Çok merak ediyorum: AK Parti İl Başkanı ve AK Parti Milletvekilleri Derin Uykudakar Hala neden!

Ereğli'nin il yapılması tartışması İktidara mensup siyasilerin kulağının üstüne yatan hallerini gerçekten çok üzüntüyle izliyorum
​Türkiye’nin siyaset koridorlarında zaman zaman yankı bulan idari yapı değişiklikleri, bazı şehirler için sadece bir harita düzenlemesinden ibaret değildir; o şehrin kalbine saplanan bir hançerdir. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin yeniden ısıtıp önümüze koyduğu idari reform ve yeni il/ilçe formülleri, Karadeniz Ereğli’yi merkeze alırken, Zonguldak’ın üzerini kalem çekerek silme riskini de beraberinde getiriyor. Peki, bu büyük tehlike kapıdayken AK Parti İl Başkanı ve AK Parti Milletvekilleri ne yapıyor? Cevap net: Derin bir sessizlik, konforlu bir uyku ve "Nasılsa Olmaz" gafleti.
​Siyasetin matematiğini bilmeyenler için Bahçeli’nin bu çıkışları sıradan birer temenni gibi görünebilir. Oysa Türkiye siyasi tarihini okuyan herkes çok iyi bilir ki; Devlet Bahçeli’nin istediği, işaret ettiği ve masaya koyduğu stratejik politikaların arkasında güçlü bir irade vardır. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bahçeli arasındaki yakın diyalog ve geçmişte hayata geçirilen onca ortak karar ortadayken, yerel siyasilerin bu konuyu "Henüz Meclis gündemine gelmedi" diyerek geçiştirmesi akıl alır gibi değil.

​Milletvekillerine sosyal medyadan ya da kulislerden ulaşılıp "Gündemimizde yok" yanıtını almak bir teselli mi, yoksa tam anlamıyla bir basiretsizlik mi?

Yangın bacayı sarmadan, mesele Meclis kürsüsüne indirilip bir gecede parmak kaldırılarak yasalaşmadan önce ses çıkarmayanlar, yarın bu şehir tarihten silinmeye başladığında hangi yüzle Zonguldak sokaklarında gezecekler?

Ankara’daki Cumhur ittifakı ortaklığın gücünü hesap edemeyenler, yarın o imza atıldığında "Biz habersizdik" diyerek işin içinden sıyrılabileceklerini mi zannediyorlar?

​Zonguldak Parçalanıyor..

​Zonguldak sıradan bir Anadolu kenti değildir. Bu topraklar, bu Cumhuriyetin kömür karasıyla, demiriyle, limanıyla kurulmuş ilk sanayi hafızasıdır. Yerin yüzlerce metre altında can veren madencinin, bu kente ömrünü vakfeden işçinin emeği üzerine kurulmuş bir medeniyettir.

​Ereğli’nin il olması demek, Zonguldak’ın ekonomik damarlarından en önemlisinin kesilmesi, kentin küçülmesi ve bir zamanlar bölgenin parlayan yıldızı olan ana merkezin ekonomik olarak çöküşe terk edilmesi demektir. Bir ilçeyi parlatmak adına, o kenti ayakta tutan ana omurgayı kırmak hangi akla, hangi şehircilik vizyonuna sığar? Zonguldak halkı gelişmeye, büyümeye asla karşı değildir; ancak bir kentin varlığına son verilerek yapılan operasyonlara sessiz kalmak ihanettir.

​Artık Yeter

​Bugün yaşananlar, külün altında yeniden harlanmaya başlayan sönmüş bir yangının habercisidir. İl başkanı, milletvekilleri, bürokratlar ve yerel yöneticiler; siyasi hesaplar uğruna bu şehrin geleceğini kurban etmeyi bırakmalıdır. Sosyal medyadaki sığ tartışmalarla, yapılan açıklamaların bilerek başka mecralara çekilmesiyle bu gerçek örtülemez.

​Zonguldak sahipsiz değildir! Bu kentin ne bir karış toprağının ne de ekonomik geleceğinin peşkeş çekilmesine izin verilecektir. Siyasi kimliğiniz ne olursa olsun; madencinin, işçinin, gencin ve bu şehrin ekmeğini yiyen herkesin ortak bir ses çıkarma zamanı gelmiştir.

