Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Ekrem Murat Zaman, sosyal medya Facebook platformundan yaptığı paylaşımında şunları kaydetti:
“Zonguldak’ta yaşanan acılarla kurgulanan ve son yıllarda giderek gelişen iş sağlığı ve güvenliğini, kültürünün güçlendirilmesini ve buna katkı sunulmasını son derece değerli buluyorum. Görevini mevzuata uygun, layıkıyla yerine getirenlere de saygılar sunuyorum.
‘Enerji Tüketimi Süreklilik Gerektirir’

Tıpkı kömür üretiminin planlanması gibi, elektrik üretim-iletim-dağıtım sistemleri de uzun vadeli planlama gerektiren endüstriyel olaylardır. Bu nedenle üretimde ‘kömür-termik santral’ bağı ile enerji tüketimi süreklilik gerektirir, kesintiye uğramamalıdır.
Elektriklerin kesilmesiyle yer üstüne işçi çıkarılamaz, iş durdurma gerekçesi olamaz.
‘Türkiye’nin Sorunudur’
Bu konunun uzmanlarının ortak görüşü ‘Yedek enerji kaynağı yok denemez.’
Çok olağanüstü bir durumda ülkenin Enterkonnekte Sistemi'nin çökmesi (ya da Zonguldak’ta iletimde devre dışı kalması) TTK’nin değil; Türkiye’nin sorunudur.
(Çatalağzı Santrali, Zonguldak kömür havzasının o tarihlerdeki 10.000 kW civarındaki enerji ihtiyacının ardından kalan 50.000 kW gücünün kullanılması için İstanbul’a bağlandı. Çatalağzı- İstanbul enerji nakil hattının yapımı 1952 yılında tamamlandı ve bu hat ile Türkiye'de ilk defa uzak mesafelere enerji nakli başladı. Böylece Türkiye Enterkonnekte Sistemi'nin temeli atıldı.)
‘Elektrik Üretimi ve İletim Kolaylığı Açısından En Şanslı İl Zonguldak’tır’
Elektrik üretimi ve iletim kolaylığı açısından en şanslı il Zonguldak’tır. Bu durum Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan dev bir üretim ve iletim planlamanın sonucudur.
Zonguldak ilinde, 3’ü Eren Enerji, 2’si ÇATES (Çatalağzı Termik Santrali) olmak üzere 5 ünite ile üretim yapılmaktadır. Elektrik enerjisi üretilir, iletilir (TEİAŞ) ve dağıtılır (TEDAŞ).
‘Çökmez, Çökmemelidir’
Herhangi bir santral devre dışı kalsa dahi ülkenin iletim ve dağıtım sistemi çökmez, çökmemelidir. Sanırım ülkenin ‘üretim, iletim ve dağıtım’ planlaması da bu şekilde yapılmıştır. Ülkenin elektrik dağıtım merkezi 1948’de planlandığı şekliyle Adapazarı’ndadır.
Olağanüstü bir duruma en iyi ve yakın örnek, 99 depreminin Adapazarı trafosunu etkilemiş olmasıdır. Bu olağanüstü koşulda bile birkaç saat içinde yedek enerji sorunu, Uğurlu Barajı’ndan ÇATES’e Bara’ya 15 megawaat enerji alınarak çözülmüştür. Yedek enerji ile çalışan havalandırma için sorun yoktur. İnsan nakli için, kuyu vinçlerine birkaç saat enerji erilememesi de üretimin durdurulmasını gerektirmez.
‘Zonguldak Maden Ocaklarında Enerji Kesilme Riski Yok Denecek Kadar Az’
Günümüzde Zonguldak maden ocaklarında enerji kesilme riski yok denecek kadar az olduğunu, konu hakkında bilgi aldığım EKİ’nin (Ereğli Kömür İşletmeleri) enerji iletim sistemini en iyi bilen Sayın Burhan Yıldırım ve diğer iletim ve dağıtım uzmanları belirtmektedir.
Ülkenin takmamamı ile ilgili, Tüm ülkenin üretim ve iletim sisteminin çökmesi gibi çok daha büyük bir sorunun, TTK’nın değil, ülkemizin sorunudur.”
Muhabir: Orhan AkyüzTTK’da İş Durdurma Gerekçesi Ülkenin Sorunudur!
