Yeni sezonda herkes gibi bende büyük transferler yapılarak şampiyonluğa oynayacak bir kadro kurulmasından dolayı heyecanlanmıştım.
Memleketim Giresun Görele Çanakçı ilçesinde fındıktaydım ve bu sene takımı seyretme imkanım
olmadı ancak buradan internetten takip etme imkanım oldu. İlk maçtan itibaren gelişmeleri ve alınan
skorlara baktığımda şaştım kaldım.
Hadi diyelim deplasmanda oynanan ilk maçta son dakikada yenilen golle mağlup olunmasını kazaya
bağladım futbolda bu tür kritik sonuçlar meydana gelebiliyor.
Peki daha sonra üst üste kendi sahamızda Karabük ve Pazarspor maçlarında alınan bu yenilgiler de ne
demek oluyor. Büyük Zonguldakspor taraftarları önünde 6 puanı nasıl kaybeder ve ligin dibine
çökersin bunu kabullenmek içimize hiç sinmedi.
Şampiyonluğa oynayan bir takım kuruyorsun ve 3 maçta sıfır çekiyorsun olacak iş değil. Zaten lige
Barış Şeref gibi bir isimle bu uzun ve zorlu maratona başlamak bir hata olarak değerlendiriyorum.
2 maç sonrası yapılan teknik adam değişikliği doğru bir karardı ama yeni gelen hocanın da elinde
sihirli değnek olmadığına göre en azından yenemiyorsan yenilmeyeceksin.
Bir takımın önceliği defansıdır. Sonra orta saha yani 2. bölgede rakibe baskı kurarak hayat hakkı
vermeyeceksin ve 3. bölgede devamını sağlayarak rakip kaleyi abluka altına alacaksın ki sonuca
ulaşabilesin.
Yenen golleri internetten seyretme imkanı buldum. Adam 30-35 metreden şut atıyor ve golü
kaydediyor. Peki rakip takıma bu fırsatı nasıl veriyorsun neden önüne perde yapmıyorsun. Kalecimizin
yediği gollerde hata gördüm. Yapılan ataklarda organize yok, gol yollarında taktik denen bir çalışma
da bulamadım. Rakip takım çok kolay bir şekilde geliyor ve golleri buluyor. Valla ne diyeceğimi
şaşırdım.
Spor muhabiri arkadaşım Selçuk Koçaklı “Bu takım 20 dakikalık kondisyonu var” diye yazmış. Maçları
seyretmediğim için bu kadar da olmaz dedim. Yani Zonguldakspor kamp boyunca yan gelip yattı mı ki
20 dakika sahada mücadele ediyor. Eğer böyle bir durum varsa gelen giden bizi kumbaraya çevirir.
Benim eleştirim görmeden izlemeden bu kadar olur. Bu da çok üzüldüğüm ve kabul edemediğim
içindir. Zonguldakspor’u ne kadar çok sevdiğimi herkes bilir. 1974 senesinden yani 1.ligde mücadele
ettiği yıllardan itibaren Kırmızı-Lacivert formaya aşık bir taraftar ve gazeteciyim.
Başkan Harun Demir ve yönetimi bu kadar özverili bir şekilde yeni sezonda kolları sıvadıysa ve
şampiyon kadro kurulduğu basına açıklandıysa bu çıkmazdan bir an önce kurtulmak şart olmuştur.
Liderle aradaki puan farkı 7 dir. Bu farkın açılmaması için bu haftadan itibaren bir patlama yapmak
zorunlu hale gelmiştir. Futbolcuların 3 maçta aldığı mağlubiyet psikolojisini üstlerinden atması
lazımdır. Bu hafta deplasmanda alınacak bir galibiyet çok şeyi değiştirir ve müthiş bir moral olur.
Hadi bakalım inşallah bu hafta Zonguldak spor üzerindeki ölü toprağını kaldırıp atarak şerefli armayı
daha fazla yerlerde süründürmesin ve 3 puanı alıp gelsin.
Sahada SAVAŞ-SAVAŞ-SAVAŞ ve 3 puanı cebe koyup gelin.