​Yarın çok geç olmadan, Ankara’daki karar alıcılara o uyarıyı şimdiden net bir şekilde yapın: Zonguldak’ın geleceğiyle oynamayın!

AK Parti İl Başkanı ve Milletvekilleri sessiz kalmayın ve harekete geçin

X X X X X

ÖZRÜMÜN ARDINDAKİ GERÇEK VE DEĞİŞMEYEN DURUŞ

Sosyal medya hesabından yayınladığım Özrümün Ardındaki Gerçek ve Değişmeyen Duruşum.
Ben Devlet Bahçeli'ye (Haddini aşma) şeklinde başlıgı hakaret etmek amacıyla atmamıştım ancak hakaret şeklinde algılandığı için Özür diledim.
Ama Zonguldak'tan 3. bir ilçenin daha il yapılmaması anlamında fikirlerim hala aynıdır ve asla değişmez değişmeyecektir de
Asıl Mesele Zonguldak'ın Geleceğidir. Başlıklar, bazen niyetin çok ötesinde farklı anlamlara çekilebilir, yanlış anlaşılmalara kapı aralayabilir. Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik attığınız bir başlığın yanlış anlaşılması üzerine gösterdiğiniz hassasiyet ve verdiğiniz özür, tamamen üslubun yanlış algılanmasını engelleme niyetinizden kaynaklanmaktadır. Ancak bu durum, Zonguldak’ın geleceğine ve bütünlüğüne dair haklı kaygılarınızın değiştiği anlamına asla gelmez.
​Zaten mesele de kişisel polemikler ya da başlıklar değil; Zonguldak’tan yeni ilçelerin koparılmasıyla kentin ekonomik ve demografik olarak küçültülmesi tehlikesidir.

​Özrümun Nedeni Net: Üslubum Yanlış Anlaşılmasıdır.
​Siyasetin dili sertleşebiliyor, bazen en masum uyarılar bile farklı mecralara çekilerek hedef saptırılabiliyor. Attığınız başlığın hakaret olarak algılanabileceğini fark edip bunun önüne geçmek için özür dilemeniz, bir erdemdir ve yapıcı bir tutumdur. Ancak bu durum, bazı çevrelerin işine geldiği gibi konuyu magazinleştirerek asıl gündemi örtbas etmesine fırsat vermemelidir.
​Bizim asıl itirazınız, üslup üzerinden üretilen suni gündemlere değil, Zonguldak’ın göz göre göre parçalanmasına yöneliktir. Ve bu konudaki fikirleriniz hâlâ sapasağlam ayaktadır.

​Fikirlerim Aynı: Zonguldak Parçalanamaz!

​Zonguldak gibi Cumhuriyetin ilk ili, Türkiye’nin sanayi ve maden hafızası olan bir kentin omurgasıyla oynamak harita üzerinde basit bir çizgi değiştirmekten ibaret değildir. Ereğli ya da başka bir ilçenin il olması tartışmaları masaya yatırılırken, ana merkezin uğrayacağı ekonomik kayıplar, istihdam düşüşü ve kamusal yatırımlardaki daralma hesap edilmelidir.
​Zonguldak bir bütündür; ilçeleriyle, madeniyle, limanıyla ve insanıyla güçlüdür.
​Bir kenti büyütmek adına başka bir kenti zayıflatmak, şehircilik ilkelerine de adalet duygusuna da sığmaz.

​Siyasilerin "nasılsa olmaz" diyerek kulak üstüne yattığı bu süreçte, Zonguldak’ın geleceğini savunmak her Zonguldak sevdalısının boynunun borcudur.
​Özetle; yaşanan polemikler, yanlış anlaşılan başlıklar ya da sosyal medyadaki sığ tartışmalar geçicidir. Kalıcı olan, bu şehrin topraklarında yaşayan insanların ekmeği, geleceği ve çocuklarının yarınlarıdır.

​Üslup konusundaki hassasiyetiniz ne kadar yerindeyse, Zonguldak’ın parçalanmaması yönündeki duruşunuz da bir o kadar haklı ve kararlıdır. Asıl odaklanılması gereken yer de tam olarak burasıdır: Zonguldak sahipsiz değildir ve bu şehrin geleceği kimsenin iki dudağı arasına terk edilemeyecek kadar kıymetlidir.