Zonguldak’ta Yerel Tarih Araştırmacısı ve Maden Mühendisi Ekrem Murat Zaman, “Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) iş durdurma gerekçesi, TTK’nın değil ülkenin sorunudur” dedi.
Gazeteci Orhan Akyüz’ün haberine göre, Ekrem Murat Zaman, sosyal medya Facebook platformundan yaptığı paylaşımında şunları kaydetti:
“Zonguldak’ta yaşanan acılarla kurgulanan ve son yıllarda giderek gelişen iş sağlığı ve güvenliğini, kültürünün güçlendirilmesini ve buna katkı sunulmasını son derece değerli buluyorum. Görevini mevzuata uygun, layıkıyla yerine getirenlere de saygılar sunuyorum.
‘Enerji Tüketimi Süreklilik Gerektirir’
Tıpkı kömür üretiminin planlanması gibi, elektrik üretim-iletim-dağıtım sistemleri de uzun vadeli planlama gerektiren endüstriyel olaylardır. Bu nedenle üretimde ‘kömür-termik santral’ bağı ile enerji tüketimi süreklilik gerektirir, kesintiye uğramamalıdır.
Elektriklerin kesilmesiyle yer üstüne işçi çıkarılamaz, iş durdurma gerekçesi olamaz.
‘Türkiye’nin Sorunudur’
Bu konunun uzmanlarının ortak görüşü ‘Yedek enerji kaynağı yok denemez.’
Çok olağanüstü bir durumda ülkenin Enterkonnekte Sistemi'nin çökmesi (ya da Zonguldak’ta iletimde devre dışı kalması) TTK’nin değil; Türkiye’nin sorunudur.
(Çatalağzı Santrali, Zonguldak kömür havzasının o tarihlerdeki 10.000 kW civarındaki enerji ihtiyacının ardından kalan 50.000 kW gücünün kullanılması için İstanbul’a bağlandı. Çatalağzı- İstanbul enerji nakil hattının yapımı 1952 yılında tamamlandı ve bu hat ile Türkiye'de ilk defa uzak mesafelere enerji nakli başladı. Böylece Türkiye Enterkonnekte Sistemi'nin temeli atıldı.)
‘Elektrik Üretimi ve İletim Kolaylığı Açısından En Şanslı İl Zonguldak’tır’
Elektrik üretimi ve iletim kolaylığı açısından en şanslı il Zonguldak’tır. Bu durum Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan dev bir üretim ve iletim planlamanın sonucudur.
Zonguldak ilinde, 3’ü Eren Enerji, 2’si ÇATES (Çatalağzı Termik Santrali) olmak üzere 5 ünite ile üretim yapılmaktadır. Elektrik enerjisi üretilir, iletilir (TEİAŞ) ve dağıtılır (TEDAŞ).
‘Çökmez, Çökmemelidir’
Herhangi bir santral devre dışı kalsa dahi ülkenin iletim ve dağıtım sistemi çökmez, çökmemelidir. Sanırım ülkenin ‘üretim, iletim ve dağıtım’ planlaması da bu şekilde yapılmıştır. Ülkenin elektrik dağıtım merkezi 1948’de planlandığı şekliyle Adapazarı’ndadır.
Olağanüstü bir duruma en iyi ve yakın örnek, 99 depreminin Adapazarı trafosunu etkilemiş olmasıdır. Bu olağanüstü koşulda bile birkaç saat içinde yedek enerji sorunu, Uğurlu Barajı’ndan ÇATES’e Bara’ya 15 megawaat enerji alınarak çözülmüştür. Yedek enerji ile çalışan havalandırma için sorun yoktur. İnsan nakli için, kuyu vinçlerine birkaç saat enerji erilememesi de üretimin durdurulmasını gerektirmez.
‘Zonguldak Maden Ocaklarında Enerji Kesilme Riski Yok Denecek Kadar Az’
Günümüzde Zonguldak maden ocaklarında enerji kesilme riski yok denecek kadar az olduğunu, konu hakkında bilgi aldığım EKİ’nin (Ereğli Kömür İşletmeleri) enerji iletim sistemini en iyi bilen Sayın Burhan Yıldırım ve diğer iletim ve dağıtım uzmanları belirtmektedir.
Ülkenin takmamamı ile ilgili, Tüm ülkenin üretim ve iletim sisteminin çökmesi gibi çok daha büyük bir sorunun, TTK’nın değil, ülkemizin sorunudur.”


