Fazlı Uncu'nun Görevden Alınması Skandalı ve Cumhur İttifakındaki Yansımalarından bahsetmek istiyorum.

​Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) uçuruma gidiyor. TTK liyakat riski ve bir yöneticinin ardından bıraktığı izden, Fazlı Uncu krizinin, ki bana göre skandaldır, düşündürdükleriyle konuya giriş yapayım.

​Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), bölge ekonomisinin ve ulusal madencilik hafızasının en kritik sütunlarından biridir. Ancak kurum bünyesinde gerçekleşen son idari kararlar, TTK’nın geleceği ve idari yönetimi üzerindeki soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı. Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Fazlı Uncu’nun görevden alınması, yalnızca bürokratik bir değişim olarak kalmamış; sahada, kurum içerisinde ve siyasi çevrelerde derin bir yankı uyandırmıştır.

​Masa Başında Değil, Sahada Kazanan Bir Biyografiydi

​Fazlı Uncu ismi, TTK içerisindeki farklı müesseselerde yalnızca bir unvanı değil, yıllara dayanan bir saha birikimini temsil ediyordu. Karadon’dan Üzülmez’e, Kozlu’dan Amasra’ya kadar kurumun en zorlu çalışma alanlarında emeği ve alın teri bulunan Uncu; işine hâkimiyeti, kriz anlarında aldığı sorumluluklar ve insan odaklı yönetim tarzıyla tanınan bir isimdi. Madencilik sektörü; doğası gereği yüksek fedakârlık, kriz yönetimi ve sahada aktif varlık göstermeyi zorunlu kılar. Göçüklerde, maden kazalarında ve hatta bölgeyi sarsan doğal afetlerde makam odasında oturmak yerine en ön safta yer alan yöneticilerin varlığı, emekçiler için her zaman bir güven kaynağı olmuştur. Uncu’nun görev süresi boyunca sergilediği bu duruş, mesai arkadaşları ve maden işçileri nezdinde kurumsal hiyerarşinin ötesinde bir "yol arkadaşlığı" bağı oluşturmuştur.

​Kişisel Hırslar Kurumsal Birikimin Önüne Geçmemeli

​Son görev değişikliğinin ardından kamuoyunda yükselen tepkiler, alınan kararın arkasında liyakat ve performans değerlendirmesinden ziyade kişisel çekişmelerin ve siyasi hırsların yattığı algısını güçlendirmiştir.

TTK Genel Müdür Yardımcısı Fazlı Uncu'yu Görevden kimin aldırdığını tahmin etmek işte Zor Değil. İçten pazarlıklı yüzü gülen ama içi kinle dolu olan siyaset anlayışıyla bu iş olmaz, böyle devam etmemeli.
Kisisel hırs ve kişisel kindarlık ile başarılı bir Genel Müdürü görevden almak yakışmadı, yakıştıramadım doğrusu.
Yazıklar olsun

Sahayı bilen, kurumsal hafızaya sahip ve kriz anlarında inisiyatif alabilen nitelikli bürokratların pasifize edilmesi, Türkiye Taşkömürü Kurumu gibi stratejik yapılara uzun vadede zarar verme riski taşımaktadır. Kurumsal başarının temel şartı, vefa ve liyakat ilkelerinin kişisel ajandaların üzerinde tutulmasıdır.

​Cumhur İttifakı ve Yerel Siyasette Yansımaları

​Gelişmenin bir diğer dikkat çekici boyutu ise siyasi dengeler üzerindeki etkisidir. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kilimli İlçe Teşkilatı başta olmak üzere, tabanı maden emekçilerinden oluşan kesimler bu kararı büyük bir üzüntü ve şaşkınlıkla karşılamıştır. Cumhur İttifakı bünyesinde yer alan teşkilat mensuplarının ve madencilerin, Uncu’nun görevden alınmasını bir "fatura" olarak nitelendirmesi, kararın sahadaki toplumsal karşılığını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Sonuç itibariyle; makamlar ve idari görevler geçicidir; ancak devlet kurumlarında bırakılan iz, emek ve liyakat kalıcıdır. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun nitelikli kan kaybına uğramaması ve geçmişten gelen tecrübenin heba edilmemesi, kurumun geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.

Fazlı Uncu’ya şahsen ben bugüne kadar kuruma ve madencilik camiasına sunduğu katkılardan dolayı teşekkür eder, bundan sonraki çalışma hayatında başarılar dilerim.