Zonguldak denildiğinde akla ilk gelen kelimelerden biri şüphesiz enerji.
Kömürün şehri olarak doğan Zonguldak, bugün yalnızca Türkiye’nin madencilik tarihinin önemli merkezlerinden biri değil; aynı zamanda elektrik üretiminde de Türkiye’nin dikkat çeken merkezlerinden biri konumunda.
Zonguldak’ın enerji hikâyesinin yalnızca bacalardan çıkan üretim rakamlarıyla anlatılmasının eksik kalacağını düşünüyorum.Çünkü büyük tesisleri ayakta tutan yalnızca teknoloji değildir.
Doğru yönetim, insan kaynağı, iş güvenliği, kurumsal kültür, yatırım vizyonu ve şehrin sosyal yapısıyla kurulan ilişki de en az santral kapasitesi kadar önemlidir.
İşte tam bu noktada Eren Enerji’nin Zonguldak’taki konumu dikkat çekiyor.
Zonguldak'ın Enerjideki Ağırlığı
Eren Enerji’nin Çatalağzı ve Muslu Beldeleri sınırları içerisinde faaliyet gösteren Eren Termik Santrali, toplam 2.790 MW kurulu güce sahip.
Santral bünyesinde 160 MW akışkan yatak teknolojili ünite ile 615 MW’lık iki ve 700 MW’lık iki süper kritik pulverize kömür ünitesi bulunuyor.
Bu rakam, Zonguldak açısından sıradan bir enerji yatırımı olmadığını açıkça gösteriyor.
Eren Enerji kendi güncel verilerinde yıllık yaklaşık 19 milyar kWh elektrik üretim kapasitesine sahip olduğunu ve Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 6'sını karşılıyor.
Daha da önemlisi, Eren Holding'in güncel açıklamasına göre Eren Enerji 2025 yılında 19,8 milyar kWh elektrik üretimi gerçekleştirdi ve özel sektörde Türkiye'nin en büyük elektrik üreticisi konumunu güçlendirdi.
Yani Zonguldak'ta yükselen santral bacaları, aslında Türkiye'nin enerji arz güvenliğinin önemli parçalarından birini temsil ediyor.
Bu Sadece Bir Santral Meselesi Değil
Savaşkar devam ediyor
Enerjinin önemi malum
Ve tabiki Bugün Türkiye'nin elektrik tüketimi büyümeye devam ediyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin 2025 yılı elektrik tüketimi 360,9 TWh, elektrik üretimi ise 362,9 TWh olarak gerçekleşti. 2030 yılında elektrik tüketiminin 455,3 TWh'ye, 2035 yılında ise 510,5 TWh'ye çıkması bekleniyor.
Dolayısıyla enerji üretim tesislerinin önemi önümüzdeki dönemde daha da artacak.
Zonguldak açısından bunun anlamı çok açık:
Bu şehir yalnızca geçmişin kömürünü değil, Türkiye'nin gelecekteki enerji ihtiyacını da taşıyor.
Bu nedenle Zonguldak'taki büyük enerji tesislerinin yönetimi, yalnızca şirket açısından değil, şehir açısından da önem taşıyor.
ÖMER BUĞER’in yönetiminde ki tablo
Eren Enerji CEO'su Ömer Buğer, son dönemde şirketin enerji üretimindeki performansının yanı sıra insan kaynakları, dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik başlıklarını birlikte öne çıkaran bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor.
Eren Enerji, 2024 yılında elektrik üretimini yüzde 4,28 artırarak Türkiye'nin toplam elektrik üretiminin yüzde 5,50'sini karşılayarak özel sektördeki liderliğini sürdürdü.
Ayrıca 2025 yılında Stevie Awards kapsamında Eren Enerji beş ödül aldı.
Ömer Buğer, “Yılın İnsan Odaklı CEO'su” kategorisinde Silver ödül kazanırken, şirketin İnsan Kaynakları Direktörlüğü de “Yılın İnsan Kaynakları Ekibi” kategorisinde Silver ödüle layık görüldü.
Bu tablo önemlidir.
Çünkü enerji sektöründe başarıyı yalnızca megavatlarla ölçmek mümkün değildir.
İnsan kaynağını yönetebiliyor musunuz? Çalışan bağlılığı oluşturabiliyor musunuz? Kurumsal yapıyı geliştirebiliyor musunuz? İş güvenliğini ve üretim performansını birlikte taşıyabiliyor musunuz?
Ömer Buğer'in yönettiği Eren Enerji'de son dönemde ortaya çıkan veriler, bu başlıklarda somut çalışmalar yürütüldüğünü gösteriyor.
EMRE ERDEM ile İnsan Kaynağını Merkeze Koyan Bir Yönetim
Burada özellikle bir başka ismin altını çizmek gerekiyor:
Emre Erdem
Eren Enerji İnsan Kaynakları (İKK) Direktörü.
Peki bir insan kaynakları yöneticisinin başarısı nasıl ölçülür?
Sadece personel sayısıyla değil.
Çalışan bağlılığı, kurum kültürü, yetenek yönetimi, eğitim, kariyer planlaması ve çalışan deneyimi gibi başlıklarla...
İşte Emre Erden'in yönetim alanında dikkat çeken tarafı da burada ortaya çıkıyor.
