Türkiye genelinde, her yaştan insanın neredeyse tamamının yüksek zekaya ve bu konuya karşı büyük bir ilgiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle ebeveynler arasında, çocuklarının potansiyel bir 'dahi' olduğuna inanmayan neredeyse yok gibidir.

Hürriyet.com'un haberine göre "Unutkanlık yüksek zeka belirtisi olabilir!" İşte haberin detayları;

"Çünkü Türkiye’de 7’den 70’e neredeyse hepimizin yüksek zekaya, karşı konulmaz bir ilgisi var. Hele de ebeveynler arasında, çocuklarının ‘dahi’ olduğunu düşünmeyen yok gibi.

Unutkanlık yüksek zeka belirtisi olabilir

Neyse… Konumuz salt ‘zekâ’ değil, zekâ ile unutkanlık arasındaki bağlantı. 2023’te yayınlanan ve neden bilmem ama dün sosyal medyada yeniden gündeme gelen, son araştırmaya göre günümüzde yaygın bir sorun haline gelen unutkanlığın yüksek zekâ belirtisi olabileceği görüldü. İyi de tartışma programlarında toplumsal olarak balık hafızalı olduğumuz, özellikle de deprem- sel gibi felaketleri çabuk unuttuğumuzdan yakınan çok. Ne yani hepimiz mi “dâhiyiz?” Yoksa araştırmanın bize anlatmak istediği başka bir şey mi var? Sordum.

Kılıçdaroğlu'nun Uğur Dündar'a Açık Mektubu: Geçmişe ve Geleceğe Not Düşelim Kılıçdaroğlu'nun Uğur Dündar'a Açık Mektubu: Geçmişe ve Geleceğe Not Düşelim

BEYİN YENİ BİLGİLERE ESKİYİ UNUTARAK YER AÇIYOR

Unutkanlık yüksek zeka belirtisi olabilir

“Son sorudan başlayalım” diyor, Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, “Her unutkanlık yaşayan yüksek zekalı diye bir durum elbette söz konusu değil. Senin bahsettiğin şey toplumsal hafıza. Her toplumun hafızası da kendi tarihsel tecrübelerine göre şekillenmektedir. Ancak ortak hafızamız bugünlerde hızlı çalışma hayatı, kitle iletişim araçları, tüketim çılgınlığı, siyaset ve daha pek çok unsurla birlikte daha çok ‘unutmaya’ odaklanmış durumda” yorumunu yapıyor.

İŞTE O ARAŞTIRMA

Gelelim araştırmaya... Toronto Üniversitesi tarafından yapılan ve sonuçları Profesör Blake Richland tarafından yayınlanan araştırmaya göre güçlü bir hafızaya sahip olmak ‘aşırı’ abartılmış bir iddia ve unutkanlığın filmlerde yansıtıldığı gibi zekâ geriliği, bunama ya da alzaymır ile alakası yok! Sanılanın aksine unutkanlık zekaya fayda sağlayabiliyor. Araştırmanın sonuçları gösteriyor ki iyi hafızaya sahip kişiler gereksiz detayları hatırlamayabiliyor. Mesela haftalar önce gittiğiniz bir restoranda yediğiniz yemeğin adı ya da giderken ne giydiğinizi unuttuysanız, beyniniz bu bilgiyi gereksiz bulduğu içindir. Çalışma, ayrıntıları unutmanın, tam ve istendiği gibi çalışan sağlıklı bellek sisteminin bir işareti olduğunu iddia etmekte.

UNUTKANLIK BİR ‘NİMET’

