​Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası’nda yaklaşan seçim süreci, kent ekonomisinin geleceğine dair kritik bir vizyonu da beraberinde getirdi. Kdz.Eregli TSO Başkanı Arslan Keleş’in önceki gün düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştığı projeler, klasik bir seçim vaadi olmanın ötesinde, Ereğli’nin sanayi kimliğini stratejik bir boyuta taşıma potansiyeli barındırıyor. Karadeniz Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim takvimi yaklaşırken, Başkan Arslan Keleş’in verdiği mesajlar yalnızca bir seçim hazırlığının ötesine geçti diyebiliriz.
3 Ekim 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek meslek komitesi ve meclis üyeliği seçimleri öncesinde Keleş, hem geride kalan dönemi anlattı hem de Ereğli’nin önümüzdeki yıllarına ilişkin dikkat çeken projeleri kamuoyuyla paylaştı.
Ben basin toplantısına katılamadım. Ancak canlı yayın takip ettim. Açıkçası benim açımdan toplantının en dikkat çekici bölümü, Ereğli’nin savunma sanayisiyle buluşturulması hedefiydi.
Çünkü burada yalnızca yeni bir sanayi alanından söz edilmiyor.
Ereğli’nin mevcut sanayi gücünün, Türkiye’nin stratejik sektörlerinden biri olan savunma sanayisinin tedarik zincirine dahil edilmesi hedefleniyor.

Ereğli yıllardır sanayi ve üretim kenti olmasına rağmen, sahip olduğu potansiyeli her alanda istediği ölçüde değerlendirebilmiş bir şehir değil.
Özellikle tersaneler bölgesinin savunma sanayisi konusunda beklenen ölçüde bir yer edinememesi, kent açısından önemli bir fırsatın kaçırılması olarak değerlendirilebilir.
İşte tam da bu noktada Aydınlar bölgesinde planlanan Demir Çelik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi farklı bir anlam kazanıyor.
Arslan Keleş’in açıklamalarına göre hedef, bölgeyi yalnızca fabrikaların sıralandığı klasik bir organize sanayi alanı olarak görmek değil.
Asıl hedef daha büyük:
Ereğli’nin üretim kabiliyetini savunma sanayisine taşımak.
Bu gerçekleşirse, Ereğli’deki demir-çelik ve metal işleme altyapısı yeni bir üretim alanıyla buluşabilir.

2 Milyon Metrekarelik Bir Sanayi Vizyonu

Aydınlar bölgesinde kurulması planlanan yapının başlangıçta yaklaşık 1 milyon 60 bin metrekarelik bir alanı kapsayacağı ifade edildi.
Keleş’in açıklamalarında ise büyüme alanlarıyla birlikte bu kapasitenin ilerleyen süreçte yaklaşık 2 milyon metrekare seviyelerine ulaşabileceği belirtildi.
Buradaki önemli nokta yalnızca alanın büyüklüğü değil.
Çünkü planlamanın içerisinde büyük sanayi yatırımlarının yanı sıra orta ölçekli işletmeler ve küçük sanayiciler de bulunuyor.
Yaklaşık 230-235 işletmenin yararlanabileceği; 250, 500 ve 1.000 metrekarelik alanların oluşturulmasının planlandığı açıklandı.
Bu, Ereğli’de yıllardır büyümek isteyen ancak mevcut alanlara sığamayan işletmeler açısından ciddi bir fırsat anlamına gelebilir.

Küçük Sanayici de Büyüyecek

Sanayi denildiğinde akla yalnızca büyük fabrikalar gelmemeli.
Bir şehrin üretim gücünü asıl büyüten, çoğu zaman büyük işletmelerin yanında çalışan yüzlerce küçük ve orta ölçekli firmadır.
Keleş’in anlattığı projede de bu ayrıntı dikkat çekiyor.
Otomotiv yan sanayisi, makine imalatı, metal işleme ve farklı üretim alanlarında sektörel kümelenmeler oluşturulması hedefleniyor.
Ayrıca 250 ila 500 metrekarelik iş yerlerinden oluşacak bir küçük sanayici kooperatifi modeli üzerinde çalışıldığı ifade edildi.
Bunun anlamı oldukça basit:
Bugün küçük atölyede üretim yapan bir işletmenin yarın daha büyük bir fabrikaya dönüşmesinin önü açılmak isteniyor.