Eren Enerji'nin 2025 yılında aldığı Stevie Awards ödülleri arasında Çalışan Bağlılığı ve Yan Haklar Tasarımı ve Yönetimi kategorilerinde Silver, Çalışma Alanı Tasarımı kategorisinde Bronze ödül bulunuyor.
Üstelik 2026 yılında Eren Enerji, Stevie Awards for Great Employers kapsamında “Employer of the Year – Energy” kategorisinde Gold ödül ve iş yeri sağlık ve esenliği kategorisinde Bronze ödül aldığını duyurdu.
Bunlar tek başına bir yöneticinin bütün kariyerini değerlendirmek için yeterli olmayabilir.
Ancak insan kaynakları yönetiminin belirli alanlarda uluslararası ödüllerle karşılık bulduğunu gösteren somut göstergelerdir.
Zonguldak'la Kurulan Bağda Önemli
Bir şirketin başarısını yalnızca bilançosuna bakarak değerlendirmek, özellikle Zonguldak gibi sanayi kültürü güçlü bir kentte yeterli değildir.
Şirketin şehirle nasıl ilişki kurduğu da önemlidir.
Eren Enerji'nin Zonguldak Ekonomi Zirvesi'nin ana sponsoru olması, Zonguldak Valiliği, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte gerçekleştirilen organizasyona katkı sunması bunun örneklerinden biri.
Üniversiteyle yapılan iş birlikleri de dikkat çekiyor.
Eren Enerji ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi arasında imzalanan protokolle ortak çalışmalar, Ar-Ge projeleri ve iş birliklerinin geliştirilmesi hedeflendi. Protokol CEO Ömer Buğer ve BEUN Rektörü tarafından imzalandı. Eğitim tarafında ise Çatalağzı İlkokulu ve Eren Enerji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Metal Atölyesi gibi yatırımlara destek veriliyor.
Bunlar Zonguldak açısından küçümsenecek işler değil.
Çünkü enerji üretiminin sürdürülebilirliği, yalnızca bugünün elektriğini üretmekten geçmiyor.
Geleceğin mühendisini, teknisyenini, işçisini ve yöneticisini yetiştirmekten de geçiyor.
Zonguldak'ın Enerjide ki Yüzü Değişiyor
Zonguldak yıllarca “kömür kenti” olarak tanımlandı.
Bugün ise bu tanım artık tek başına yeterli değil.
Zonguldak aynı zamanda;
elektrik üretiminin, liman yatırımlarının, sanayi altyapısının, enerji teknolojilerinin ve yeni nesil insan kaynağının merkezi olma yolunda ilerleyen bir şehir.
Eren Limanı'nın yıllık 15 milyon ton kapasiteye ulaşması da bu ekonomik ekosistemin yalnızca santralle sınırlı olmadığını gösteriyor.
Dolayısıyla ZETES'i sadece bir termik santral olarak görmek yanlış olur.
Burası Zonguldak'ın enerji ve sanayi kimliğinin önemli merkezlerinden biridir.
Benim açımdan meseleye baktığımızda Ömer Buğer ve Emre Erden'in yöneticilik performansını değerlendirirken yalnızca güzel cümlelere bakmak doğru olmaz.
Rakamlar var.
Üretim var.
Uluslararası ödüller var.
Çalışan odaklı projeler var.
Eğitim yatırımları var.
Üniversite iş birlikleri var.
Zonguldak'ın ekonomik gündemine katkı sağlayan çalışmalar var.
Bütün bunlar bir araya geldiğinde, Eren Enerji'nin bugün ulaştığı noktada yönetim anlayışının önemli bir payı olduğu yönünde güçlü göstergeler ortaya çıkıyor.
Ömer Buğer'in enerji üretimini ve şirketin büyüme vizyonunu yöneten CEO olarak; Emre Erden'in ise insan kaynağını, çalışan deneyimini ve kurum kültürünü yöneten İnsan Kaynakları Direktörü olarak ortaya koyduğu çalışmalar, şirketin yalnızca elektrik üretmeye değil, kurumsal bir yapı oluşturmaya da odaklandığını gösteriyor.
Elbette her yönetici gibi onların performansı da zaman içinde, yeni yatırımlar, üretim sonuçları, çalışan memnuniyeti, iş güvenliği, çevresel performans ve Zonguldak'a sağlanan katkılar üzerinden daha kapsamlı değerlendirilebilir.
Ama bugün elimizdeki verilere baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:
Zonguldak'ın enerjisi yalnızca kömürden ve türbinlerden ibaret değil. Bu enerjiyi doğru yönetmek de başlı başına bir başarı hikâyesi.
Ve Zonguldak'ın enerji üssü olma iddiasında, Eren Enerji'nin 2.790 MW'lık üretim gücü kadar, bu büyük yapıyı yöneten insan kaynağının vizyonu da belirleyici.
Velhasıl
Zonguldak enerji üretiyor. Türkiye bu enerjiyi kullanıyor. Önemli olan ise bu üretim gücünü geleceğe taşıyacak yönetim anlayışını sürdürebilmektir
Bu Şehrin Elektriği Sadece Santrallerden Değil Yönetim Vizyonundan da Gelir.