Prof. Dr. Uludüz’e yeniden dönüyorum: “Unutkanlık aslında bir ‘nimet.’ Bu konuda o kadar çok çalışma var ki! Yüksek zekalı kişiler, diğerlerine kıyasla, ‘değerli’ bilgileri koruyup, önemsizlerin gitmesine izin vererek, yeni bilgilere yer açıyor ve karar verme mekanizmasının daha iyi çalışmasını sağlıyor” diyor. Peki beyin bunu nasıl yapıyor? Yanıtı şu: “Normal IQ’ya (90-109 arası) sahip kişilerin beyinlerinde sinir kabloları bir düzen içinde iken yüksek zekaya sahip kişilerde bu, karmaşık şekilde çalışır. Daha yüksek IQ’ya sahip kişilerin belirli beyin bölgeleri arasında daha güçlü bağlantılar mevcuttur ve aktiftir. Bu da o kişiye karmaşık işleri daha kolay yapabilme, yaratıcı olma ve keşfetme becerisi sağlar. Ayrıca yüksek zekâ seviyesi, genellikle daha büyük kapasitede bilgiyi akılda tutma ile karakterizedir. Ancak beyni de bilgisayar gibi düşünmeli. İşlemcisi ne olursa olsun beynimiz de tıpkı bilgisayar gibi, aşırı dış girdiler karşısında zorlanır ve gereksiz bulduğu bilgileri siler, bu da diğer bilgileri daha iyi hatırlamayı sağlar. Yani, beyin zekâ gereksinimlerine odaklanmak için bir nevi filtreleme yapar. Aslında hem normal beyin hem de zeki beyin yeni bilgilere yer açabilmek için bu filtrelemeyi yapmak, gereksiz bilgileri silmek zorundadır. Fark şu; zeki insanlar neyi unutmaları gerektiğini bilinçli seçer. Ayrıca zeki beyinler dikkat gerektiren görevlerde normal beyne göre daha fazla odaklanır. Bu da beyni yorar, dikkati dağıtır, bazı bilgileri unutmamıza neden olur.”

HER ŞEYİ HATIRLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

“Normal ya da zeki beyin fark etmeksizin yapılan tüm çalışmalar gösteriyor ki unutkanlık bilişsel bir eksiklik olmaktan ziyade, karar verme ve gerçek dünyada problem çözme yeteneklerini geliştiriyor. Gerçek şu ki her şeyi hatırlamak mümkün değildir! Hatırlayamadıklarınızdan dolayı kendinizi yaşlı ya da hasta veyahut zekâ geriliği içinde hissetmemelisiniz.”

BİR SORU BİR CEVAP

UNUTKANLIK GÜNLÜK RUTİNLERİ AKSATIRSA DİKKAT!

Unutkanlık yüksek zeka belirtisi olabilir

Unutkanlığın hastalık boyutunda olup olmadığını nasıl anlayacağız peki?

“Günlük hayatınızda önemsediğiniz konularda; işiniz ya da ailenizle alakalı mesela, çoğu şeyi hatırlıyor ama geçen hafta gittiğiniz yerin adresini, gözlüğünüzü koyduğunuz yeri, yeni tanıştığınız birinin adını unuttu iseniz çok telaşlanmayın. Beyniniz çok dolu, aynı anda birden çok işle meşgul ve gereksiz bir ayrıntı ile kendini yormasına da gerek yok. Unutkanlığınız günlük rutinleri/yaşantınızı aksatacak hale getirmişse o zaman muhakkak bir uzmanla görüşmelisiniz.”

BEYİN, AİLE VE TOPLUM ETKİSİ İLE YA GELİŞİR YA KÖRELİR

Unutkanlık yüksek zeka belirtisi olabilir

Psikiyatrist Doç. Dr. Veysi Çeri’de “Eğer her şeyi hatırlasaydık bu daha büyük bir sorun olmaz mıydı?” diye soruyor ve şöyle devam ediyor: “Bence olurdu. Unutmak beyne verilen çok önemli bir işlev. Beyin sürekli olarak bilgi işler ve yeni bilgileri de mevcut olanlarla karşılaştırır. Zeki insanların beyinleri, bazı bilgileri önceliklendirir ve uzun vadede işlerine yaramayacak bilgiyi hafızadan siler, yenisine yer açar. Bu aslında çoğu beyinde böyle ama zeki beyinler hangi bilgiyi sileceklerini seçebilir. Ayrıca beynimiz geçmiş bir olayla ilgili belirli ayrıntıları unutsa da yine de her zaman büyük resmi hatırlar. Toplumsal hafızasının unutkanlığı ya da zayıflaması ise daha çok ‘kadercilik’, kapitalizm, iletişim araçlarının etkisi ve siyasetendir. Yenice okuduğum başka bir araştırmaya göre aslında hepimiz benzer zekâ ile doğarız ancak yıllar içinde, içine doğduğumuz aile ve toplumun etkisi ile beyin, potansiyelin ne kadarının kullanıldığına bağlı olarak ya körelir ya da gelişir.”