Sadece çok tıklanan haber, iyi haber demek değildir. Bu cümle, bugün dijital medyanın en önemli sorunlarından birine işaret ediyor. Çünkü gazeteciliği yalnızca tıklanma sayıları, izlenme oranları ve algoritmalar üzerinden değerlendirmek, mesleğin asıl değerini gözden kaçırmak anlamına geliyor. Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın, Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun (TGF) Balıkesir’de düzenlenen 71. Başkanlar Konseyi Toplantısı kapsamındaki gala gecesinde yaptığı açıklamalar işte tam olarak da bu noktaya dikkat çekiyor.
Gazetecilik Algoritmalardan İbaret Değildir
Dijitalleşme, kuşkusuz gazeteciliğe büyük kolaylıklar getirdi. Habere ulaşmak, bilgiyi paylaşmak ve geniş kitlelere ulaşmak artık geçmişe göre çok daha hızlı. Ancak teknolojinin sağladığı bu imkanlar, gazeteciliğin temel değerlerinin önüne geçtiğinde ortaya ciddi bir sorun çıkıyor.
Çay’ın da vurguladığı gibi, dijitalleşme sahadaki gazetecilik emeğini gölgelememeli.
Bir haberin arkasında çoğu zaman saatler süren takip, telefon görüşmeleri, saha çalışması, fotoğraf ve görüntü çekimleri, bilgi doğrulama ve editoryal emek bulunuyor. Buna rağmen ortaya çıkan özgün içerik, başka bir mecra tarafından kaynak gösterilmeden kullanıldığında, yalnızca bir haber değil, o haberin arkasındaki emeğin de değeri yok sayılmış oluyor.
Tıklanma Sayısı Kalitenin Ölçüsü Olamaz
Bugün dijital medyada başarı çoğu zaman “kaç kişi tıkladı?” sorusuyla ölçülüyor.
Oysa çok tıklanan her haber, iyi haber değildir.
Bir başlığın merak uyandırması, bir içeriğin sosyal medyada hızla yayılması veya milyonlarca kez görüntülenmesi; o haberin gazetecilik açısından nitelikli olduğu anlamına gelmez.
Gerçek gazetecilik; doğru bilgiyi araştırmayı, teyit etmeyi, kamu yararını gözetmeyi ve sahadaki gelişmeleri okuyucuya güvenilir biçimde aktarmayı gerektirir.
Bazen binlerce kişinin tıkladığı bir haber birkaç saat içinde unutulabilir. Buna karşılık yüzlerce kişinin okuduğu ancak toplumun önemli bir sorununa ışık tutan bir haber, çok daha büyük bir gazetecilik değeri taşıyabilir.
Sahadaki Emek Görünmez Olmamalı
Gazetecilik masa başında yalnızca internetten bilgi derlemekten ibaret değildir.
Sahaya çıkan, olay yerinde görüntü alan, vatandaşla konuşan, yetkililerden bilgi alan ve elde ettiği bilgileri doğrulayan gazetecinin emeği vardır.
Bu nedenle özgün haber üretmenin ekonomik ve mesleki bir karşılığı olması gerekir.
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın açıklamalarında dikkat çektiği önemli noktalardan biri de budur. Teknolojik imkanlar gazetecinin işini kolaylaştırabilir ancak gazetecinin yerini almamalı; onun emeğini görünmez hale getirmemelidir.
Ayrıca dijital medya düzeninde yalnızca tıklanma sayılarını değil, özgünlüğü, emeği, doğruluğu ve gazetecilik etiğini de merkeze alan bir anlayışa ihtiyaç var.
İyi Gazetecilik Rakamlarla Ölçülemez
Bugün algoritmalar neyin daha fazla görünür olacağını belirleyebiliyor.
Ancak algoritmaların bir haberin toplumsal değerini ölçmesi mümkün değil.
Bir haberin değerini belirleyen; kamu yararına hizmet edip etmediği, doğru olup olmadığı, özgün bir çalışma sonucu ortaya çıkıp çıkmadığı ve gazetecilik meslek ilkelerine uygun hazırlanıp hazırlanmadığıdır.
Bu nedenle “çok tıklanan haber = iyi haber” anlayışından uzaklaşmak gerekiyor.
Gazetecilik bir yarışsa, bu yarışın tek ölçüsü tıklanma sayısı olmamalı.
Asıl yarış; daha doğru, daha özgün, daha güvenilir ve daha nitelikli haberi okuyucuya ulaştırma yarışı olmalı.
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ın sözleri de bu açıdan önemli bir uyarı niteliğinde.
Dijital çağın gazeteciliğe sunduğu imkanlardan faydalanırken, gazeteciliğin özünü kaybetmemek gerekiyor.
Çünkü teknoloji değişebilir, algoritmalar değişebilir, haber tüketme alışkanlıkları değişebilir.
Ama gazeteciliğin temelinde emek, doğruluk, vicdan, etik ve kamu yararı olduğu gerçeği değişmemeli.