Siyasilerin kürsüden haykırdığı, sendika başkanlarının rakamlarla gözler önüne serdiği o acı tablo, aslında yıllardır sessiz sedasız kaybettiğimiz bir şehrin hikayesidir. Zonguldak'ın nüfusu 1960’lara geri dönerken, okullardaki çocuk sesleri de her geçen gün mum gibi eriyor. Peki, bu gidişatın tek sebebi göç mü, yoksa kendi ellerimizle yaşlandığımız bir sona mı yürüyüyoruz?
1960'lardan Bugüne: Zonguldak'ın Nüfusu Neden Yerinde Sayıyor?
Zonguldak denince aklımıza her zaman bacaları tüten fabrikalar, metrelerce yeraltında kazılan kömürler ve ocağın tozunu yutmuş dinamik bir şehir gelirdi. Ancak TÜİK verilerine baktığımızda ortaya çıkan manzara oldukça düşündürücü. Güncel verilere göre Zonguldak’ın toplam nüfusu 585.203 kişiyken, tarihler 1960 yılını gösterdiğinde bu şehirde yaşayan insan sayısı zaten 569.059 idi.
Yarım asırdan fazla bir zaman geçmiş, devasa bir sanayi ve emek kenti on binlerce insanı doyuramamış, nüfus neredeyse yerinde saymıştır.
Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul'un partisinin il başkanlığı kongresinde dile getirdiği gibi, "Zonguldak'ın nüfusu 1960'lı yıllara geri döndü" tespiti hamaset değil, rakamların bizzat kendisidir.
Okul Koridorları Sessizleşiyor: 120 Binlerden 87 Binlere
Nüfustaki bu durağanlık ve gerileme, en çok geleceğimiz olan çocukların sayısında kendini ele veriyor.
Eğitim-Bir-Sen Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Aşkar da kongrede bu gerçeğe dikkat çekti ve 20 yıl önce 120 bin olan öğrenci sayısının bugün 87 bine gerilediğini ifade etti.
Geçmiş yılların verilerini alt alta koyduğumuzda tablo daha da netleşiyor:
1960'lı Yıllar: Yaklaşık 48.569 öğrenci
2000 Yılı Başları: 117.756 öğrenci
2010-2011 Eğitim Yılı: 100 binin üzerinde öğrenci
2026-2027 Eğitim Yılı: Yaklaşık 87 bin öğrenci
30- 40 bin öğrencimiz kayıp
Bu veriler üst üste bindiğinde, rakamların yalan söylemediği ve Zonguldak'ta demografik bir depremin yaşandığı açıkça görülüyor.
Vatandaş Zonguldak’tan Kaçıyor Mu? İşsizlik mi, Yaşlanma mı?
Peki, bu koca şehrin ışıkları neden yavaş yavaş sönüyor? İlk akla gelen ve herkesin dile getirdiği sebep kuşkusuz göç. İşsizlik, ekmek parası, kapanan ya da küçülen maden sahaları ve sanayi dallarının yetersizliği nedeniyle gençler bu şehri terk ediyor. Doğan çocukların sayısı azalırken, kenti terk eden genç nüfus geride yaşlı bir demografik yapı bırakıyor.
Ancak meseleyi sadece işsizliğe ve ekonomik göçe bağlamak da eksik bir bakış açısı olur. Türkiye genelinde olduğu gibi Zonguldak'ta da çok temel bir sosyal gerçek var: Nüfusumuz yaşlanıyor ve doğum oranları hızla düşüyor. Gençler iş bulamadığı için evlenemiyor veya çocuk sahibi olmaktan kaçınıyor; evlenenler ise ekonomik ve sosyal baskılar altında aile planlamasını farklı şekillerde yapıyor.
Sonuç olarak; Zonguldak sadece ekonomik olarak değil, biyolojik ve sosyal olarak da yaşlanıyor. Okullar boşalıyor, sokaklardaki çocuk sesleri azalıyor. Bu şehir sadece göç vermiyor; adeta gözümüzün önünde sessizce eriyor ve yok oluyor.
Tabii ki tüm bu gelişmeleri de tarihe not düşmek gerekiyor
XXXXX
RABBİM BİR DAHA BÖYLE ACILARI BİZLERE YAŞATMASIN..
Hangi iş insanı veya maden sahibi ocağında böyle bir facia yaşanmasını, emekçilerinin hayatını kaybetmesini ister ki? Yaşanan bu müessif kaza nedeniyle Sayın Salih Demir’e geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, taziyelerimi sunuyorum. Hayatını kaybeden madenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum. Rabbim bir daha böylesi acıları ne şehrimize ne de ülkemize yaşatsın