Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)Girdiği Girdaptan Kurtulamıyor. Zonguldak Çıkmazda. TTK Süreci Kentimizin Nabzını Tutmaya devam ediyor. Zonguldak, bir kez daha TTK etrafında şekillenen kritik bir sürecin tam ortasında kaldı. Kozlu, Karadon ve Üzülmez müesseselerinde kömür üretiminin durdurulmasına ilişkin dava, yalnızca hukuki bir dosya olmaktan çıkmış durumda. Alınan her karar, kent ekonomisinden sosyal huzura kadar birçok başlığı doğrudan etkiliyor. Son mahkeme kararı ise bu belirsizliği bir süre daha uzattı.

Üretim Beklenirken Mahkemeden Erteleme Kararı

Zonguldak Adliyesi 4’üncü İş Mahkemesi’nde görülen davada, TTK avukatlarının talepleri reddedildi. Mahkeme, ikinci bir bilirkişi raporu alınmasına hükmederek duruşmayı 5 Mart tarihine erteledi. Üretimin yeniden başlamasını umut eden kentte, bu karar hayal kırıklığı yarattı. Sürecin en az bir ay daha uzaması, hem kurum hem de Zonguldak için ciddi sonuçlar doğurabilecek bir tabloyu beraberinde getirdi.

Denetimler Ve Bilirkişi Raporları

Sürecin Merkezinde
Dava, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan iş sağlığı ve güvenliği denetimleri sonrası kömür üretiminin durdurulmasına ilişkin işlemleri kapsıyor. Süreçte, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi akademisyenlerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan olumlu rapor dikkat çekmişti. Ancak bu rapora Bakanlık müfettişlerinin itiraz etmesiyle yeni bir bilirkişi talebi gündeme geldi.

Duruşmada TTK avukatları, üç müessese için yeniden bilirkişi raporu alınmasına karşı çıktı. Buna karşın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatlarının duruşmaya katılmaması, sürece dair soru işaretlerini artırdı.

Mahkemenin Ara Karar; 5 Mart!

Mahkeme başkanı, ara karar doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına karar verdi. Heyetin kısa süre içinde belirlenmesi beklenirken, raporun erken tamamlanması durumunda duruşma tarihinin öne çekilebileceği de ifade edildi. Ancak mevcut durumda dosya 5 Mart tarihine ertelenmiş durumda.

Geciken Sürecin Zonguldak’a Olası Etkileri

Üretimin başlamaması ve hukuki sürecin uzaması, Zonguldak’ta yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir baskı da oluşturuyor. TTK, kent için yalnızca bir kurum değil; geçim kaynağı, sosyal denge unsuru ve tarihsel bir simge. Bu nedenle yaşanan her gecikme, kentteki gerginliği artırıyor.

Siyasi Sorumluluk Ve Kamuoyu Beklentisi

Bu tablo, kentin siyasi temsilcilerini de zor bir noktaya sürüklüyor. Milletvekilleri ve AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın sürece ilişkin kamuoyunu rahatlatacak, net ve tatmin edici açıklamalar yapma zorunluluğu her geçen gün daha fazla hissediliyor.

Sessizlik ya da belirsizlik, Zonguldak’ta biriken öfkenin daha da büyümesine neden olabilir.

Bu satırlar bir eleştiriden çok, açık bir hatırlatma niteliği taşıyor. Zonguldak’ta yaşanan gerilimin sebebi belirsizliktir. Süreci doğru anlatmamak, toplumsal tepkinin büyümesine zemin hazırlıyor.

Dediğim gibi;
“Sonra Uyarmadı demeyin”