Zonguldak ilinin eski SSK Atatürk Devlet Hastanesi binası yıllardır âtıl durumda bekletiliyor. Altında yeni yapılan hastane olmasına rağmen bu büyük bina hakkında yetkililer maalesef bir çözüm üretemiyor. Bunun sebebi yapılması gerekenler hakkında kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerekiyor.
Öncelikle binanın mevcut durumu ayrıntılı biçimde incelenmelidir. Yapının deprem güvenliği, taşıyıcı sistemi, elektrik ve su tesisatları, yangın güvenliği, asbest veya benzeri riskli malzemelerin bulunup bulunmadığı uzman ekipler tarafından tespit edilmelidir.
Edildiyse neden hala bir adım atılmıyor?
Bu inceleme sonucunda binanın güçlendirilerek kullanılmasının mı, kısmen yenilenmesinin mi, yoksa ekonomik ve teknik açıdan daha uygun bir seçenek olarak yıkılıp yeniden değerlendirilmesinin mi doğru olacağı ortaya konulmalıdır.
Binanın yeni hastanenin hemen altında bulunması, buranın sağlık hizmetlerini destekleyecek şekilde değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsattır. Eski SSK binası; poliklinik ek hizmet binası, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, yaşlı bakım ve gündüz yaşam merkezi, sağlık çalışanları için eğitim alanı, tıbbi arşiv ve idari birimler ya da sosyal hizmet merkezi olarak kullanılabilir. Böylece yeni hastanenin yükü azaltılabilir, vatandaşların farklı sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşması sağlanabilir.
Daha öne yapılan açıklamalarda bu binanın olduğu yere Çocuk Hastanesi ile Göğüs hastalıkları hastanesinin taşınacağı bildirilmişti. Hastaneler bir çatı altında olması sağlanacaktı ancak Göğüs hastanesi Site ek binaya taşındı.
Bunun yanında binanın tamamının sağlık hizmetlerine ayrılması mümkün değilse, kamu kurumlarının ortak kullanabileceği bir hizmet merkezi oluşturulabilir. Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik danışma birimleri, sosyal yardım ofisleri, gençlere yönelik eğitim alanları, kadın ve aile destek merkezleri veya meslek edindirme kursları gibi işlevler de değerlendirilebilir.
Bunun yanı sıra hangi amaçla kullanılacağı belirlenmeden önce ihtiyaç analizi yapılmalı; bölgedeki vatandaşların, sağlık çalışanlarının, ilgili meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmalıdır.Yetkililerin öncelikle binayla ilgili mülkiyet, tahsis, imar ve bütçe sorunlarını kamuoyuna açık biçimde ortaya koyması gerekir.
Eğer farklı kurumlar arasında yetki veya mülkiyet anlaşmazlığı varsa, bu durum çözülmeden binanın yıllarca boş bekletilmesi kabul edilemez. İlgili kurumların bir araya gelerek ortak bir çalışma komisyonu oluşturması, binanın kullanım amacını, maliyetini ve uygulama takvimini belirlemesi önemlidir.
Ayrıca yalnızca “tadilat maliyeti yüksek” denilerek konu ertelenmemelidir. Güçlendirme, yeniden yapım, kiralama, kamu-özel iş birliği veya farklı fon kaynaklarından yararlanma seçenekleri karşılaştırılmalıdır. Avrupa Birliği fonları, kalkınma ajansları, bakanlık destekleri ve sosyal hizmet projeleri kapsamında çeşitli finansman imkânları araştırılabilir.
Hazırlanacak fizibilite raporu kamuoyuyla paylaşılmalı; hangi seçeneğin neden tercih edildiği açıkça anlatılmalıdır.Bu büyüklükteki bir binanın yıllarca boş bırakılması hem kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına hem de çevrede güvenlik, görüntü kirliliği ve yapı yıpranması gibi sorunlara yol açar.
Âtıl kalan binalar zamanla daha fazla masraf gerektirir. Bu nedenle öncelikle güvenlik önlemleri alınmalı, bina çevresi düzenlenmeli ve yetkisiz girişler engellenmelidir. Ardından kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri içeren somut bir proje hazırlanmalıdır.
Zonguldak halkı, kamuya ait büyük bir yapının kaderine terk edilmesini değil, ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirilmesini bekliyor. Yetkililerden beklenti; binanın mevcut durumunu açıklayan teknik raporun hazırlanması, kullanım seçeneklerinin kamuoyuyla paylaşılması, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve belirli bir takvim içinde uygulamaya geçilmesidir.
Bu bina ya güvenli ve işlevsel biçimde yeniden kullanılmalı ya da kamu yararına en uygun alternatif proje hayata geçirilmelidir. Yıllardır çözülemeyen bu mesele artık belirsizlik içinde bırakılmamalı, şeffaf ve kalıcı bir planla sonuçlandırılmalıdır.
Devasa bir büyüklüğe sahip olan bu hastanenin yıllarca kaderine terk edilmesi gerçekten bu şehre yapılan en büyük günahtır ve de ayıptır.
Ya yıkılsın ya da yeni bir projeyle haya geçirilsin. Kalın sağlıcakla.