Bazen bir haber okursunuz ve haber olmaktan çıkar, aklınızda bir soruya dönüşür.
Ben de İstanbul Valiliği’nin ihtiyaç sahibi öğrencilere yönelik başlattığı projeyi okuyunca aynı soruyu sordum:
“İstanbul’da oluyorsa, Zonguldak’ta neden olmasın?”
Bence bu soru üzerinde ciddi ciddi düşünmek gerekiyor.
Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir sosyal yardım değil. Bir çocuğun okulda arkadaşlarının yanında kendisini eksik hissetmemesi, kantine gittiğinde “Param yetmez” düşüncesi yaşamaması ve eğitimine daha sağlıklı koşullarda devam edebilmesi…
İstanbul Valiliği, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında ihtiyaç sahibi öğrencilerin okul kantinlerinde kullanabilmesi amacıyla aylık 2 bin liralık destek sağlayacak “Gönülden Bir Öğün” projesini hayata geçiriyor.
Proje; valilik, kaymakamlıklar, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları, eğitim kurumları ve hayırseverlerin katkılarıyla yürütülecek.
Şimdi dönüp kendi kentimize bakalım.
Zonguldak’ta böyle bir projeye neden ihtiyaç olmasın?
Elbette İstanbul ile Zonguldak’ın nüfusu, ekonomik büyüklüğü ve imkânları aynı değil. Ancak sosyal devlet anlayışının temelinde zaten ihtiyaç sahibine ulaşmak yok mu?
Üstelik Zonguldak, dayanışma kültürü güçlü bir kent.
Madencinin alın terini bilen, zor zamanlarda birbirinin yanında duran bir şehirden söz ediyoruz. Dolayısıyla böyle bir projenin Zonguldak’ta karşılık bulacağına inanıyorum.
Burada mesele yalnızca devletin bütçesi de değil.
Valilik ve kaymakamlıkların koordinasyonunda Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları, belediyeler, iş insanları, esnaf, sivil toplum kuruluşları ve hayırseverler el ele vererek bir model oluşturabilir.
Belki İstanbul’daki rakam birebir uygulanmaz.
Belki Zonguldak’ın şartlarına göre farklı bir sistem kurulur.
Ama bir yerden başlamak gerekir.
Bir Çocuğun Kantin Parasını Dert Etmemesi Çok Mu Büyük Bir İstek?
Bugün ekonomik şartlar nedeniyle bazı aileler çocuklarının okul masraflarını karşılamakta zorlanıyor.
Defter, kitap, kırtasiye, servis, ulaşım derken eğitim giderleri aile bütçesinde ciddi bir yük oluşturuyor.
Bunların üzerine bir de günlük beslenme ihtiyacı ekleniyor.
Çocuğun okul kantininde arkadaşlarının aldığı yiyeceğe bakıp alamaması, belki yetişkinler açısından küçük bir mesele gibi görülebilir.
Ama bir çocuk için hiç de küçük değildir.
İşte sosyal destek mekanizmalarının tam da bu noktada devreye girmesi gerekiyor.
Çünkü eğitimde fırsat eşitliği sadece okul kapısından içeri girmekle sağlanmaz.
Çocuğun karnı açken derse odaklanabilmesi de kolay değildir.
Zonguldak’ta da Bir “Gönülden Bir Öğün” Olabilir
Buradan açıkça çağrıda bulunmak istiyorum.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’na…
İstanbul Valisi Davut Gül böyle bir sosyal projeyi hayata geçiriyorsa, Zonguldak Valiliği de kendi şartlarına uygun bir model geliştirebilir.
Neden olmasın?
Hatta Zonguldak’a özgü bir proje hazırlanabilir.
İhtiyaç sahibi öğrenciler belirlenebilir. Öğrencilerin okul kantinlerinde kullanabileceği destek kartları oluşturulabilir. Hayırseverler bu sisteme dahil edilebilir. İlçe kaymakamlıkları üzerinden ihtiyaç sahipleri tespit edilebilir.
Böylece hem yardım gerçekten ihtiyaç sahibine ulaşır hem de çocuklarımızın eğitim hayatına doğrudan katkı sağlanır.
Zonguldak’ın Hayırseverleri De Bu İşin İçinde Olmalı
Bu projenin sadece kamu kurumlarının omuzlarına bırakılması gerektiğini de düşünmüyorum.
Zonguldak’ın güçlü bir iş dünyası var.
Esnafı var.
Sanayicisi var.
Hayırseverleri var.
Yurt dışında yaşayan ve memleketine destek olan Zonguldaklıları var.
Eğer ortak bir masa kurulursa, inanıyorum ki bu şehrin insanları böyle bir projeye sahip çıkar.
Çünkü mesele bir çocuğa sadece 2 bin lira vermek değil.
Bir çocuğa “Sen yalnız değilsin” diyebilmek.
Şimdi Sıra Zonguldak’ta
İstanbul’da başlayan bu uygulamayı kıskanmak yerine örnek almak gerekiyor.
“Onlarda var, bizde neden yok?” demek yerine;
“Biz bunu Zonguldak’ta nasıl daha güzel yapabiliriz?” diye düşünmeliyiz.
Benim çağrım çok açık:
Sayın Valimiz Osman Hacıbektaşoğlu başta olmak üzere kaymakamlıklarımız, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız, belediyelerimiz, iş dünyamız ve hayırseverlerimiz bu konuda bir araya gelsin.
Zonguldak’ın ihtiyaç sahibi öğrencileri için bir kantin destek projesi başlatılsın.
İstanbul yaptı.
Zonguldak neden yapmasın?
Hatta belki İstanbul’un başlattığı bu güzel uygulamadan daha da kapsamlı, daha güçlü ve Zonguldak’a özgü bir model ortaya çıkarabiliriz.
Çünkü mesele para değil.
Mesele çocuklarımız.
Ve çocuklarımız için yapılan hiçbir yatırım, boşa yapılmış yatırım değildir.