bir başlangıç.
Dernek ile bir yere kadardı ve artık kurulan bu vakıf ile birlikte Almanya'nın Türkiye'ye karşı politikalarını belirlenmesinde olumlu anlamda etkin rol alacaktır.