Mekke Anlaşması Sonrası Tarihi Çağrımdır. Fırsat Bu Fırsat, Hac Suudi Arabistan Kontenjan Sayısını Arttırsın

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel güvenlik açısından önemli bir gelişme.
Anlaşmayla birlikte taraflardan birine yönelik saldırının diğer taraflar açısından da tehdit olarak kabul edilmesi ve karşılıklı savunma mekanizmasının işletilmesi öngörülüyor. Türkiye’nin Suudi Arabistan ile ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayan bu gelişme, yalnızca savunma ve güvenlik başlıklarını değil, iki ülke arasındaki diğer alanları da yeniden gündeme getiriyor.
Tam da bu noktada Türkiye açısından önemli bir talebin artık daha yüksek sesle dile getirilmesi gerektiğini düşünüyorum:

Hac kontenjanı artırılmalı ve Şimdi Sıra Hac Kontenjanınınn arttırılmasında.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında savunma ve güvenlik alanında böylesine önemli bir anlaşma imzalanmışken, Türk vatandaşlarının hac ibadetine erişimi konusunda da yeni bir adım atılmasının zamanı geldi.
Burada öncelikle mevcut rakamları doğru ortaya koymak gerekiyor.
Suudi Arabistan tarafından Türkiye’ye 2027 yılı hac organizasyonu için 84 bin 942 kişilik kontenjan tahsis edildi. Buna karşılık Türkiye’de hac ibadeti için başvuran vatandaşların sayısı milyonlarla ifade ediliyor.
2027 yılı hac kuralarına yaklaşık 1 milyon 878 bin kişi katıldı.
Bu tablo bize çok net bir şey söylüyor:
Türkiye’de hac ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşlarımızın sayısı mevcut kontenjanın katbekat üzerinde.

Kontenjan 200 Bine, Hatta 300 Bine Çıkarılsın

Buradan Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Madem Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bölgesel güvenliği ilgilendiren böylesine önemli bir anlaşma imzalandı, neden bu yeni diplomatik atmosfer hac kontenjanının artırılması konusunda da değerlendirilmesin?
Türkiye’nin hac kontenjanı neden 200 bine çıkarılmasın?
Hatta şartlar ve Suudi Arabistan’ın kapasitesi uygun olduğu takdirde neden 300 binlik bir kontenjan hedeflenmesin?
Elbette hac kontenjanının belirlenmesi yalnızca siyasi ilişkilerle ilgili değil. Mekke ve Medine’nin fiziki kapasitesi, ulaşım, konaklama, sağlık, güvenlik ve organizasyon gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Ancak Türkiye’nin talebi de ortada.
Yaklaşık 1 milyon 878 bin kişinin kura sürecine dahil olduğu bir ülkede, mevcut kontenjanın artırılması için diplomatik girişimde bulunulması son derece doğal.

Madem ki Mekke'yi biz koruyacağız, Suudi Arabistan İle Yeni Dönem Fırsata Çevrilmeli.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin son dönemde savunmadan ekonomiye, enerjiden diplomasiye kadar birçok alanda geliştiği görülüyor.
Mekke’de imzalanan savunma anlaşması ise bu ilişkilerin stratejik boyutunu bir kez daha ortaya koydu.
İşte bu nedenle Türkiye, kendi vatandaşlarının taleplerini de bu yeni dönemin gündemine taşımalı.
Hac kontenjanının artırılması, milyonlarca vatandaşın beklentisine doğrudan cevap verecek önemli bir adım olabilir.

Anlasna ile ilgili belki bazı çekincelerim ve soru işaretlerim olabilir.
Ancak devletimin ilgili kurumlarının ve büyüklerimizin bu konuda bir bildiği vardır diyerek bu tartışmaları bir kenara bırakıyorum.

Benim burada dikkat çekmek istediğim asıl konu şu:
Madem Mekke’nin güvenliği konusunda Türkiye önemli bir sorumluluk üstleniyor, o halde Türk vatandaşlarının hac ibadetine daha kolay ulaşabilmesi için de gerekli diplomatik girişimler neden yapılmasın?

Vekillerimize Çağrı

Buradan AK Parti Zonguldak milletvekilleri Ahmet Çolakoğlu, Saffet Bozkurt ve Muammer Avcı’ya da açık bir çağrıda bulunuyorum.
Sadece Zonguldak değil tabii ki Bartın ve Karabük milletvekillerimize de Bölge milletvekillerine de sesleniyorum

Sayın vekiller;
Bu talebi Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletin.
Türkiye’nin hac kontenjanının artırılması için Suudi Arabistan makamlarıyla görüşmeler yapılmasını talep edin.

Zonguldak’tan Ankara’ya taşınacak böyle bir talebin, sadece Zonguldaklı vatandaşlar açısından değil, Türkiye’nin dört bir yanında hac sırası bekleyen milyonlarca insan açısından önemli bir karşılığı olacaktır.
Çünkü burada siyasi bir tartışmadan çok, insanların yıllardır beklediği dini bir ibadeti yerine getirme arzusu söz konusu.

Fırsat Bu Fırsat!

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yeni bir aşamaya taşınırken, hac kontenjanı konusu da masaya getirilmeli.
Bugün yaklaşık 1 milyon 878 bin kişinin kura heyecanı yaşadığı bir Türkiye var.
Buna karşılık sınırlı sayıda vatandaşımız hac ibadetini yerine getirebiliyor.
O halde neden daha fazla vatandaşımızın bu imkândan yararlanmasının önü açılmasın?
Neden kontenjan 200 bin olmasın?
Neden şartlar elverirse 300 bin hedeflenmesin?
Elbette bunun kararını Türkiye veya tek başına Suudi Arabistan vermeyecek. Teknik kapasite, güvenlik, konaklama ve organizasyon şartları belirleyici olacak.
Ama önemli olan talebi masaya koymak.
Türkiye, hac kontenjanının artırılması talebini şimdi güçlü bir şekilde gündeme getirmeli.
Ve Zonguldak milletvekillerimiz Ahmet Çolakoğlu, Saffet Bozkurt ve Muammer Avcı da bu talebi Sayın Cumhurbaşkanı’na iletmelidir.
Çünkü milyonlarca insanın beklediği bir konuda artık daha güçlü bir adım atılmasının zamanı geldi.
Ne kadar kontenjanı arttırabilirsek kar misali