Valilerin, kaymakamların, belediye başkanlarının, bakanların, rektörlerin, komutanların, savcıların, müftülerin, okul müdürlerinin, başhekimlerin vb. makam odalarını hasbelkader gördüm. Çoğu insanımız da buraların şatafatını, lüksünü, konforunu, cafcafını, kokuşmuşluğunu bilir.

Üç kuruş değeri olmayan tipler, torpille, kayırmayla, ittirmeyle, hileyle, hak yiyerek bir makama atanınca evvela gösterişli bir oda talep ederler.

Bunlar, ağızlarında gümüş kaşık ile doğduklarını sanırlar. B.klarında boncuk vardır.

Yumuşak koltuklar, aşırı aydınlatma, klima, büyük televizyon, yüksek fiyatlı bilgisayar, mini buzdolabı, gizli duş alma bölmesi, teneke plaketler, cilalı parkeler, 3-4 farklı perde olmadan çalışamazlar.

Devletteki makam odası saltanatı en alt idari kadrolara kadar sirayet etmiştir. Sıradan bir zabıta müdürü bile 100 metrekarenin altındaki odaya küçük demekte.

Kamunun pahalı, ithal, çok yakıt harcayan, günde ortalama 1 saat bile iş üretmeyen makam araçları tümden satılmış olsa dış ve iç borçlar yuzde 10 azalır, enflasyon asgari 5 puan düşer.

Deniz bitti. Tulumbada su kalmadı. Şatafat yok edilmelidir.

Ali Özdemir

www.erdemyayinevi.worpress.com

0505 220 83 85

24.09.2026