Yıllarca rektörlük yapmış bir kişiye, 2 sene evvel şunu sordum: “Siz nasıl rektör oldunuz? Bu işler nasıl oluyor? Artık emeklisiniz. Gerçekleri anlatır mısınız?” dedim. Yaşı epey ilerlemiş olan kişi hakikati tüm çıplaklığı ile anlattı.
“Ben, ALFA üniversitesinde öğretim üyesi idim. BETA partisinin lideri beni aradı. ‘Koalisyonun üyesi olarak bize 20 üniversite ayrıldı. Buralara biz atama yapacağız. GAMA Üniversitesinin rektörü olarak sizi tercih ettim’ dedi. Böylece üniversiteye gidip göreve başladım.”
Bu toprakların idare şekli 300 yıldır ne yazık ki böyle. Bilim, sanat, akıl, hukuk, felsefe, liyakat çöpe atılmış vaziyette. Partilerde, belediyelerde, bakanlıklarda, ihalelerde yağma, talan, vurgun, hile gırla gidiyor.
Yıllarca rektörlük yapmış olan kişinin yayınlanmış, dişe dokunur, evrensel geçerliliği olan bir tek kitabı, makalesi, tezi, projesi yok. Yaşamı hep sansasyonlar, magazinel unsurlar, günahlar içeriyor.
Şu anda 60 bin okulun müdürü, 208 üniversitenin rektörü, yüzlerce fakültenin dekanı, yüzlerce meslek yüksek okulunun müdürü parti, tarikat, sahte sarı sendika ağaları tarafından atanıyor.
Kamuya atanıp 30-40 yıl öğretmenlik(?) yapanlar bu süre zarfında hiç bilimsel-teknik sınava tabi tutulmuyor. 32 yıl MEB bünyesinde çalıştım. Devlet benim mesleki bilgimi hiç ölçmedi. Son 5 yıldır da özel okulda mesai yapıyorum. MEB yine hiçbir şekilde takip / ölçme yapmadı.
Rektörler, dekanlar, okul müdürleri politik, sendikal, dinsel, feodal kriterlerle seçildiği için fakirlik, gerilik çukurundan çıkamıyoruz. İhraç ettiğimiz malların kilo fiyatı 1,75 doları geçemiyor. Almanya’da ise bu rakam 3,5 – 4,7 dolar arasındadır.
Ali Özdemir
0505 220 83 85