Asıl Büyük Hedef: Savunma Sanayisi

Bana göre toplantının en önemli cümleleri burada başladı. Keleş, Aydınlar Demir Çelik İhtisas OSB’nin ilerleyen süreçte savunma sanayisi odaklı bir ihtisas OSB’ye dönüştürülmesini hedeflediklerini açıkladı.
Bu hedef gerçekleşirse Ereğli açısından önemli bir değişim yaşanabilir.Çünkü savunma sanayisi yalnızca bir fabrika kurmaktan ibaret değil.
Yan sanayisi var.
Metal üretimi var.
Makine imalatı var.
Elektronik var.
Parça üretimi var.
Bakım, onarım ve lojistik var.
Yani savunma sanayisi, birçok farklı üretim kolunu aynı zincirin içerisinde buluşturabilen geniş bir alan.
Ereğli’nin demir-çelik geçmişi ve üretim kültürü düşünüldüğünde, bu alana yönelik bir hazırlık yapılması kentin sanayi geleceği açısından ayrıca önem taşıyor.
Elbette burada sonuçtan değil, hedeflenen ve üzerinde çalışılan bir projeden söz ediyoruz.
Ancak hedefin kendisi bile Ereğli açısından dikkate değer.

Tersanelerde Kaçan Fırsat, OSB’de Yeniden Yakalanabilir

Ereğli’nin tersaneler bölgesi bir dönem büyük umutlarla gündeme gelmişti.
Bugün gelinen noktada ise tersanelerin savunma sanayisi konusunda beklenen ölçüde değerlendirilemediği ortada.
Şimdi başka bir kapı açılmaya çalışılıyor.
Bu kez adres Aydınlar.
Eğer planlanan OSB kurulabilir, sanayiciler buraya taşınabilir ve savunma sanayisi firmalarıyla gerçek anlamda iş birlikleri kurulabilirse, Ereğli’nin üretim hikâyesinde yeni bir sayfa açılabilir.
Burada mesele sadece arazi tahsisi değildir.
Asıl mesele, Ereğli’de üretilen parçanın Türkiye’nin savunma sanayisi içerisinde yer bulabilmesidir.
Bunu başarabilirsek işte o zaman yapılan yatırımın gerçek karşılığını görmeye başlarız.

Seçim 3 Ekim’de

Bütün bu açıklamalar aynı zamanda 3 Ekim’de yapılacak oda seçimlerinin arifesinde geldi.Keleş, farklı aday ve listelerin bulunmasını demokratik sürecin doğal bir parçası olarak değerlendirdi.
Seçim sürecinin gerilim üzerinden değil, yapılanların ve yapılması planlananların anlatıldığı sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Son sözü ise üyeler söyleyecek.
Sandık geldiğinde kim ne yaptı, kim ne vaat ediyor, hangi proje uygulanabilir, hangi proje Ereğli’nin geleceğine katkı sağlayabilir; bütün bunları değerlendirecek olan yine oda üyeleri olacak.

Ereğli’nin İhtiyacı Olan Şey Kavga Değil, Üretim

Benim toplantıdan çıkardığım en önemli sonuç şu:
Ereğli’nin artık sadece bugünün sorunlarını konuşan değil, 10-20-30 yıl sonrasını planlayan bir sanayi vizyonuna ihtiyacı var.
Savunma sanayisi hedefi bu nedenle önemli.Çünkü mesele yalnızca bir OSB kurmak değil.
Mesele yeni işletmelerin doğması…
Mevcut işletmelerin büyümesi…
Gençlerin iş bulması…
Üretimin artması…
İhracatın gelişmesi…
Ve Ereğli’nin Türkiye’nin stratejik üretim zincirlerinde daha fazla yer alması.
Aydınlar’daki proje hayata geçerse, bunun yalnızca Ereğli’ye değil, Zonguldak’ın tamamına ekonomik katkı sağlayacağından şüphem yok.
Çünkü Ereğli’de büyüyen sanayi, Zonguldak’ta büyüyen istihdam demektir.
Daha fazla üretim, daha fazla ticaret demektir.
Daha fazla ihracat ise kentin ekonomik gücünün artması anlamına gelir.
Kısacası…
Ereğli’nin önünde yeni bir sanayi kapısı aralanıyor.
Bu kapının gerçekten açılıp açılmayacağını ise bundan sonraki süreç, kurumlar arası iş birliği, yatırımcı ilgisi ve projelerin sahada ne ölçüde hayata geçirileceği gösterecek.
Ama bir gerçek var:
Ereğli’nin savunma sanayisine gözünü çevirmesi, Zonguldak’ın sanayi geleceği açısından görmezden gelinemeyecek kadar önemli bir gelişme.
Arslan Keleş'i seçimlerde başarılar diliyorum. Savunma sanayine verdiği önem için de ayrıca kutluyorum.